Yazar: İlker Yılmaz
Hayatım Futbol, Sayı:21 / 21 Şubat 2012
ilkery@hayatimfutbol.com / twitter.com/ilkeryilmazz
Trabzonspor, PSV maçından sonra Türkiye’nin Hollandalısı Şota’nın Kayserisporu’na karşı da diş geçiremedi. Hollanda’daki rövanş pek ümit vermiyor.
Hafta içi evinde konuk ettiği PSV karşısında maçın başında yediği 2 şok golle sarsılan Trabzonspor, hafta sonu Kayseri’de de 3-3’lük beraberlikle sahadan ayrıldı. Avrupa’da turu zora soktukları gibi ligde de liderin 14 puan gerisine düştüler. Geçen sezonki muhteşem çıkışın ardından bu sezon özellikle son derece kötü bir pozisyondalar.
Bordo-mavililer, Avrupa Kupaları’nda mücadele etmesinden dolayı Spor Toto Süper Lig’de sıkışık fikstüründen en çok etkilenen iki takımından biri (diğeri Beşiktaş). Ligde deplasmanda oynadıkları 13 karşılaşmanın sadece 4’ünü kazanan Karadeniz fırtınası, 6 beraberlik, 3 de mağlubiyet aldı. Oysa geçen sezon sadece 1 kez yenilmiş, 3 de berabere kalmıştı. Bu durumun başlıca sebepleri; 1-Yoğun fikstür, 2- Kadro derinliği, 3- Kadro yeterliliği…
Fikstürün yoğunluğu hakkında söylenecek çok bir şey yok. Evet, talihsiz bir döneme geldiler, 3 günde bir maç yapmak zorundalar. Bunun tek çözümü var, derin ve kalifiye kadro…
Kadro yeterliliği
Geçen sezonki muhteşem performansta Engin, Umut, Jaja, Selçuk ve Egemen’in büyük payı vardı. Jaja ve Umut dışında dişe dokunur bir para kazandıkları söylenemez. Kendini büyük takım olarak adlandıranlar eksiklerini doldurmak zorundalar. Cech, Volkan Şen, Celustka, Halil, Adrian, Henrique kötü transfer değil, lakin gidenlerin yerlerini doldurmadıkları açık. Zokora dışında ‘helal olsun’ denebilecek transfer yok.
Her ne kadar Şampiyonlar Ligi’ne hazırlıksız yakalandıklarını ve dolayısıyla oradan gelecek geliri hesaba katılmadığı için transferde daha fazla para harcanmadığı belirtilse de sonuçta zayıf bir bahane olduğu bir gerçek. Devre arasında yapılan Olcan transferi son derece doğru bir hamle. Peki ya yeterli miydi? Şampiyonlar Ligi’nden gelen gelirlerle pekala devre arasında 1-2 kalifiye daha oyuncu takıma dahil edilebilirdi. Özellikle de defans hattına…
PSV maçı neden kaybedildi
Şenol Güneş PSV maçında orta sahaya Avrupa ayarı çekti. Burak Yılmaz yine ileri uçtaki yerini alırken Olcan sol tarafta, Hamit de sağ taraftaydı. Colman, Serkan ve Aykut da orta üçlüyü oluşturdu. Gözüken plan, çok koşan Serkan ve Aykut orta sahada bordo-mavilileri ayakta tutması, defansın arkasına atılan toplarla da Olcan ve Burak gol pozisyonlarına giremesiydi. Nitekim atılan gol orta sahada kazanılan bir topla geldi. Geldi gelmesine de peki ya yenen goller.
Fırat Topal, geçen hafta Hayatım Futbol’a PSV’yi değerlendirirken şunlara dikkat çekmişti: “Şenol Güneş’in, deplasmandaki maçta da arkasında önemli bir taraftar desteğinin bulunacağını hesaba katarak PSV’yi kesinlikle üzerine çekme planı yapmaması gerekiyor. Çünkü Rutten’in tercih ettiği 4-2-3-1 dizilişinin ucundaki 4 isim; Jeremain Lens, Dries Mertens, Ola Toivonen ve Tim Matavz rakip savunmalar için oldukça tehlikeli isimler. Lens ve Mertens’in birebirde kanatları 21. yüzyılın çağdaş kanat oyuncuları gibi kale çizgisine inerek değil, içeri kat ederek kullanmaları statik savunmaların dengesini çok kolay bozabiliyor. Bu bozulan dengede bir silahları daha var. İkinci topları çok iyi kovalayan ve tipik bir forvet arkası oyuncu fiziğinden çok bir hedef forvete benzeyen İsveçli Ola Toivonen’in yaptığı koşular…” Ve dakikalar 12’yi gösterirken PSV, Matavz ve Toivonen’in attığı gollerle 2-0 öndeydi. Goller de tarif edilen şekilde geldi. Aynı yazıda PSV’nin defansif olarak kötü olduğu da yazıyor. Peki ya Trabzonspor’un defansı?
Kayseri sözlüsü
Kayserispor maçı ne büyük tesadüf ki PSV maçlarının tam arasına girdi. Malumunuz Şota Arveladze, her ne kadar bizden olsa da teknik direktörlük eğitimini Hollanda’da aldı. 3-3 sona eren mücadelede Trabzonspor’u en çok zorlayan kimdi? Amrabat… O da Hollanda tedrisatından geçen bir isim. Yani bordo-mavililer bir nevi Hollanda sınavından önce Kayseri’de sözlüye kalktı. Alınan not ise yarım artı. Eksiyi defans yarattı, artıyı Burak Yılmaz koydu. Ligde takımı çok kez tek başına sırtlayan Burak Yılmaz, Avrupa’da maalesef aynı etkinliğini ortaya koyamıyor.
Trabzonspor, PSV deplasmanına tur için gidiyor gitmesine de, Giray Kaçar-Mustafa Yumlu tandemiyle ne kadar başarılı olacak soru işareti. Şenol Güneş maça Hollanda temsilcisinin de defansif zaafını göz önünde bulundurarak hızlı ve atak başlayabilir. Pek tabiî ki bu sefer geride verilecek açıklar ters de tepebilir. Futbol maçları oynanmadan ne kazanılır, ne de kaybedilir ama görünen köy de pek klavuz istemiyor.
Tweet


