Bir Önceki Sayfa
Hayatım Futbol / Nisan 2005   Hayatım Futbol / Nisan 2005
Bir Sonraki Sayfa
Romen kültüründe var mıdır bilmiyorum ama bizim buralarda adama orda dur derler. Hagi yakışmadı, hiç yakışmadı. Sen kendi sahanda o şekil kapalı defans yaparsan ben de sana sorarım ey Hagi burası Galatasaray mı Steau Bükreş mi?

Beşiktaş'ta güzel gelişmeler oldu. Carew olsun, Panku olsun güzel oynadılar. Rakiplerini zaman zaman gole boğan ataklar yaptılar. Ama gün oldu yenildiler. Futbolda bunlar vardır diyip, Beşiktaş analizimize geçelim. Beşiktaş sezona DelBosque ile başladı, iyi de yaptılar. Kariyerli hoca getirdiler. Ben bu Bosque'yü Barcelona'dan tanırım, göbekli hocadır oyunu okur. Ama ne olduysa Beşiktaş'a bir hakem zulmü başladı ki sormayın. Hakemler kim düşşe düüüüt penaltı, Beşiktaşlı oyuncu kırmızı kart. Yahu ayıptır günahtır asırlık camia derken tribünde adam bıçaklandı. Kim bıçakladı derken Demirören değil de öbürü, Bilgili istifa etti. Bilgili'ye küfür falan ettiler. Zannımca bunlar yanlış şeyler. Tamam ben de küfür ediyorum ama o kadar galiz mi ediyorum. Hayır, yapmayın etmeyin.

Derken bunlar Rıza'yı getirdiler bizim atom karınca Rıza. Ama "ayvaz kasap bir hesap" hesaaabı, sonuçlarda ve hakemlerin düüürt lerinde bir değişiklik bir kendini ilerletme olmadı. Misal ben kendini çok ilerleten bir topçuydum, gün ben gün farkederdi topumda. Ama hakemler olacak şey değil.

Bir sözüm de Rıza Hocaya, Rıza hoca nedir o üst baş dökülüyor. Giysene jilet gibi takımları, biraz kariylerli vizyonlu olsana saha kenarında. Bak Rıza Hoca, topçunun bir gözü sendedir, seni süzer adamın ciğerini bilir onlar. Bir ingilizce laf et bir çömel birşeyler yap hoca.

Trabzon'a gelirsek futbol anlamında. Trabzonspor hakikaten tam bir "karadeniz'in temsilcisi". Yani güzel top oynuyorlar sahsen ben izledim TRT1'de. Yattara sağdan gelen bir topçu, Fatih olsun, Gökdeniz olsun bunlar sağlam topçu. Ama bir lafım da Ziya Doğan'a, Şenol dikkat et, takımı toparla. Bu mantıkla zor şampiyon olursunuz.


Tever KAPTAN

Son zamanlarda kitapçılara çok sık giden bir insan olduğumdan geçtiğimiz günlerde hepimizin yakından tanıdığı bir vitrinde sanki başka konu kalmamış gibi bakınca insan bütün kitaplar tek bir konudan bahseder olmuş, bilmem dikkat ettiniz mı?

Zen, bütün dünyayı kasıp kavuran bir felsefi ilim dalı olmuş artık. Bunu sadece doğuda değil batıda da çok sıkça kullanılan bir "acaba boşluk gerçekten var mı?" veyahut "ben şuradan mı geldim" sorularından anlıyoruz? Bu tip soruları günümüzde sadece batı dünyası değil, ben de o yüzden acaba bu konu dünyanın hem batısını hem de doğusunu alakadar eden bir diğer konumuz da futbol gibi etkili mi?

Futbol ve Zen yanyana geldiğinde, bundan nasıl kazanç sağlayabilir futbol dünyası (ve zen dünyası)? Bence ikisi de kazanç sağlar, bu kolay bu konuyu irdelemenin gereği bile yok. O yüzden sormamış varsayın.

İkinci soruya gelelim. Futbol ve Zen benzerler mi? Bence benzerler. Futbol basit oyun, karmaşık oynamayacaksın. İleriye doğru başlatılan akınlar en kötü ihtimalle out ile sonuçlanacaktir.

Bu bakış açısının Futbol dünyasına ilk defa çok seneler önce girmişliği vardı. O yüzden basit düşünen futbol adamları bugün dünyanın çeşitli kulüplerinde yöneticilik ve de hocalık yapacak duruma geldilerse bunda ileri düşünceli futbol akımının önemi bence sanıldığından da çok daha büyük. Zen de basit bir felsefe. Geriyi unutup ileri bakacaksın. Bu yüzden bu iki kavram bence benzerler.

Bu bizi üçüncü soruya getiriyor. Üçüncü soru, Futbol ve Zen yanyana yaşayabilir mi? Bence bu sorunun cevabı evet. Uzun uzadıya düşünmenin gereği yok.

Araştırmalarımızın verdiği netice sonucunda karşımıza bir takım veriler geliyor ve bu konunun kompatabilitesinin yüksek derecede olduğunu vurgular düzeyde sonuçlar elde ettiğimize inanıyorum. Her türlü teste tabi tuttuğumuz bu iki kavram, ikisi de zamanın süzgeçinden geçip karşımıza birbirlerini tamamlar birer kavram olarak daha nice yıllar karşımızda kitap olsun televizyon olsun çıkacaklarına dair benim bir şüphem kalmadı.

Bu konuda yazılacak kitapları, vitrinleri süsleyen kitap kapaklarını şimdiden görebiliyorum futbol severler : Futbol Ve Zen, Zen ve Futbol Dünyası, Futbol ve Zen Sanatı, Bir Zen Sanatı Olarak Futbol, Futbol ve Zen: etkileşimler, tarihsel bir perspektif.

Bu yazının yazarı futboldan sizin bu yazıyı anladığınız kadar anlamaktadır.