Hamburg’u şaha kaldıran adam: Thorsten Fink

YAZAR:

, Sayı:10 /06 Aralık 2011

orhano@hayatimfutbol.com & www.twitter.com/borgesblog


Ligin son sırasına demir atmış, 16 haftadır kendi sahasında galip gelemeyen ’un başına geçen Thorsten Fink oynadığı yedi puan maçında yenilgi yüzü görmedi ve takımı Nürnberg galibiyeti sonrası ligde 11.sıraya yükseldi.

2005 yılında Köln akademisinde teknik direktörlük diplomasını aldığı zamanda futbol oynamaya da devam ediyordu Thorsten Fink. Bayern Münih’in bölgesel ligde mücadele eden amatör takımının başında Hermann Gerland’ın yardımcısı hem antrenör hem de oyuncu olarak yaşamına devam ederken, Uli Höness onu geleceğin Bayern Münih teknik direktörlüğüne hazırlıyordu. Almanya’da Ingolstadt, Avusturya’da ise Red Bull Salzburg’un amatör takımını bölgesel liglerden alıp bir üst lige çıkarma başarısı onu, Christian Gross’un Stuttgart’a gelmesiyle boşalan Basel teknik direktörlüğüne getirdi. Alman otoritelerin henüz aktif olarak futbol hayatına devam ettiği sürede geleceğin başarılı Bayern Münih teknik direktörü olarak görüp çeşitli hayaller kurduğu bu adam tüm bu beklentilerin gerçek dışı olmadığını İsviçre’deki ilk yılında lig şampiyonluğu ve İsviçre Kupası’nı alarak kanıtladı. Basel ile kazandığı iki kupanın yanı sıra Şampiyonlar Ligi’ne katılımıyla zirve yaparken, kazanılan şampiyonluk içerisinde Basel takımının 36 maçta attığı 90 gol kulüp tarihinin rekoru oluyordu. İkinci yılında ikinci şampiyonluğunun yanı sıra Şampiyonlar Ligi’nde ikinci kez gruplara kalmasının ardından Hamburg’daki kötü gidişatın kurtarıcısı olarak ’ya geri döndü.

Michael Oenning yönetimi altında başladığı sezonun ilk altı haftasında Hamburg bir beraberlik, beş yenilgi alırken takım maç başına neredeyse üç gol yiyerek sadece teknik direktör değil iki genç, deneyimsiz ve Almanca bilmeyen stoperi transfer eden sportif direktör Frank Arnesen’in de sorgulanmasını sağlıyordu. Arnesen önce teknik direktörün görevine son verdi ve akabinde üç hafta boyunca geleceğin Hamburg’unu inşa edecek yeni teknik direktör arayışına girdi. Üç hafta sonra uzun uğraşlar sonucu Hamburg, Basel’den Thorsten Fink’i takımın başına getirmeyi başardı. İşte ligin sonuncu sırasında yer alan Hamburg o gün bugündür kaybetmiyor.

Rincon hamlesi!

HSV, ilk dört haftada kalesinde tam 14 gol gördü. Fink işe buradan başladı ve bugüne kadar farklı bölgelerde oynayan Rincon’u defansif orta saha olarak Kacar ile beraber takıma monte edip maç içerisinde Rincon’u iki stoperin arasına sokup üçlü defansa dönen farklı bir taktik uyguladı. Bekler bu dönüşüm içerisinde orta sahalaşarak merkezi kuvvetlendirirken ileri çıkışlarında daha hızlı olmalarını sağladı. Koşullara göre takımın daha ofansif ya da daha defansif olmasını sağlayan Rincon müdahalesi, Fink’in takımını yenilmez yapan unsurların başında geliyordu. Yeterliliği sorgulanan kaleci Drobny’nin muhteşem performansıyla beraber.

Gökhan Töre ve Marcel Jansen
Sürekli değişen ve her hafta farklı onbirlerle sahaya çıkan Hamburg’un kadrosunu Fink sabitledi. Kacar-Rincon, Jansen-Gökhan, Guerrero-Petric gibi ikili katmanlar oluşturdu. Petric sakatlığında Son ve Berg’den yeterli verimi alamasa da yenilmeyecek şekilde mücadele etmesini başardı. Özellikle Marcell Jansen ve Gökhan Töre kenarları Fink’in her bakımdan mutlu etmiş olmalı zira Jansen içeri kaçıp forvetleşerek sürpriz golleri atarken, Gökhan Töre de Nürnberg karşısında altıncı asistini yapıyordu. Önemli ayrıntı ise asist olarak kayda geçmese de Gökhan’ın kullandığı beş kornerin de gol ile sonuçlanması.

Nürnberg karşısında Hamburg

Geçen hafta Kaiserslautern’i attığı tek gol ile geçen Nürnberg rakibine tek bir şut şansı dahi tanımamıştı. Kalesinde 90 dakika pozisyon vermeden iki aydır hasret kaldığı galibiyete kavuşan Bavyeralılar, maça Hamburg karşısında daha iyi başlayan taraf oldu. Kalecinin uzun topunda golle buluşsa da Guerrero akın akın gelen daha çok Nürnberg idi. Fink işte tam da burada formsuz Son’u alıp sağ kenara IIicevic’i yerleştirdikten sonra Gökhan’ı forvet arkasında görevlendirdi. Hamburg’u galibiyete götüren ve rahatlatan gol ise Ilicevic’in Gökhan’a taşıdığı topu merkezden Türk oyuncunun Jansen ile buluşturması sonucu geldi. Başarılı bir teknik direktör müdahalesinin belki de en ufak ayrıntısı bu goldü.

Haftadan geriye kalanlar:

# hiçbir zaman tek bir devrede 11 golü atmamıştı. Bu onun kişisel rekoru.

# Bu sezon ilk defa herhangi bir deplasman takımı galibiyete ulaşamadı.

# Sezonun berabere kalma rekoru kırıldı. Cumartesi günü oynanılan altı maçın beşi beraberlikle sonuçlandı. En son bu 2008/09 sezonunun ikinci haftasında yaşanmıştı.

# Huub Stevens, Augsburg karşısında 300. Bundesliga maçına çıktı. 122 galibiyet-87 beraberlik-91 mağlubiyet bilançosu.

# Geçen hafta Nürnberg kalesine tek bir şut dahi çekemeyen Kaiserslautern bu hafta Berlin kalesine çektiği 24 şut sonucunda birinci Bundesliga’daki rekorunu kırdı.

# Geçen senenin asist kralı Christian Tiffert, Hubnik’in kendi kalesine attığı gol sonrası ilk asistini yaptı.

# Dortmund’un Polonyalı golcüsü Lewandowski, ilk deplasman golünü bu hafta Mönchengladbach karşısında attı.

Diğer sonuçlar: Bayer Leverkusen-Hoffenheim: 2-0, Wolfsburg-Mainz: 2-2, Borussia Mönchengladbach-Boruissia Dortmund:1-1, Bayern Münih-Werder Bremen: 4-1, Kaiserslautern-Hertha Berlin: 1-1, Freiburg-Hannover: 1-1, Stuttgart-Köln: 2-2, Hamburg-Nürnberg: 2-0,Schalke-Augsburg: 3-1.