|
|
Bundesliga gönlümüzdeki yerini artık Premier League, La Liga, Serie A gibi liglere bırakmış olsa da özellikle bu sene şampiyonluk heyecanı ve stadların doluluk oranlarına bakılırsa belki de en zevkli ve çetin geçen lig durumunda. Yurtdışında en çok milli oyuncu bulundurduğumuz lige kısaca bir göz atıp bu seneyi değerlendirelim.
Özkan Tuğran
|
Bundesliga'da bu sezon mücadele kıyasıya sürüyor. Takımların güçlerinin diğer liglere göre daha orantılı olması zevk veren ayrı bir unsur. Sadece Fransa'da görebildiğimiz, her sene ayrı ayrı şampiyonların çıkması, şampiyon olan takımın en kısa zamanda ligden düşmesi veya ikinci ligden çıkan bir takımın çok kısa sürede şampiyon olma ihtimali belki de en çok bu ülkede benzerlik gösteriyor.
Şampiyon adaylarından başlarsak, bu makama; 'abone' Bayern en başta olmak üzere (son 10 yılda ligi en kötü bitirdiği sıra 2001/2002 sezonunda bir defalığa mahsus olan üçüncülük), geçen senenin şampiyonu Bremen ve Schalke aday gösteriliyordu. Leverkusen ve genç Stuttgart sürpriz isimler olarak lanse edilmişti. Ve öyle gözüküyor ki
|
şampiyonluk yarışı son haftaya kadar bu takımlar arasında geçecek.
Bayern, 25. haftada kaptırdığı liderliğe bir hafta sonra tekrar kavuştu. Tek dezavantajları, üç kulvarda birden koşturmaları ve olası sakatlıklar, yorgunluklar olarak göze çarpıyor. Şampiyonlar Liginde Arsenal'i eleyen ve çeyrek finalde bir başka İngilizi bekleyen, DFB Kupasında da yarı finalde olan Bayern'in bu sene hedefi en az 3'te 2 yapmak. Bayern lige iyi başlayamadı, bir ara 10.luğa kadar düşmüştü ama sezon başında Stuttgart'tan gelen Felix Magath'ın takımı ve sistemi ilerleyen haftalarda rayına oturdu. Gençleri oynatmayı çok seven Magath'ın son gözdesi, aslında amatör takımın golcüsü olan 21 yaşındaki Perulu Guerrero. Eski
|
|
|
 |
takımındaki bir diğer gözdesi olan Philippe Lahm ise gelecek sene Bayern'e geri dönecek.

Lig ikincisi Schalke lige çok kötü başladı ve ilk 6 haftada 4 mağlubiyet aldı. Sonrasında Jupp Heynckes ile yollar ayrıldı. Takımın başına eski Hannover antrenörü Ralf Rangnick getirildi ve ne olduysa bundan sonra oldu. Mümkün olan 60 puanın 47 'sini kazandılar ve 25. haftanın dev maçında Lincoln'un mükemmel frikik golüyle Bayern'i 1-0 geçerek ilk defa bu sene liderlik koltuğuna oturdular ancak bu pek uzun sürmedi. UEFA kupasından sürpriz bir şeklide Lucescu'nun talebelerine elenmeleri takımı üzse de, artık sadece lige konsantre olmaları onlar açısından daha hayırlı olabilir. Schalke'nin Bayern'e göre oldukça zor bir fikstürü var, ama hedeflerinin

|
şampiyonluk olduğunu geçen sene Bremen'i şampiyon yapan Ailton'u, Stuttgart'ın belkemiği olan Bordon'u ve Kaiserslautern'in oyun kurucusu Lincoln'u sezon öncesi transfer ederek göstermişlerdi.
Sezon başında Stuttgart, Felix Magath'ın ayrılmasından sonra Mattias Sammer ile lige başlama kararı aldı. UEFA Kupası'nda sürpriz bir şekilde Parma'ya elenen Stuttgart, tepedeki ikiliyi 5 puan farkla gizliden izliyor. İyi günlerinde Arsenal'inde takip ettiği Hleb, Kuranyi ve bir dönem Fenerbahçe'nin de gündeminde olan Cacau ile yenemeyeceği bir takım yok aslında. Bu genç takım bozulmazsa gelecek senelerde büyük başarılara imza atacak bir görüntü içinde. Bayern'den kiralık olarak gelip Stuttgart'ta milli oyuncu olan Philippe Lahm seneye evine geri dönecek. Bunların yanında şampiyonu bu sene Stuttgart belirleyecek, zira Schalke ve Bayern'i evinde ağırlayacak, Bremen'e ise konuk olacak. Ligin son haftasında evlerinde oynayacakları Bayern maçı bir final olmaya aday.
Werder Bremen, geçen sene harika bir sezon geçirdi ve tarihinde ilk defa duble yaparak hem şampiyon oldu hem de kupayı kazandı. Ailton'un bu başarıların altında imzası olduğu bir gerçek. Geçen sezonun kahramanlarından Klasnic (13 gol, 10 asist) takımda kalırken, Yunanistan'ı Avrupa şampiyonu yapan Charisteas Ajax yolunu tuttu. Bu boşlukları Klose ve devre arasında gelen ve Türkiye'de
de çok konuşulan Mısırlı
|
|