Şüphe Edilmeyecek Golcü: Moussa Sow

YAZAR:

, Sayı:17 / 24 Ocak 2012

salihd@hayatimfutbol.com & twitter.com/noatsamisa

 

Fenerbahçe’nin transferini büyük ölçüde bitirdiği Moussa , sarı-lacivertlilere çok şey katacak gibi görünüyor. Özellikleri ve bilinmeyenleriyle Senegalli golcü merceğimiz altında…

 

 

Fransa Ligue 1’ın 25 gollü kralı Moussa Sow, geçen sezon 57 sene sonra şampiyonluk kutlayan Lille’in başarısının vitrindeki adamıydı. Bugünlerin en iyi futbolcularından Eden Hazard’ın müthiş katkısı ve bu sezon Arsenal’de forma giyen Gervinho’nun Sow’la kurduğu güçlü birliktelik, şampiyon Lille’i pozitif futbolun limitlerini zorlayan bir takım haline getirmişti. 68 kez rakip fileleri havalandırdıkları sezonda gollerin 47’si bu üçlüden gelirken, gol yükünün büyük bölümünü Senegalli Sow çekiyordu.

 

Lille’in kelepir transferi Moussa Sow, geçen sezon başında Rennes’den ayrıldığında kendisi dahil hiç kimse, böylesi bir performans öngörmüyordu. Büyük bütçeli kulüplerin klas golcülere sahip olduğu Ligue 1’da evvelki sezon 3 gol atabilmiş bir oyuncu dikkate alınmıyordu, ama takım onu, o da takımı yükseltti ve el birliğiyle hayali gerçeğe dönüştürdüler.

 

Rennes günleri 

Onu transfer eden Lille hocası Rudi Garcia’nın referansı, Sow’un Rennes’de geçirdiği 2008/09 sezonudur. Guy Lacombe yönetimindeki Rennes’in birinci santrfor seçeneği olan Sow, o sezonu toplamda 14 golle tamamlamıştı. Yıllardır formasını giydiği kulüpte bulduğu düzenli oynama fırsatını iyi değerlendirdiği rahatlıkla söylenebilirdi. Nitekim bir önceki sezonu alt ligde, Sedan’da kiralık olarak geçirmiş ve yaklaşık sayıda gol atmıştı.

 

İşlerin kötü gitmeye başlamasıyla onu Rennes’den koparan süreçte tetikleyici, yaşanan hoca değişimi. Guy Lacombe’un yerine gelen Frederic Antonetti, en uçta ilk tercih olarak önce Ismael Bangoura’yı, sonra da Asamoah Gyan’ı kullanmaya başladı. Kontratının son senesinde olan Sow, hocanın kendisi hakkındaki zannını öğrendikten sonra gelen teklifleri değerlendirmeye başladı ve içlerinden en cazip olanı, yani Lille’i seçti. Sonrası, hikâyesinin en şaşaalı kısmı…

 

25’ten bugüne 

Şampiyonluk sonrası ise Moussa Sow için geçen sezon kadar görkemli olmadı, tıpkı takımı Lille gibi. Bir süredir onun gol sayılarındaki düşüş sorgulanıyor ve bu durum, Lille’in tabeladaki konumuyla karşılaştırılıyor. Lille her ne kadar içerisinde bulunduğumuz sezonun ilk yarısını geçen sezona göre kötü bir konumda bitirmiş olsa da daha fazla puan topladı. Moussa Sow ise geçen sezonun ilk devresinde 14 gol atmışken, bu sezon 6 golde kaldı. Hakkında yapılan değerlendirmelerde, özellikle bu durumun yarattığı soru işaretlerine odaklanılması gayet doğal.

 

Bu durumun sebepleri kendisine sorulan Sow, geçen ay şöyle demişti: “Bu soruya verecek net bir cevabım yok. Geçen sezonun gerisinde olduğum doğru, ama kendimde bir sorun görmüyorum. Çalışıyorum, gol sayımı artırmak için çabalamaya devam edeceğim. Gerçek şu ki, savunmacıların arasında biraz yalnız kalıyorum, bu sezon biraz farklı oynuyoruz.”

 

Lille hocası Rudi Garcia ise Sow’un bu sözleri üzerine kendi payına düşen kısmı detaylandırırken hakikati vurgulamaktan çekinmiyor: “Sow’u yargılamak için performansının hesabını tutmaya, gollerini saymaya ihtiyacım yok. Bu sezon daha farklı görevleri var, arkaya daha fazla yardım etmesi gerekiyor. Ayrıca ön tarafımızda yeni oyuncularımız var. Joe Cole ve Payet’in Sow’a alışması, Sow’un da onları tanıması için zaman gerekiyor. Ondan çok memnunum, her şeyini takım için veren yürekli bir oyuncu.”

 

Bahsi geçen iki demeç üzerinden Sow’un gol sayısındaki düşüşü biraz detaylandırmak gerekirse, yalnızca Gervinho değil, takımın oyun kurucusu Yohan Cabaye da İngiltere’ye transfer oldu. Ciddi şekilde kalite düşüşü yaşadılar. Yerine Benoit Pedretti gibi ligin en değerli orta sahalarından birini koymuş olsalar da değişen omurga sonrası futbollarını geçen sezonki seviyeye taşımaları mümkün değildi, özellikle sezonun ilk birkaç ayında çok bocaladılar.

 

Düşüş mü, değişim mi? 

Savunma elemanlarının değişmesi sonucu çok kolay gol yemeleri, onları daha tutucu bir futbola itti. Coşkuyla hücum eden takım, bu sezon defansif organizasyona ağırlık vermek durumunda kaldı. Ön alanda düşen bireysel kalite, takımı kazanmak adına daha kolektif bir oyuna itti ve nihayetinde Lille’in ve Sow’un attığı gol sayıları düştü. Geçen sezon tek görevi gol atmak ve attırmak olan Sow (25 golün yanı sıra 7 asist), artık ek görevlere sahip oldu, bu da onun performansının yüzeydeki kısmını etkiledi. Fakat Fenerbahçe’yi esas ilgilendiren kısım, elbette Sow’un Lille’e faydası değil. Ama portresini çizebilmek, onun oyun stilini betimlemek için Lille’in yapısını baz almak zorundayız.

 

Her şeyden önce Sow, golcülüğünden şüphe edilmeyecek bir santrfor. İyi bir son vuruşçu, ama ‘bulduğunu affetmez’ denilecek biri de değil. Hatta bazen öyle anlar olur ki, çok rahat görünen bir pozisyonu dağlara taşlara vurabilir. Zira bu sahneye geçen sezon sık rastlanırdı, ama Sow her maç en az beş pozisyona girdiği için iki net pozisyon kaçırsa bile yine golünü atıyordu. Yeni sezonla birlikte Lille’in futbolu ve Sow’un rolü de değişti, artık işin organizasyon kısmında daha sık görünür oldu.

 

Güçlü fiziğine ek olarak topu saklama becerisine sahip. Ayağını yere sağlam basıyor, dripling meziyetleri güçlü. Bu yönüyle durdurulması çok zor bir kontra atak tehdidi, rakip savunmaları peşine takarak bir yarı sahayı tek başına geçip gol atabilir. Set oyununda ise uzmanı olduğu stil, kısa pasa dayalı futbol. Ara paslarını çok iyi bitiriyor ve yüksek topu pek sevmiyor, ama golcü güdüleri sayesinde doğru zamanda doğru yerde olduğundan zaman zaman kafa toplarıyla da iş yapabilir. Kolay pozisyona giriyor, tabiatı itibariyle de biraz bencil.

 

Fenerbahçe’ye ne katar? 

Hayatım Futbol’un 13. Sayısı’nda dostumuz Alper Öcal, dönemin gündemdeki oyuncusu Borges üzerinden Fenerbahçe’nin santrfor ihtiyacının röntgenini çekmişti. Bahsi geçen kriterler üzerinden gidersek Sow, Niang kadar komple, çok yönlü bir oyuncu değil. Ama golü Niang’dan daha iyi kokluyor, biraz daha gole dönük bir oyuncu ve Niang’dan daha net bir 9 numara. Sırtı dönük oyunu, duvar pasları, takımın diğer hücum elemanlarına yapacağı servislerle Niang’a göre takımı daha direk şekilde sonuca götürebilecek biri. Alex onu, o da Alex’i çok sevecektir.

 

Takımla bütünleşerek futbol oynayan, patlayıcılığıyla tribünlerin çok seveceği bir oyuncu Moussa Sow. Lille ile olan kontratının 2013’te bitecek olması ve tabelaya yansıyan performansındaki düşüş, İstanbul’a gelme ihtimalini artıran etkenler olarak öne çıksa da Henri Bienvenu’den devralacağı rolü ve takımı bir adım öteye taşıyacağından kimsenin şüphesi olmamalı.

 

Madde madde Sow 

- 1.80 m boyunda, 1986 doğumlu.

- Fransa Ümit Milli Takımı’nda oynadı, sonradan Senegal A milli takımını seçti.

- Geçen yaz ikinci kez Mekke’yi ziyaret etti. Kendisiyle yapılan bir röpörtajda din konusu üzerine şunları söylemişti: “Din benim için her zaman çok önemli oldu. Allah bana Müslüman olma şansı verdi, bunun için şükrediyorum.”

- Menajerliğini ağabeyi Abdoulaye Sow yapıyor. Bir aile şirketleri var, menajerlik ve scouting işiyle uğraşıyorlar.

- Lille ile bir süredir yeni kontrat için görüşüyordu. Fakat süreç Kasım ayı sonunda tıkandı. Sow’un yeni kontratında aylık 280 bin avro istediği ve Lille başkanı Michel Seydoux’nun yakın çevresine ‘Sow açgözlü biri!’ dediği rivayet edildi. Bu durum Sow tarafından yalanlandı, fakat bugüne dek yeni bir kontrat görüşmesi basına yansımadı.

- Kendisine en sevdiği hayvan sorulduğunda, cevabı Fenerbahçeliler’i pek memnun edecek cinsten değil: “Aslan. Pek çok yönden beni ifade ediyor, hızlı ve güçlü.”