Şampiyonlar Ligi'ne uzun sürecek bir abonelik başlatmış olacaktı. '90 öncesi aralıklı olarak Norveç'te kendini gösteren Rosenborg aynı zamanda 10 sene daha sürecek Norveç Ligi şampiyonluğu için de doğruları yapan bir futbol takımıydı. Keza klüp için doruk noktası olan Şampiyonlar Ligi maçında San Siro'da alınan 2-1'lik Milan galibiyeti, Rosenborg taraftarları için hala bir gurur vesilesidir. Trondheim şehri bu süreçte Şampiyonlar Ligi'nde tercih edilmeyen deplasmanlardan biri oldu. Bu periyotta Şampiyonlar Ligi'nde yine kuzeye yakın bir takım olan Molde boy gösterdi ama Rosenborg'un gösterdiği direnci ve devamlılığı gösteremedi. Aynı Molde bu sene ligde kalmak için play-out oynadı.
Daha sonra balıkçılar Valerenga ile hayatımıza girdi. 3-0'dan sonra 3-3'e dönen sonuç hem Carew gibi bir yıldızı futbol dünyasına sundu hem de Beşiktaş'ı kaosa sürükledi.
Daha sonraki Türk takımları eşleşmeleri ise "balıkçı" tabirini kuvvetlendirmek istercesine git gide kuzeye kaydı. Kutup dairesinin sınırındaki Bodo Beşiktaş'ı oldukça zorladı hatta Norveç'teki maçta son derece disiplinli ve organize oyunlarıyla galibiyete yaklaştılar.
Bu sene ise bu seviyede daha kuzeyi yok denilen Tromso ile Galatasaray eşleşmesi ile "balıkçılar" gündemimize girdi. Zor iklim şartlarında oynanan maçta Tromso gülerken, rövanşta da bilindik kuzeyli direnci ile turu almasını bildi. Balıkçı