YAZAR: Alper Öcal
Hayatım Futbol Sayı:9 / 06 Aralık 2011
alpero@hayatimfutbol.com / twitter.com/alperocal
Madrid Derbisi’nden galibiyetle ayrıldığı gibi Getafe’ye boyun eğen rakibi Barcelona’yla arasındaki farkı da açan Jose Mourinho’nun öğrencileri artık iki adım önde
La Liga sezona tahmin edilemez bir seyirle başlayarak zirve rekabeti anlamında ağzımıza bir parmak bal çalmıştı ama fazla uzun soluklu olmadı. Futbol lig genelinde tatmin edici olsa da, ligin yarışmacı ruhu artık iyiden iyiye belgesel kanallarında rutin haline gelen, yırtıcıların doğadaki vahşi ve dramatize edilmiş hakimiyet mücadelesinden farksız.
Kapandan kaçan her av diğerine yaradığı için Real Madrid ve Barcelona hatasız ve mükemmel olmak zorundalar. Sadece fiziksel değil mental olarak da bu denli yıpratıcı bir rekabette sonucun sürecin önüne geçmesi kaçınılmazdır. Velakin hayranlık uyandıran bir şekilde iki konuda da tatminkâr olabiliyorlar. Guardiola marifeti ile gezegen üstü bir mekanikliğe ve seyirliğe erişen Barcelona futbolu karşısında Mourinho’nun akıl ve yaratıcılık sınırlarını aşma çabası, Real Madrid oyuncularının sergilediği karakter, bana Baba filminin posterinde yazdığı “reddedilemeyecek bir teklif” vaadini hatırlatıyor. Ligin hâlâ merakla izleniyor olması belki de bu mükemmeliyetçilik ile doğal sonucu olan gerilimden beslenmesi ve perdeyi kendi aralarındaki maçlarla kapatıyor olmaları.
Ava giden avlandı
Real Madrid o bir türlü kazanamadığı finale kalmamak için bu hafta büyük bir avantaj elde etti. Liderliklerini korumakla kalmadılar, puan farkını da altıya çıkardılar. Üstelik ebedi düşman Atletico Madrid karşısında oynuyorlardı ve Barcelona görece çok daha kolay lokma olan Getafe’ye konuk oluyordu. Barcelona kalesindeki tek isabetli şuta yenik düşerek, Getafe deplasmanından eli boş döndü. Maçın sonunda Riku’nun kaptırdığı topun sonrasında gelişen kombine ataklarda efsanevi bir performans sergileyen kaleci Moya’yı geçemediler.
Barcelona bu haftaya kadar ortalama % 70 oranında topa sahip oluyordu, bu maçta % 73’e çıktılar. Deplasmanda maç başına 15 şut atarken 20’yi gördüler ama kaleye attıkları şutlardaki isabet oranı yüzde 50’den yüzde 33’e düştü. David Villa ve Alexis Sanchez de 4’te 1 ile oynarken, Messi de adeta nazire yaparcasına maç boyunca altı gol girişiminden sadece bir kez çerçeveyi bulabildi. Arjantinli süperstar kitabını yazdığı fark yaratan pas ve dripling becerisini de konuşturamadı. Amaca ulaşan sadece 1 driplingi ve 0 fark yaratan pası vardı.
Eksikler etkiliydi
Iniesta, Fabregas, Puyol gibi vazgeçilmezlerin sakatlıklarla boğuştuğu ve son 12 lig maçına 12 farklı ilk 11 ile çıkan Barcelona seriyi Getafe maçıyla 13’e tamamladı. Ve belki de bu yüzden set oyununda verimli olamadı. En az başvurduğu opsiyon olan ölü toplara ve ortalara bel bağladı. Fakat hava hakimiyeti zaafları üretken olmalarını yine engelledi. Guardiola belki de bu tür maçlar için devre arasında kadroya derinlik katmayı ciddi ciddi düşünmeli. Puyol’un olmadığı her maçta savunmanın rakip ataklardaki hamle gücünün azalmasına karşısında da bir plan şart gözüküyor. Zira ne Mascherano ne de Abidal o bölgenin istikrarlı oyuncusu değil ve deneysel 3-4-3 de önceki haftalarda görüldü ki faydadan çok zarar getiriyor.
Durdurulmaz Real
Real Madrid ise freni patlamış bir hızlı tren gibi yolunu alıyor. Atletico Madrid karşısında son kez kaybettiklerinde takvimde 1999 yazıyordu ve o sezon ezeli rakipleri küme düşmüştü. 12 maçtır hem derbi tarihinde hem de bu sezon ki yarışında kazanıyorlardı. Seriyi 13’e çıkardılar. Bernabeu’da oynadıkları son 5 maçta 24 gol attılar ve 6 gol yediler. Oyununun gücünün savunma olduğunu çok defalar söylemiş, ve bilhassa Inter’e oynattığı savunma ağırlıklı futbolla çok eleştirilmiş Mourinho böylece ne kadar esnek olabileceğini de bir kez daha ispatladı. Cristiano Ronaldo, Mesut Özil, Higuain, Di Maria bu kusursuz ilerleyişin en önemli aktörlerinden ve manşetleri de süslüyorlar ama unutulmaması gereken biri daha var.
Xabi Alonso hücumdaki kaliteyi dinamik haline getiren oyuncu. La Liga’da şu ana kadar 1 gol 2 asistle oynuyor. Maç başına 1 şut bile atmıyor, topla kat etmiyor ve ceza sahası civarında pek görünmüyor. Türkiye’de oynasa pasiflikle eleştirilecek rakamlara sahip ama asist olarak kağıda geçmeyen ama yerini bulan çabuk, derin ve isabetli paslarıyla bir nevi mermiyi namluya o sürüyor.
Penaltı Atletico’yu bozdu
Atletico Madrid teknik direktörü Manzano maç başladığında gördük ki bunun farkındaydı ve fantastik bir kararla forvet arkası oynayan Diego ile Xabi Alonso’ya adam markajı uyguladı. Real Madrid maça kötü başladığı gibi, Diego da takımının deplasmanda Adrian ile öne geçtiği golün hazırlığını başlatan oyuncu oldu. Peşinden de kendisi gol atma fırsatını yakaladı ama uygun durumda yaptığı kafa vuruşu başarısız oldu. Manzano plan tıkır tıkır işlerken kaleci Courtois’nın penaltı yaptırıp oyundan atılmasıyla yapılacak en kötü değişikliğe imza attı. Diego’yu kenara aldı.
Real Madrid için beraberlik golünden daha önemli olan Xabi Alonso’nun rahat top kullanmasıydı ve bu değişiklikle de istediğini aldı. Diego’dan yoksun Atletico Madrid de kendini uzun topa ve Adrian’ın patlayıcı koşularına mahkum etti. Manzano kendi planını kendisi imha ederek 4-1’i hazırladı.
Arda Turan’ın bir süredir hem hücumda hem savunmada sergilediği, bu maçta da devam eden parlak performansı da gölge de kaldı. Arda halihazırda takımında en çok asiste imza atan ve savunmada sol bek Filipe Luis’in ardından en çok top çalan oyuncu.
Atletico Madrid’in meşhur taraftar grubu Frente Atletico maçta Real Madrid tribünlerinden açılan o iyi derbi için değerli rakip aranıyor pankartının hesabını muhakkak soracaktır.
Haftadan Geriye Kalanlar
- Inigo Martinez’in Betis deplasmanında son dakikada kendi yarısahasından attığı mucizevi golü izlemeyen kalmamalı.
- Bielsa, yazarımız Emre Özcan’ın dediği gibi delilikle dahilik arasında gidip gelmeye devam ediyor. San Mames’de düşmemeye oynayan Granada’ya kaybettiler.
- Levante üç maçlık aradan sonra kazanmayı başarırken, Gijon’un dört maçlık yenilmezlik serisine de noktayı koydu.
- Barcelona ile oynayacakları maçın zamanı üç kez değiştirilen Rayo Vallecano taraftarları Valencia maçında federasyonu protesto eden bir pankart açtılar.
Toplu Sonuçlar: Rayo Vallecano-Valencia: 1-0, Real Madrid-Atletico: 4-1, Getafe-Barcelona: 1-0, Betis-Real Sociedad: 2-3, Levante-Sporting: 4-0, Mallorca-Racing: 2-1, Espanyol-Osasuna: 1-2, Athletic Bilbao-Granada: 0-1, Zaragoza-Sevilla: 0-1.
Tweet

