Bir Önceki Sayfa
Hayatım Futbol / Ocak 2006   Hayatım Futbol / Ocak 2006
Bir Sonraki Sayfa
İsfendiyar futbol dünyasında merak edilenlere ışık tutuyor. Futbolcusundan, medyasına kadar herkes için bir başvuru kaynağı

İsviçre maçını değerlendirirsek, İsviçre soğuk memleket taa kutuplara yakın bir yerde. O maçta iki tane attılar bize. Hoş olmayan olaylar oldu, bayrak falan salladılar, futbolcu vurur gibi yaptı falan vurmadı bu tip nahoş olaylar oldu. Oysa İsviçre'de Heidi vardır, Peter vardır. Şahane çikolata yaparlar. Ben beklerdim ki bizdeki maça gelirken bir kutu çikolata yaptırıp getirsinler, Galatasaray maçlarından önce memur keli gibi saçlı adamın gösterdiği şeker tutmak, kolonya tutmak gibi nezaketi onlar da göstersinler.

Ama olmadı, onlar ne yaptı? Sorarım size n'aptılar? Maç bitince deli danalar gibi kaçtılar. Bizimkiler de kaçan kovalanır zihniyetiyle peşlerine düştüler. Fatih

Terim'in hatası "tut tut tut tut" demesiydi. Bu lafla oyuncularımız daha bir iştahlı kovaladılar. İsviçreliler çömselerdi veya başka mahalleye kaçsalardı başlarına bir şey gelmezdi. Ama olmadı olamadı. Bir sözüm de Blatter'e. Ey Blatter hemşerin Piontek gibi olamadın. O da Sepp sen de Sepp ama sen adam değilmişsin. Takken düştü kelin göründü Sepp. Dua et Sayın Ulusoy federasyon başkanı seçilmesin.

Federasyon seçimleri olacakmış gibi şeyler kulağıma çalındı geçenlerde. Bunu Türk medyasında ilk ben yazıyorum. Hatırlarsanız "Nobre gönderilecek" şeklinde dedikodular çıktığında "iyi vurursun arap" isimli yazımla ona destek olmuş belki de

yeniden doğmasını sağlamıştım. Şimdi bu Bıçakçı yönetimi anladığım kadarıya 2-3 ay ömrü kaldı. Yerine kim gelir? Aslında millet olarak bu tip şeyleri yanlış yapıyoruz.

Misal bizim oğlan geçende "baba işten çıkıcam dayanamıyorum artık" dedi. Bak oğlum dedim, "yeni iş bulmadan işten çıkma sonra dımdızlak ortada kalırsın" dedim. Bu da o hesap Sayın Bıçakçı yeni iş bulmuş mu ki istifa ediyor. Evde çorba nasıl kaynayacak? Kredi kartlarınun minimumunu ödedin mi hesap katlanıyor da katlanıyor.

Ey Bıçakçı bunu da hesap et. 12 taksit, ekstre ertele diye diye kabarttın kartı. Kolay mı öyle istifa ediyorum diyip gitmek?

Bir nebze de olsa ligimizin ne kadar kalitesiz olduğundan, kalecilerimizin dumkofluğundan, defansların kevgirliğinden, forvetlerin kazmalığından bahsetmek isterim. Gerçi bahsettim sayılır.

Madem o konuyu kısa bahsettim son bölümde de ligin altında neler oluyor ona bakalım. Yok onu değil de bu Cavcav konusuyla, Galatasaray'daki ödeme sıkışıklığını yorumlayayım. Sayın Cavcav geçende çıktı birşeyler söyledi. O gün kayınbiraderlerdeydik izleyemedim.

Ertesi gün dergide çocuklar anlattı da gözüm Esra Ceyhan'la A'dan Z'ye ye takıldı kafamı verip dinleyemedim. Bu konuyu bir araştırıp size analiz ederim

önümüzdeki aylarda. Galatasaray'daki kriz ise aşılır. Paralar ödenince konu kapanır.Büyütülecek konu değil, paranın yüzü sıcaktır. Paralar verildi mi yüzler güler. Antremana çıkmayacaklarmış, antreman önemli değil maça çıksınlar yeter.

Son sözüm de tekrar Sepp'e, koca başlık atmışım yazıda kısa geçmişim şimdi editör çocuk uyardı. Bana bak Sepp yaptığın etik değil, terbiyesizlik. Bu ülke 2 sene çikolata yemese de olur. Kakao heryerde var. Bol fındıklı çikolata yapmak istiyorsan fındık lazım, o da bizde Sepp. Bunlar hoş şeyler değil. Fifa başkanı olmuşsun ama maalesef kalıbının adamı değilsin. Şenes var bizim orda gümbür gümbür geliyor arkandan.