Bunun yani sıra yurt içinde potansiyeli belli bir seviyeyi geçmeyen kaliteli sayılabilecek oyuncular ise büyük kulüplerin yedek kulübelerinde potansiyel erozyonuna uğramaktan kurtulup, daha küçük(!) kulüplerde oynamaya başlayacak ve potansiyelleri doğrultusunda bir yerlere gelebilecekler.
En büyük tehlike ise potansiyeli yüksek oyuncuların daha kaliteli yabancı oyuncuların arkasında büyük kulüplerin yedeğine düşmeleri olarak görülebilir. Gene de unutulmamalı ki yerli piyasa yeni bir dengeye otururken bu oyuncuların değerlerinde bir düşme olmayacağını söylemek çok zor. Bu koşulda konunun örneği Tuncay, Serkan gibi oyuncular (kulüp açısından daha rahat gözden çıkarılabilir olmaları da sayesinde) o kulüpte kendilerine gelecek görmedikleri takdirde yurt dışı piyasasına çıkmayı daha rahat kabullenebilecekler (yine bkz. Serhat).
Tabi ki yabancı sınırlandırmasını kaldırmanın hiçbir kötü yani yok değil. En büyük sekteyi yiyecek olan uzun vadede alt yapılar olacaktır. Bunu engellemenin yolu yok değil. Zaten UEFA bu konuda büyük bir adım attı, onun dışında TFF de kendince önlemler alabilir. Mesela kulüp kadrosunun %10-20 sinin altyapı oyuncularına ayrılmasını sağlayabilirler. Onun dışında gazetelerde de yer aldığı gibi TFF'nin yabancı oyunculardan aldığı payı, kaçıncı yabancı oyuncu olduğuna göre katlayarak arttırıp buradan gelen parayı altyapılara akıtabilirler. TFF kendi bünyesinde futbol akademisi oluşturabilir.
|
Yabancı kalitesini korumak adına da adımlar atılabilir. Mesela 3. yabancıdan sonrası için milli takımda oynamış olma kuralı getirilebilir.
Sonuçta diyeceğim odur ki, yabancı kontenjanını korumak ne milli takim adına ne de kulüp takımları adına doğru hamle olmaz.
Birilerinin oturup zoru göze alması ve bu duruma bir son verip, gereken önlemleri alıp, uygulayıp yabancı sınırlandırmasının sonunun dezavantajlarını avantaj haline getirmeleri gerekir. Her şeyden önce endüstriyel futbol bunu gerektiriyor.
Burak Uzun :
Öncelikle konunun gündeme gelişi buradaki sinirsiz AB + sınırlı diğer oyuncu önerilerinden oldukça farklı. 4 tane Brezilyalı, 1 tane Ganalı, 1 tane de Fransız oyuncusu olan Fenerbahçe başkanı yabancı transferi sınırsız olmadığı için eşit şartlarda yarışmadıklarını söyleyerek sınırsız yabancı konusunu gündeme getirdi.
Birçok AB ülkesinde de AB dışı yabancılarına farklı statüde sınırlama olduğu için tartışma bu eksene kaydı. Bütün Anadolu takımlarından fazla parayı transfere ayırabilecek mali güce sahip büyük takımların, televizyon ve reklam pastasından en büyük dilimleri alırken eşitsizliği hatırlamayıp, 6 yabancıyı veya hakem kararlarını gündeme getirip eşitlikten bahsetmeleri de ayrı bir çelişki.
|
|
 |
Konumuza dönersek AB ülkelerindeki futbol federasyonları tercih şansları varken kaldırmadıkları yabancı sınırını, AB kanunları ellerini kollarını bağlayınca sadece AB oyuncuları için kaldırmışlar. Bu bile aslında diğer ülkelerin bu yabancı sınırına ne gözle baktığını açıklıyor.
"Zaten 15-20 sene sonra AB'nin bir parçası olacağız, bu değişikliği bir an önce yapalım" argümanına dayanarak zararı kontrol edebileceğimiz bir geçiş dönemini ortadan kaldırmayı ben yanlış buluyorum. AB diğer alanlarda Türkler hoş gelmiş şimdiden kapıları açalım gelip çalışsınlar demediği gibi büyük nüfuslu bir ülkenin işsizlik oranını göz önüne alarak 20 yıl sonrası için bile kısıtlamalar düşünüyor. Herkes çıkarını gözetmek zorunda. Önce bir işçi akını olur, sonra 4-5 yılda durum stabilize olur diyecek politikacıyı da sopayla kovalarlar. Bizde de futbolcu göçünün yakın gelecekte tek taraflı olacağı açıkken bu kadar kontrolsüz bir geçiş kabul edilemez bence. Pek çok ülke de kanunlar ve ikili anlaşmalarla bağlanmadığı sürece kendi ülkesinin insanlarına iş olanaklarında öncelik tanımaya çalışır.
Bu yabancı sınırlamasının kalkması Avrupa kupalarında mücadele eden 3-4 takımımıza fayda sağlama potansiyeli olan bir durum. Potansiyel diyorum çünkü tam tersine çok alternatifli bir takım için yapılan transferlerin takımların kimyasını ve mali dengesini bozması tehlikesi de büyük. Bir çok mevkide benzer kalitede 2-3 alternatifi olan ve takim kimyasını kaybeden bugünkü Beşiktaş'ta bu tehlikenin yerli oyuncularla
|
gerçekleşmiş halini görebiliriz. Anadolu kulüplerine bir yarar sağlayacağını sanmıyorum. Çünkü transfere harcayacakları rakam yine büyük takımların çok altında olacak.
En önemlisi Türk milli takımını besleyen önemli bir zincir kopacak. Altyapıya yatırım yapmak, alt liglerden oyuncu izlemek cazibesini yitirecek. Çünkü bizim 1. ligin kalburüstü oyuncuları ayarında çok sayıda oyuncu yetiştiren ülkeler var. Brezilya ve Afrika ülkeleri gibi. Gidersin alırsın AB ülkeleri kadrolarında yer alamayanlardan üçer beşer genç, çocuklar pişecek diye beklemezsin. Sadece AB yabancıları sınırsızsa o zaman rotayı yabancı akınına uğramış bizden sağlam alt yapıya sahip Almanya gibi ülkelere çevirirsin. Hatta 6 yabancı sınırlaması nedeniyle daha sıkça görmeye başladığımız üzere piyango bileti alır gibi gider başka ülke alt yapısından star oyuncu transferi yaparsın. Çünkü yetiştirmek daha zorludur ve zaman alır.
Bir diğer argüman Türk futbolcularına değerinin üstünde para verilmek durumunda kalınması. Ayhan, Serkan, Bülent Akın, Kemal ve benzeri oyuncuların maliyeti yazılıyor ama bu maliyetin bir çoğu daha önce oynadığı Anadolu kulübüne gittiği gerçeği var. Kötü yöneticilik örnekleri olduğu kadar Anadolu takımları için iyi yöneticilik örneği transferler. Ayrıca dolaylı da olsa bu transferlerin Türk futbolunda dengelerin korunmasına katkısı olmuştur. Para akışı sağlamıştır zenginden fakire. Yabancı sayısı artması dengeleri gittikçe tek taraflı bozuyor.
|
|