|
Hayatım Futbol'un Ekim sayısı çıkmadan önce Tuncay Yavuz ile kişisel sohbetlerimizde futbol şarkılarından, müziklerinden söz etmiştik. Daha doğrusu Tuncay, dergiye bir şeyler yazmayı düşünüp düşünmeyeceğimi sormuştu, ben de bu konuda bir şeyler karalayabilirim demiştim. Aldığım yanıt, Fırat Topal'ın bu konuda bir yazı hazırladığı olmuştu. Ben de küstahlık edip futbol şarkıları yazısı yazılamayacağını, yazılırsa "turnuva şarkıları", "futbolcu şarkıları", "İskoçya takımları şarkıları", "Alianza Lima şarkıları", "Maradona şarkıları" gibi yazılar yazılabileceğini söylemiştim.
Barış Karacasu
Ekim sayısı çıktığında da gördüm ki Fırat da böyle bir şey yapmış, daha çok turnuva şarkılarını odağa alan bir yazı yayımlamıştı. Anlayacağınız benim de yazmamı engelleyen bir durum yoktu ortada.
Uzun yıllardır futbol şarkıları biriktiririm.
|
Mütevazı olmaya gerek yok, azımsanmayacak bir koleksiyonum olduğunu söylemem gerek. Daha önceden başlamıştım toplama işine ama zamanında Kıvanç Koçak ile RadyoODTÜ'ye futbol programı yaparken yoğun olarak ilgilendiğim bir konu idi. Sohbet ediyor
|
|
|
 |
aralarda da sevdiğimiz şarkılar ile konuyla ilgili futbol şarkıları çalıyorduk.
Bir gün radyoya bir "futbol şarkıları" programı yaparım belki ama şimdilik kendim çalıp kendim dinliyorum. Fırat'ın yazısını da bu nedenle büyük bir keyifle okudum. Okuduktan hemen sonra da bu yazıyı yazmaya koyuldum.
Aslında tam da zamanına denk geldi bu yazı. Daha üç beş ay önce Erdener Koyutürk biri "Selam Fenerbahçe" öteki "Efsanesin Fenerbahçe" adını taşıyan iki Fenerbahçe tangosu yayımladı, tangoları Erol Büyükburç ile söyledi. İncelik gösterip bana da bir CD yollayan Erdener Bey, albümün iç kapağında "dünyada bir spor kulübüne bestelenen ve albüm haline getirilmiş başka bir tangoya rastlanmamaktadır" dese de bu tam olarak gerçeği yansıtmıyor. Ama şurası da bir gerçek, bu topraklarda bir kulübe yapılmış tango yok, üstelik her biri 10 dakikadan uzun olan bu tangolardan daha uzunun dünyada bulunduğunu da sanmıyorum. Bense elimden geldiğince, dilim döndüğünce futbol tangolarını yazacağım. Bir yandan dinliyorum, bir yandan yazıyorum.
Futbol tangoları ile ilk tanışmam, en azından böyle bir külliyatın varlığından haberdar oluşum 2000'li yılların başına denk gelir. 1930 Dünya Kupası için Montevideo'da açılmış bir müzenin şimdilerde yayında olmayan internet sitesi "1930worldcupmuseum.com" şampiyon olan Uruguay için yapılmış bir de tangodan
|
söz ediyordu: "El Once Glorioso", Türçesi ile "Görkemli On Bir!" Sözü ile müziği Carlos Enrique ve Luis Cesar'a ait olan, Edgardo Donato'nun "Orquesta Tipica"sı tarafından çalınan ve Luis Diaz tarafından söylenen bu tango, şampiyonanın hemen ardından doldurulmuştu. Ne yazık ki, aslında Rio de


|
|