Yazar: Salih Demirci
Hayatım Futbol 3. Sayı: 18/10/2011
Fransa’da zirvenin takipçisi Montpellier, başkanı ve golcüsüyle sivrilirken mütevazi kadrosu ile göz kamaştırıyor. Sezon sonunda ligi nerede bitirirler bilinmez ama şu an alkışı hak ettikleri kesin
Fazla uzak değil, iki yıl önce… Montpellier efsanesi Laurent Blanc ve Bordeaux efsanesi Rene Girard, hocalık günleriyle futbolculuk geçmişlerini takas etmişlerdi ve şampiyonluk için yarışıyorlardı. Sonu güzel bitmedi, o sezonu biri beşinci, diğeri altıncı bitirdi. Krizdeki Bordeaux o günleri mumla arıyor, fakat Girard’ın Montpellier’si zirve ligde geçirdiği ilk sezonu Avrupa Kupası vizesiyle anımsıyor, kaçan şampiyonlukla değil. Bu sezona da 3’te 3 ile başladılar ve kulübün patronu, kendisine uzatılan mikrofonlara şöyle dedi: “Harika. Sezona çok iyi başladık, düşme hattından 8 puan uzaktayız!”
Montpellier’nin Tonton Amca’sı, “Loulou” lakaplı Louis Nicollin, kulübü satın aldığında yıl 1974’tü. Kulübün logosuna bakınca da bu yılı görürsünüz, fakat kulübün kökleri çok daha derinde. Nicollin’in yaptığı, Montpellier ağacının yalnızca dibe değil, aynı zamanda yana doğru kök salmasını sağlamaktı, o kadar. Roger Milla’lı, Laurent Blanc’lı günlerde gelen lig üçüncülüğü ve Fransa Kupası kulüp tarihinin zirvesidir. Kalan zamanda arada bir düşen, arayı açmadan kendilerini hatırlatan bir takım oldular, ta ki üç yıl önceye dek. Zirve ligdeki ilk sezonda gelen beşincilik kulüp tarihinin en iyi ikinci derecesiydi. Geçtiğimiz sezonsa ligi kötü bir yerde bitirmelerine karşın lig kupasında final oynadılar. Bu sezon da daha iyiye doğru gidiyorlar. Ligue 1’da sezonun 10. maç haftası geride kalırken, 23 puanlı lider PSG’yi 20 puanla takip eden iki takımdan (diğeri Lyon) biri Montpellier.
Yaz transfer döneminde yaptıkları iki transfer, Lens’tan sağ bek Bedimo ve Marseille’in tecrübeli savunmacısı Hilton’du. Yalnızca Boşnak stoper Emir Spahic’i kaybettiler. Bunların dışında geçen sezon ligi 14. sırada bitiren takım aynen devam ediyor, fakat hem sahada, hem de tabelada görünen birçok farkla…
Geçen sezon ligin en az gol atan (sadece 32 gol) ikinci takımıyken, bu sezonun ilk on maç haftasında rakip kalelere 22 gol attılar. Bunda kuşkusuz en büyük pay, takımın golcüsü Olivier Giroud’ya ait. Harika bir sol ayağı, muhteşem bir fiziği var. Son vuruşlardaki kalitesi muazzam. Hafta sonu Dijon karşısında yaptığı hat-trick, onun Ligue 1 kariyerinde bir ilk oldu ve aynı zamanda bu sezonki gol sayısını yediye yükseltti. Geçen sezonu 12 golle tamamladığını düşünürsek, daha ligin yarısına gelmeden kendisini aşması olası.(foto:1 veya 5)
Başarı Formülü: Denge
Futbolculuğunda sert, keskin ve dinamik oyun tarzıyla nam salan hoca Rene Girard, Montpellier kariyeri öncesi Fransa milli takımının alt yaş gruplarında çalışıyordu. Bu sebepten genç oyuncularla çalışmaya aşina. Elinin altında takımın yıldızı 25 yaşındaki Giroud gibi pek çok geleceği parlak oyuncu var ve bunlardan on bir tanesi 21 yaş ve altında. As kadrodan Belhanda ve Cabella 1990 doğumlu, ayrıca takımın kaptanı, stoper Mapou Yanga-Mbiwa da 22 yaşında. Fazlası da var:
Hafta sonu Dijon karşısında ilk 10 dakikada 0-2 geri düştüler, fakat maç 5-3 bitti. Hoca Girard’a göre, maçın başında apaçık bir konsantrasyon problemi vardı ama sonrasında reaksiyon göstermeyi başardılar. Çünkü her ne kadar takımda çok sayıda genç oyuncu olsa da, as kadroda yer alan 30 yaş civarındaki oyuncuların sayısı da hiç az değil. Öyle ki, Dijon karşısına çıkan takımın yaş ortalaması 27’nin üzerindeydi, nitekim 34’lük Pitau ve Hilton ile 36’lık Jeunechamp da sahadaydı.
Girard, bu sezon tıpkı kendi futbolcuğu gibi bir takım yaratmış görünüyor; Agresif ve dinamik. Ama onları özel kılan daha değerli bir şey daha var: Montpellier, ligin bütçesi en büyük 14. takımı. Bugün zirveyi paylaştıkları PSG ve Lyon’un bütçesi 150 milyon Euro’yu aşarken, onlar sezon başında 33 milyon Euro’dan fazla harcamayacaklarını ilgili kuruma beyan ettiler. Sivri diliyle, ilginç çıkışlarıyla nam salan patron Loulou’nun ilk üç hafta sonrasında takımını zirveye yakınlığıyla değil, düşme hattına uzaklığıyla değerlendirmesinin sebebi bu. Heyecan vericiler, saygı uyandırıyorlar ve sempatikler. Velhasıl farklılar ve bu farkı da en iyi şekilde başarının mimarı Rene Girard anlatıyor: “Bugün zirvedeyiz, ama sezon sonunda da buralara olabileceğimizi söylemek için erken. Ne olur bilmiyorum, elimizden geleni yapacağız. Sezona girerken hedefimizi ilk yedi olarak koymuştuk, ama belki daha iyisi olur. Şu yaptığımız, doğru kullanılan mütevazi kaynakların, 150 milyon avro ile yarışabileceğini göstermektir. Eğer doğru kafa yapısı, hırs, devamlılık varsa ve çalışmaya devam ediyorsanız mutlaka bir şeyler kazanırsınız. Önemli olan, sahip olduklarınızı nasıl kullanacağınızı bilmektir.”
Montpellier ligi nerede bitirir? Hoca bilmiyorsa, biz de ancak tahmin yapabiliriz. Evet, belki zirvede olmayacaklar, ama çok uzaktan da bakmayacaklar. Görünen bu.
Haftadan geriye kalanlar:
- Eksik PSG, Ajaccio deplasmanında 1-3 kazandı. Lugano, Matuidi ve Menez cezaları nedeniyle oynamadı, sahneye diğer yıldızlar çıktı. Kevin Gameiro, yaptığı hat-trick’le gol sayısını sekize yükseltti ve gol krallığı yarışında zirveye oturdu.
- Son şampiyon Lille, zorlu Auxerre deplasmanında acayip bir golle yenik duruma düşmesine karşın maçı çevirmeyi başardı. Yedek soyunan Eden Hazard oyuna girdi ve önce sakatlıktan dönen yeni transfer Payet’e, sonra da bir diğer yeni transfer Jelen’e birer asist yaptı ve son dakikadaki penaltıyla birlikte 1-3 kazandılar.
- Lyon da haftanın 3-1’cilerinden. Ama onlarda hiç sürpriz yok, Nancy karşısında goller her zaman olduğu gibi yine Bastos & Gomis ikilisinden.
Tweet


