YAZAR: Fırat Topal
Hayatım Futbol, SAyı:10 / 06 Aralık 2011
fıratt@hayatimfutbol.com & www.twitter.com/flyngdtchmn
Uruguay’ın Salto şehrinde doğan Luis Suarez 19 yaşında Groningen kentine ayak basmıştı. Bugünlerde Kop’u sallıyor. Groningen tribünlerini sallayan adam da Salto doğumlu, 20 yaşındaki bir başka Uruguaylı. David Teixeira, hafta sonunda NEC’i 3 golle selamladı.
Groningen’in Uruguay’da gönüllü olarak çalışan futbolcu avcıları 2006 yılında bir başka oyuncuyu izlemek için gittikleri Nacional-Defensor Sporting maçında 2 gol atan Luis Suarez ismindeki gence hemen maç sonunda “İlhan Cavcavesk” bir yaklaşımla “Seni almak istiyoruz” demişlerdi. Suarez 800 bin euroya, Avrupa’ya yerleşen kız arkadaşı Sofia Balbi (şu an evliler) ile beraber olmak için Hollanda’ya geldi. Yeşil-beyazlılar sadece 1 sezon sonra onu 7,5 milyon euroya Ajax’a sattılar. Satıştan 20 gün sonra, 1,1 milyon euro ödeyerek Slovenya’nın Gorica takımından Tim Matavz’ı aldılar. 4 sene Euroborg’da kalan Slovenyalı, kulübe 7 milyon kazandırarak PSV’ye gitti. Senaryo aynı kalıyor aktörler değişiyordu. Matavz 31 ağustos günü Eindhoven trenine bindiğinde Kuzey Hollanda kulübü 1,45 milyon Euro’luk bir transferi açıklıyordu. Defensor Sporting’de forma giyen 19 yaşındaki David Teixeira… Suarez’le aynı kentte doğmuştu, onunla aynı yaşlarda ülkeye gelmişti, aynı mevkideydi ve aynı boydaydı. Üstelik oyun stili de ona benziyordu. Bu transfer tabii ki 31 Ağustos günü gerçekleşmedi. Bir sezon önce Teixeira ve vatandaşı Camilo Mayada Groningen’le 1 haftalık deneme antrenmanlarına çıkmışlardı ve yöneticiler onu hep alternatif olarak kafalarının bir köşesinde tutmuştu. Matavz transferi dedikoduları çıktığında, çoktan Kolombiya’ya, Uruguay ile FIFA 20 yaşaltı dünya kupasında boy göstermek için kampta bulunan Teixeira ile anlaşmaya gitmişlerdi.
Groningen sezona onunla başlayamadı, zira transferi sezon başladıktan 4 hafta sonra gerçekleşmişti. Ancak takıma geldiği hafta verilen milli maç arasından da yararlanarak 10 gün boyunca düzenli çalışma şansı buldu. 11 Eylül’deki Heerenveen maçında sonradan oyuna girdi, izleyen Excelsior maçında ise ilk 11’deydi. 25 Eylül’de De Graafschap deplasmanında 3-2 kazanılan maçta 2 gol birden atarak ligde golle tanıştı. Ardından 5 hafta suskun kaldı ve Venlo maçıyla tekrar gole kavuştu. 10 gün önce PSV karşısında alınan 6-1’lik mağlubiyette ilk devre sonunda oyundan alınmıştı ama NEC karşısında birbirinden farklı karakterde 3 gol atarak çizgisini yavaş yavaş yukarıya taşımaya başladı. Teixeira’nın oyun karakteri Suarez’i andırıyor aşırı derecede. Takımın orta sahadan hücum bölgesine, Hollanda futbolunda sıkça görülen yerden paslarla yaklaşmaya çalıştığı bölümlerde topu tek paslarla kanatlara aktarıyor ve ardından ceza sahasına hareketlenerek pozisyon kolluyor. Suarez’den daha geniş omuzlu bir oyuncu olması onun ikili mücadelelerde daha fazla ayakta kalmasını sağlıyor ve evet, “sinsi Uruguaylı” gibi ceza sahasına her girişte penaltı aramıyor. Kendini geliştirmek için süresi var ve bunu kullanacaktır (Groningen 3-3 NEC)
Süpersub
Bu kadar övgüyle bahsettiğimiz Teixeira hat-trick yaparken onun “maçı tek başına alan adam” olmasını önleyen 23 yaşındaki ufak tefek bir Hollandalıydı. 2008-09 sezonunda FC Volendam formasıyla attığı 7 golün 4’ünü oyuna girdiği son 15 dakikalarda atması sebebiyle “supersub” lakabını alan Melvin Platje en iyi bildiği işi yaptı ve 79. dakikada girdiği maçta birbirinin kopyası 2 enfes gol birden atarak takımına 1 puanı getirdi. Saftig’in “Joker Arif’i” bile bu kadar etkili değildi.
Feyenoord’u Gençlik Baharatı Taşıyor
Ronald Koeman bu takımı oturtana kadar çok çekecek ama Feyenoord en azından son 2 sezondaki gibi taraftarlarının tümünü psikolojik tedaviye gönderecek kadar umutsuz oynamıyor. PSV’yi müthiş bir oyundan sonra mağlup ettiler. Maçın 80. dakikasında sahadaki 11’in 7’si siyahi oyunculardan oluşuyordu ve yaş ortalaması 21,4’tü. Bu genç ve atletik takımın bitmek bilmeyen boş koşuları ve topla yaptıkları seri-dikine inişler PSV’yi 2 bireysel hata yapmaya zorladı ve kelimenin tam anlamıyla Rotterdamlılara ayak uyduramadılar. Feyenoord en azından tekrar zirveye yaklaşmış durumda. Ronald Koeman kariyeri için bir dönüm noktasında olduğunu biliyor çünkü burada da başarısız olursa soluğu Ruud Gullit’in bugünlerde yaptığı gibi maçları yorumlama koltuğunda alacak. (Feyenoord 2-0 PSV)
Haftanın notları
-Gertjan Verbeek kendisini gerçek anlamda Hollanda’ya tanıtan eski takımı Heerenveen deplasmanında tam anlamıyla dağıldı. İlk yarıda durumu 1-1’e getirmelerine rağmen bir futbol takımının, 90. dakika dışında en kötü gol yeme periyodunda (ikinci yarının hemen başı) 2 gol birden yediler ve maç orada da koptu. Hollanda böyle bir lig işte. Haftalardır kazanan bir lider bir anda hezimete uğrayabiliyor (Heerenveen 5-1 AZ).
-Co Adriaanse’nin takımı Twente hafta içinde önce Fulham’ı mağlup ederek Avrupa Ligi’nde son 32’yi garantiledi, sonra da FC Utrecht’e deplasmanda 6 gol salladı. 4 asistle Avrupa Ligi asist krallığının zirvesini paylaşan 19 yaşındaki Ola John 2 golün altına imzasını koydu (FC Utrecht 2-6 FC Twente).
-9 maç, 44 gol. Nerede ise maç başına 5 gol ortalaması demek bu. Eredivisie’de şimdilik sezon rekoru. Hafta içinde AZ ve Excelsior sis nedeni ile 0-0 iken yarıda kalan maçlarının son 45 dakikasını oynayacaklar.
Diğer sonuçlar: Heracles-VVV Venlo: 7-0 (Bu sonuç Venlo taraftarlarının deplasman dönüşü takım otobüsünü durdurmasına yol açtı), Vitesse-RKC: 4-0, Ajax-Excelsior: 4-1 (Kaptan Jan Vertonghen 2 kez rakip ağları sarstı), De Graafschap-Roda JC: 1-2, Den Haag-NAC Breda: 3-0.
Tweet


