Yuvaya Dönüş

YAZAR: Emre Özcan

, Sayı:15 / 10 Ocak 2012

emreo@hayatimfutbol.com & twitter.com/parmamaniac

 

4 yıl önce ayrıldığı ’e Leeds United karşısında golle dönen Thierry , iki aylık kiralama yöntemiyle takımına kulübeden fayda sağlamaya çalışacak. Peki daha fazlası olur mu?

 

 

Tarih: 1 Şubat 2004. Arsenal muhteşem serisiyle sezona devam ederken Highbury’de Manchester City’yle oynuyordu. City, Kevin Keegan’la zor günler yaşarken Arsenal sezon ortasına yenilmeden harika bir seriyle gelmişti. Tarnat’ın kendi kalesine attığı golle ev sahibinin 1-0′lık üstünlüğü devam ederken dakikalar 83′ü gösteriyordu. Arsenal, şuursuzca üzerine gelen City’nin arka alanında büyük boşluklar bulurken bu pozisyonlardan birinde orta sahada topu kapan Ray Parlour, direkt bir pasla ceza sahası önüne doğru dalan Robert Pires’i gördü. Onun sol kenardaki içeri kat edişlerinde sıklıkla sola kaçan Thierry Henry yine sol çizgideydi. Pires tek bir dokunuşla topu Henry’nin önüne bıraktı. Sağ ayak dışıyla küçük bir kontrol ve ceza sahası dışında tek bir dripling. Önünde 4 tane Cityli oyuncu varken kaleyi gördüğü anda o müthiş sağ ayağıyla gönderdiği top David James’in bakışları altında 90′a giderken Thierry Henry sonrasında kendi klasiği haline gelecek olan gol sevinciyle dizleri üzerinde kayarak Arsenal seyircisini selamlıyordu.

 

Heykeli dikilen adam 

İşte bu sevinç, geçtiğimiz ay Ashburton Grove’un hemen dışında ölümsüzleşti. WM sistemiyle futbolda yapılaşmanın ilk tohumlarını atan ve Arsenal’in en büyük simgelerinden biri olan Herbert Chapman’la, kulüp tarihinin en büyük defans oyuncusu olarak gösterilen Tony Adams’ın yanına muhtemelen Arsenal’in en büyük golcüsü olan Thierry Henry’nin heykeli dikildi. 1999′da büyük kâr edilerek Real Madrid’e satılan Nicolas Anelka’nın yerine transfer edildiğinde herkesin şüpheyle baktığı Thierry Henry, sekiz sezon boyunca futbolun standardını belirlemeye yardımcı olarak bireysel anlamda adeta domine ettiği ’den ve Arsenal’den ayrıldıktan dört yıl sonra yuvaya ama bu sefer Ashburton Grove’a dönüyor.

 

Hikaye aslında oldukça bilindik. Fransa’nın en büyük futbolcu kaynaklarından ikisi olan sömürge adalar Guadeloupe ve Martinikli ebeveynlere sahip olan Henry, genlerde doğru karışımı yakalayan özel oyunculardan biriydi. Daha 11 yaşındayken Monaco’nun dikkatini çekti özel bir komite tarafından takip edilmeye başladı. Kulübün de özel isteğiyle Fransa’nın en ünlü futbol akademisi olan Clairefontaine’e girip futbol dışı nedenlerle çok da başarılı olmadan mezun olan Henry 1994′te Monaco’yla ilk sezonuna çıktığında 17 yaşındaydı ve o zamanki teknik direktörü yine Arsene Wenger’di. Wenger tarafından sol açık olarak oynatıldı ve Monaco’daki bütün etkisini kenar oyuncusu olarak yarattı ki bir sonraki durağı Juventus’ta sağ açıkta yaşadığı sıkıntılar ve Arsenal döneminin perdelediği bu konu onun kariyerinin ilginç noktalarından biri oldu. 1998 Dünya Kupası sahibi olan Fransa Milli Takımı oyuncusu olarak İtalya’ya 15 milyon dolara transfer olduğunda beklentiler çok büyüktü ama yaşadıkları hayal kırıklığı oldu. Onunla Arsenal’de tekrar buluşacak ve oyuncunun kariyerini merkez forvette kökten değiştirecek olan Arsene Wenger, onun Juventus’ta yaşadıklarını şu şekilde açıklar: “O asla bir çizgi oyuncusu olmadı. Sol kenarda yapabildikleri içeri kat etme özelliğinin harikalığından ileri geliyordu. Henry’den çizgiye inip orta yapmasını istemek potansiyel harcamanın başka bir tanımı. O, bundan çok daha fazlası.”

 

Döneminin en komple forveti 

Arsenal’de geçen sekiz sezonda çıkılan 369 maç ve atılan 226 gol. Thierry Henry, Arsenal’deyken dünyanın en iyi forveti olarak değerlendirildi ve Messi-Ronaldo ikilisi futbola hükmetmezken tahtta o vardı. Bir 100 metreciyle yarışabilecek bir atletizmin üzerine eklediği çok ince dokunuşlar ve muazzam bir bitiricilik… Wenger’in Monaco’daki Henry’li tek senesine atıf yaparak oyuncuyu merkez forvetten sol kenara sokarak Bergkamp, Pires, Ljungberg ve hatta Vieira gibi oyunculara alan açarak direkt pas oyununda 4-4-2′yle çığır açtığı Arsenal’de “The Invincibles” (Yenilmezler) olarak değerlendirilen 2003/2004′teki yenilgisiz şampiyonlukta Thierry Henry 30 golle kariyerinin en skorer sezonunu yaşadı ama onun sınırlarını asıl gösteren bir önceki sezondu. 24 gol ve 23 asistle bitirdiği 2003 yılı onun inanılmaz oyun görüşünü tek başına anlatmaya yetiyordu. Thierry Henry sadece harika bir golcü değil, aynı zamanda harika bir pasör ve tam anlamıyla komple bir forvetti. Kariyerinde çok az yer tutan kafa gollerindeki esnekliği ve havadaki dengesi onun çok az kullandığı bir özelliğini nasıl keskin tuttuğunu yıllarca Highbury’ye gösterdi.


2007′de Barcelona için kontrat nedeniyle sadece 24 milyon avro gibi şaşırtıcı bir meblağ karşılığı takımdan ayrılan Thierry Henry’nin şaşırtmadığı tek kişi Arsene Wenger’di. İki sezon önce Real Madrid’in 100 milyon doları gözden çıkardığı ortamda bu bonservis futbola yeni eklenen özel maddelerin bir ürünüydü. Wenger’in “Henry Arsenal’de kalacak” şeklindeki söylemlerine rağmen artık Arsenal kariyerini noktalamak istediğini söyleyen Fransız’ın gidişi sonrasında Wenger’in yaptığı “Onun neden ayrıldığını bu sezon anlayacaksınız” açıklaması Emmanuel Adebayor’un çıkışıyla ilişkilendirildi ama son iki sezonunda sakatlıklar yaşayan ve takıma yeteri kadar faydalı olamayan Henry’nin Barcelona’daki sıkıntılı ilk sezonu Wenger’in artık oyuncunun “prime” döneminin kapandığını vurguladığı şeklinde de okundu.

 

Yuvaya dönüş 

Son beş yıldaki icraatlarıyla artık Ashburton Grove’da bile dokunulmaz olmayan Arsene Wenger’in neyi kast ettiğini hala kimse bilmiyor. Ama dört yıl sonra Arsenal’e dönüp 9 Ocak akşamı FA Cup maçında Leeds United karşısında kulübede başlayan ve sonradan oyuna girerek yine uzak köşeye plasesiyle maçı takımına kazandıran Thierry Henry’nin koştuğu ilk isim Arsene Wenger’di. Her ne kadar iki isim de ilk teklifin karşıdan geldiğini söylese de Marouane Chamakh ve Gervinho’nun Afrika Uluslar Kupası yüzünden takımdan en az bir ay ayrı kalacağı ortamda Thierry Henry rotasyon için doğru bir isimdi. Oyuncu yaptığı açıklamada New York Red Bulls’a verdiği sözü ve bunun sadece takımının yardım isteğini reddedememe olarak vurguluyor ama ikinci Arsenal kariyerine rüya gibi başlayan Henry’nin göstereceği performans işleri (belki) değiştirebilir. O, muhtemelen benim de izlediğim en iyi forvet ve Arsenal’de sonlanacak bir kariyer sadece benim değil tüm dünyanın da isteği.

 

Yuvana hoşgeldin Thierry…