Bir Önceki Sayfa
Hayatım Futbol / Ocak 2006   Hayatım Futbol / Ocak 2006
Bir Sonraki Sayfa

çözümleri bulacak olan da bu tecrübeli teknik direktör. Göreceğiz.

Copuet, Buffon ile beraber dünyanın en iyi kalecisidir. Barthez'in ve Domanech'in kulakları çınlasın.

GRUP G:

Chelsea Mourinholu ilk sezonunda boyundan büyük işler yaptı. Ama herkes, herşeyi aynı anda ve ilk defada elde edemez. Onlar da 50 yıl sonra Premiership'i kazanırken, şampiyonlar ligini feda ettiler. Bu iki ekibin maçları ağzımızda tat bırakmadı. Kazanmayı istiyorlarmış gibi birbirlerine diş bilerken kardeş kardeş puanları paylaştılar. Gol atmaya tenezzül etmediler. Tabi birincilik, seri başı olma avantajıydı.

Eşleşmelere bakarsak Liverpool ve Benitez'in kıs kıs güldüğü ortada. Chelsea ligde pek rahat. Puan farkı bir tarafa, saldıkları korku yetiyor. İngiltere'de İtalyanların bile unuttuğu Catenaccio'yu getirdiği iddia ediliyor. Oysa bu kadar "nefret kusma"yı hakedecek bir futbolları yok. Tek sorun, oynanan oyundan futbolcuların biraz sıkılmış gibi görünmeleri. Bir de Mourinho'nun kontrol manyaklığı. Her maçta ilk 11'de, belirli mevkilerde farklı isim yer alabiliyor. Hafif bir disiplinden kopma, fazla bireysel oynama vakasında Mourinho demeci duyuyoruz. Belki de yedek oturması zor değere sahip yedekleri formda tutan da bu. Barcelona geçen seneden iyi, Chelsea de. Ama Makalele ile beraber en nadide çiçekleri, 23 yaşındaki Ganalı Essien'in 2 maçta da  cezalı oluşu içlerini karartıyor. Devre arası transfer döneminde ışığı arıyorlar.

 

Benitez bizi ve tüm taşları çatlata çatlata Crouch'dan bir golcü yaratacağına inanıyor. Cisse ne kadar dayanacak bilmiyorum. İlk 11'de ikisine de yer açılsa bile!

GRUP H:

Porto'yu baştaki hayalkırıklıklarına yazmayı unuttuk; Artmedia'ya ayıp ettik. 2 sezon evvelin UEFA ve ardından Şampiyonlar Ligi şampiyonunun düşüşü önemsiz sayılamaz. Gerçi daha ne istenebilir ki?

Ulaşılabilecek en üst seviyeye geldikten sonra duraklama ve gerileme, futbolun doğasında var. Mourinho gibi bir teknik direktörü kaybetmişken ise kaçınılmaz. Evinde 2-0 önde olduğu Artmedia maçını 3-2 vermek, bir şampiyon karakteri değildi.

Yine de 3 takım, Rangers-Artmedia-Porto ucu ucuna sıralandılar.Rangers hep bildik isimlerle dolu kadrosuyla nihayet hamle yapabildi. Grup yapısı işlerini çok kolaylaştırdı, zira mucizevi puanla (7) 2.

oldular. Tıpkı Werder Bremen gibi.  Onlar da kendi açılarından Villerreal'i bulmakla şanslılar. Bu arada Trabzonspor, Anorthosis Famagusta'yı geçebilse  son ön elemede Glasgow Rangers ile karşılaşacaktı.

Inter, kötü yönetilme yüzünden kısır döngüsünden çıkamıyor. Mancini bir umut. Futbolcuyken severdik, teknik direktörlüğü de takdire değer. Göz doldurdu, ama Inter'e dayanmak kolay değil. Ligde istedikleri noktada değiller.

Mancini'nin saçlarındaki beyazların sayısı hızla artıyor. Kendini kaybetmeyip, Inter'e gelmeden önceki Mancini gibi düşünüp hareket ettiğinde favorilerden. Baksanıza, şeytanın bacağını kırıp Milan'ı ligde yenmeyi başardılar. Hem de son dakikada. Değişiyorlar mı acaba?