Bir Önceki Sayfa
Hayatım Futbol / Ocak 2006   Hayatım Futbol / Ocak 2006
Bir Sonraki Sayfa

futbolcudur ve Trabzon'un en önemli dört futbolcusundan birisidir. Tamam ama, Hüseyin 2 milyon YTL ya da bir başka deyişle 1,5 milyon ABD Doları edecek bir futbolcu mudur? Hüseyin'in bu parayı talep ettiği kulüp, Marco Aurelio'yu Brezilya'dan yılda 100-150.000 ABD dolarına getirip oynatan kulüptür. Bugün mahalle maçından önce aldım verdim yapsanız, Hüseyin'i mi Marco Aurelio'yu mu alırdınız takımınıza?

Büyükleri geçelim, Anadolu kulüpleri bundan en fazla muzdarip olanlardır. Çünkü büyük takımların kadrolarında kendilerine yer bulamayan orta sınıf futbolcularımız, Anadolu kulüplerinde bir sezon oynamak için inanılmaz yüksek ücretler talep etmektedirler. Anadolu kulüpleri ise Afrika'dan veya doğu Avrupa'dan ucuz ama aynı düzeyde, hatta bazen daha kaliteli oyuncular bulabilmekte ve izin verildiği ölçüde Onları transfer etmektedirler.

Tabii ki yabancı oyuncu transferi bir risktir. Gelecek olan yabancı futbolcunun uyum sağlaması, uzun vadeli olmayabileceği endişesi, Türkiye'nin ve özellikle Anadolu şehirlerinin sosyal hayat açısından bazı yabancılara ve ailelerine cazip gelmemesi önemli sıkıntılar ve soru işaretleridir. Ancak yine de yabancı oyuncular hiç olmazsa bir alternatif yaratmaktadır.

Türk futbolunda yabancının yasak olduğu dönemlerde durumumuz daha da vahimdi. Bu ülkenin milli takımı Malta ve

Lüksemburg ile başa baş oynayabilirken, Ali Kemal Denizci İngiltere liginde dahi büyük sayılacak bir bedelle transfer yapmıştı bu ülkede. Alternatifsizlik rekabetsizliği, rekabetsizlik yüksek Türk futbolcusu maliyetlerini ve bu yüksek ücretler de Türk futbolcusunda rehaveti ve tembelliği doğurmaktadır. Sonuç, Türk futbolunun toplam kalitesinin, gerek kulüp bütçeleri üzerinde ağırlaşan yükler ve gerekse potansiyeline ulaşmaya çalışmayan futbolcular nedeniyle hep düşük kalmasıdır.

Ekonomik gerçekler bugünün futbolunda başarının anahtarıdır

Futbol artık büyük bir ekonomidir ve ekonominin temel prensibi fiyatları arz talep dengesinin belirlemesidir. A kulübünün stadı 30,000 kişilik ama maçlarına 100,000 kişi girmek istiyorsa bilet fiyatlarını artırabilirsiniz. Ama o 100,000 kişiyi çekmek için başarılı olmak zorundasınız. Başarılı olmak için iyi futbolcular almak ve iyi bir kadro kurmak zorundasınız. İyi futbolcu sayısı düşük ve isteyen kulüp sayısı fazlaysa, bu futbolcunun ücreti katlanacaktır. Siz de başarılı olabilmek için bu ücrete katlanmak zorundasınızdır.

Pekiyi bu durumda ne olur? Dört futbolcu alabileceğiniz tutar ile sadece bir oyuncuyla sözleşme yapabilirsiniz. Ve mevcut bütçenizle, aslında kurabileceğinizden daha zayıf ya da dar bir kadro kurmak zorunda kalırsınız. Bu elde edilen neticelere yansır ve dolayısıyla

 

da bilet satışlarınıza, sponsor gelirlerinize olumsuz etkisi olur.

İki kere iki dört eder, üç ya da beş değil.

Bu durumda, tek çare iyi futbolcu havuzunun genişletilmesidir. Peki bu nasıl olacak

>Altyapıya önem verilecek,
>Bir sistem, ekol yerleştirilecek,
>Teknik adamların altyapıya eğilmeleri sağlanacak.

İyi güzel de, futbolcu zorlanmadan da para kazanabileceğini biliyorsa, bütün bunların katkısı bir yere kadar olur. Futbolcunun önüne Onu çalışmaya zorlayacak bir hedef koymak da lazımdır. Peki bu hedefi nasıl koyacağız?

Bu, ancak para kazanmanın sadece doğal yetenekle olmayacağını, çalışmanın ve kendini geliştirmenin şart olduğunu göstermekle olur. Bu da, arzın artmasıyla sağlanabilir. Böylece genç futbolcular, para kazanmak için daha iyi, hatta daha da iyi olmaları gerektiğini anlayacaklardır.

Kulüplerin önündeki futbolcu havuzu genişledikçe de arz ve talep dengeye gelecek, fiyatlar düşecek ve kulüplerin üzerindeki maliyet yükü hafifleyecektir. Böylece daha kaliteli ve daha geniş kadrolar kurulabilecektir. Bu sadece üç ya da dört takım için değil, tüm lig takımları için geçerlidir. Herkes kendi bütçesi

ölçüsünde daha kaliteli kadrolar kurma imkanına kavuşacaktır.

O halde, öncelikle arzı artırmak lazım ki, kurulacak sistem sayesinde alttan gelenler arasından yeni Sergen Yalçınlar, Tarık Daşgünler, Alişen Kandiller değil de, Fabregaslar, Madurolar, Affelaylar çıkabilsin.

Arzı artırmanın yolu da, bugün için daha çok yabancı futbolcunun Türkiye'de oynamasın izin verilmesinden geçmektedir.

Bunun doğrudan Avrupa kupalarında başarıyla alakalı olduğunu ve bugün Türk kulüplerinde on beş yabancı futbolcu oynatılmasına izin verilse, seneye Şampiyonlar liginde final oynanacağını düşünen varsa çok yanılmaktadır. Öyle olsa Arsenal her sezon Şampiyonlar liginde başarılı olurdu. Dolayısıyla Fenerbahçe