Yazar: Alper Öcal
Hayatım Futbol, Sayı:10 / 06 Aralık 2011
alpero@hayatimfutbol.com / twitter.com/alperocal
El Clasico öncesi son virajda Barcelona ve Real Madrid haftayı kayıpsız kapattılar. Barcelona uzun süre sonra Bernabeu’ya 6 puan geride gelecek ve maçlar biter bitmez iki taraftan gelen demeçlerle akıl oyunları başladı. Ligin zirvesinde filler tepişedursun aşağıda ilginç gelişmeler oluyor.
Racing Santander geçen 13 haftada sadece 1 galibiyet aldıktan sonra teknik direktör Hector Cuper’in görevine son vermişti. Villareal karşısına teknik direktörsüz çıktılar. Top hakimiyetini rakibe bırakıp, disiplinli bir alan savunmasıyla Villareal’in 3. bölgede yaratıcı olmasını engellediler. Stuani’nin ilk yarım saat dolmadan attığı golle birlikte stratejilerini daha da iyi uyguladılar. Gonzalo Colsa’nın kafası yerini bulsaydı, maçın sonunu daha rahat atlatabilirlerdi ama yine de kazanmayı başardılar. Ligin dibindeki nöbeti Zaragoza’ya devrettiler.
Villareal ise üstüste ikinci kez kaybetti. Hafta içindeki Bayern Münih mağlubiyetiyle kötü seriyi üçlemiş oldular. Santi Cazorla’nın takımdan ayrılışının ardından çok ciddi üretkenlik sorunu yaşıyorlar. Rossi ve Nilmar’in sakatlıklardan ötürü istikrarlı oynayamaması, sorunu kronikleştiriyor. Cani bütün yükü omuzlamaya çalışsa da artık 25 yaşında değil. Marco Ruben ise uzun maraton için gerekli devamlılık ve kaliteye sahip değil. Devre arasında santrfor ve yaratıcı kenar oyuncusu takviyesi yapmak Villareal’in önceliklerinden biri olmalı.
Hücumdaki dar boğazı çözmekle de iş bitmeyecek elbette. Savunmada da takım halinde inanılmaz yerleşim hataları yapıyorlar. Musacchio ve Zapata gibi görece ortalamanın üzerinde çevikliğe ve sürata sahip defans oyuncularına sahip oldukları halde rakip kontratakları ve derin pasları savunmakta zorlanıyorlar. Ofsayt taktiklerinde de çok başarılı oldukları söylenemez. Çizgi savunmada rakibi kovalamayan anlayış artık neredeyse kalmadı.
Granada farklılaşabilir mi ?
Granada ligin en az bütçeye sahip takımı. Pepe Diakhate için harcanan 4,5 milyon Euro dışında sezon başında ciddi harcama yaptılar. Ligin ilk 9 haftasında sadece 1 galibiyet aldıktan sonra bunun pek de doğru bir strateji olmadığı pekala söylenebilirdi ama sonraki 4 haftada namağlup ilerlediler. Ligde pek çok takımın puan çıkarmakta zorlandığı Sevilla ve Athletic Bilbao deplasmanlarından peşpeşe galibiyetle döndüler. Bu hafta da kendi evlerinde Zaragoza’yı yenerek ligin dibinden bir anda ortasına fırladılar.
Granada tipik bir İspanyol underdog takımı. Agresif değiller, oyunu kendi yarısahalarında kabul edip topu genelde rakip hakimiyetine veriyorlar. Uzun toplarla çabuk çıkıyorlar, çok şut atıyorlar ama kale önündeki bitiricilikleri zayıf. Ligde geride kalan 13 haftada sadece 6 gol atabilmeleri ve bütün golleri farklı oyuncuların atması uzun vadede iyiye işaret değil. Velakin öne geçtikleri maçlarda avantajlarını korumayı başarıyorlar. Barcelona, Real Madrid ve Sevilla’nın ardından ligin en az gol yiyen 4. Takımı durumundalar. Zaragoza’yı 1-0 yendikleri maçta da bütün bu tipik özelliklerinden şaşmadılar. İlk devrenin sonunda Ighalo ile buldukları golü maç sonuna kadar, kaleci Robert’in olağanüstü oyunuyla birlikte korumayı başardılar.
Sezon başında benzer çıkışı yaşayıp ardından çöküşe geçen Levante ve Real Betis gibi takımlardan farklı olabilmeleri için rotasyonu daha derin tutmaları şart. Aksi durumda, ligin sonuna doğru yüzleşecekleri gerçek küme düşmemenin ötesine geçmiyor.
Mucizenin adı Real Sociedad
Futbol bir süreç oyunu. Sonuca ulaşmak için 90 dakikayı yoksaymak neredeyse olanaksız ama öyle anlar geliyor ki, 90 dakikanın sonunda bütün o süreci yerle bir edip ufak mucizeler yaşanabiliyor. Real Sociedad artık o mucizeleri sıradanlaştırmaya başladı.
Bask ekibi geçen hafta Betis deplasmanında son dakikasına 2-2 ile girdiği maçı Inigo Martinez’in yaklaşık 60 metreden attığı inanılmaz golle 3-2 kazanmayı başarmıştı. Bu hafta kendi evlerinde Malaga’yı ağırladılar. Maçın son dakikasına bu kez 2-1 geride girdiler ama izleyenleri mucizeye inandırmaya devam ediyorlar. Önce Vela karambolde havada kalan topu rövaşatayla bitirerek beraberliği getirdiği, 1 dakika sonra Ifran bütün savunmayı ipe dizerek skoru 3-2’ye taşımayı başardı. Sociedad halkı yakında ceplerinde birer dil altı taşımaya başlarlarsa şaşırmamak gerek.
Haftadan Geriye Kalanlar
- Valencia sessiz sedasız kazanmaya ve zirveyi takibe devam ediyor. Soldado da golleri sıralamaya devam ediyor. Espanyol’u 2-1 yendikleri maçta, İspanyol forvet 14. maçında 9. golünü attı.
- Atletico Madrid geçen hafta derbide yaşadığı hezimetin acısını önce UEFA Europa Lig’de, deplasmanda Celtic’ten, ardından ligde kendi evinde Rayo Vallecano’dan çıkardı. Arda ve Falcao maçta öne çıkan oyunculardı.
- Levante santrforu Arouna Kone, takımı Barcelona deplasmanında 5 yemesine rağmen aklı fikri El Clasico’da. Maç sonunda kendi maçı yerine derbi hakkında konuştu ve Real Madrid’in artık Barcelona’dan daha iyi olduğunu söyledi. Belki onları kendi sahalarında yendikleri içindir !
- Barcelona haftayı Levante karşısında 5-0’lık galibiyetle kapattı. Fabregas ve Alexis Sanchez’in form tutması gelecek haftaki El Clasico için de önemli. Guardiola öte yandan Şampiyonlar Ligi’nde oynayacakları Bate maçında 13 as oyuncusunu dinlendireceğini açıkladı.
Tweet


