Bir Önceki Sayfa
Hayatım Futbol / Nisan 2005   Hayatım Futbol / Nisan 2005
Bir Sonraki Sayfa
Meşhur La Rambla caddesinden başlayıp sahile uzanıyorum önce. Hediyelik eşya dükkanlarında en popüler ürünler arasında sahte Ronaldinho formaları, Barcelona flamaları ve dokuma atkılar var. Sıraladığım tarihi eserleri birer birer gezdikten sonraki hedefim tepeye çıkmak.

Plaça d'Espanya'dan otobüslerle, uzun ve geniş Paral-lel caddesi üzerindeki dağ treniyle veya sahil kesiminde birkaç noktadaki teleferiklerle tepeye ulaşmak mümkün. Tabii ki yürümek de ayrı bir tercih. Yokuş yukarı yolu isteyenlere.

Her seferinde teleferiği istesem de rüzgar yüzünden o yolu kullanamıyorum. Dağ treni yolunu seçip yukarıya ulaştığımda gördüğüm şehir manzarası mükemmel.

Tepeye çıktığınızda hemen indiğiniz yerin önünde otobüs durakları da var. Eğer önceden edindiğiniz bir haritanız ve çizdiğiniz güzergah yoksa sola dönüp yukarıya doğru yürümeye başlayabilirsiniz. Bu yol sizi olimpik stadyum, olimpiyat bölgesi, modern sanatlar müzesi ve Plaça d'Espanya'yı

görebileceğiniz yüksek kesimlere taşıyacak. Yürüyüş yolu üzerindeki levhaları takip edip stada gelmeden önce sağda parkın içinde merdivenlerden indiğinizde karşınıza gelecek olan danışma bürosuna giderek bir harita almanız size fayda sağlayacaktır. Böylece neyin nerede olduğunu çok daha rahat bulabilirsiniz.

MAVİ-BEYAZ MÜTEVAZİLİĞİ

La Liga'nın orta sıra ekiplerinden Espanyol'un maçlarını oynadığı Estadi Olimpic üst katından girip ücretsiz olarak izlenebiliyor. Bu katta aynı zamanda Espanyol'un ürünlerinin satıldığı ufak bir de kulüp mağazası var. Ürünlerde çok çeşit yok. Flama, maskot ve forma en çok bulunanları.

Her ne kadar iddialı ve ligde söz sahibi olmasalar da, buraları ziyaret ettiğinizde mütevaziliklerini hissettirip mavi-beyaz renklerine karşı sempati duymanızı sağlıyorlar. 70 bin kişilik stadın etrafı yine yüzme havuzları, tesisler ve diğer spor dallarına ait kortlarla çevrili. Tepede sporla alakalı kesimleri gezmek çok fazla vakit almıyor. Çünkü hemen hepsi birbirine yakın yerlerde ve sadece belirli bölümleri ziyarete açık.

CAMP NOU KALABALIĞI

Barselona'da da metro kullanımı oldukça kolay ve bir yere ulaşmada en mantıklı seçim. Sondan bir önceki gün merkezdeki

 
otelimden çıkıp La Rambla altındaki Liceu'dan biniyorum metroya. Barcelona - Milan maçı var akşama. Hat değiştirmeden Maria Cristina durağında inip bir iki yüz metre yürüdükten sonra seyyar satıcılar karşılıyor önce beni. Barcelona forma, atkı ve bayraklarına Katalonya bayrakları da eklenmiş.

Her yerde formalı insanlar maça doğru akın ediyor. Hangi kapıya baksam biletlerin günler öncesinden tükendiği yazısı asılı. Kara borsada bilet fiyatları birkaç yüz Euro ile anılıyor. Maç dolayısıyla müze ve stadyum turu da düzenlenemediği yazısını okuyorum girişte. Bazıları oynamayacak olsa da Eto'o, Deco ve Ronaldinho gibi yıldız isimleri canlı izlemeye sadece birkaç adım yaklaşmışken eli boş dönmek üzüyor insanı. Çaresiz kulübün resmi satış mağazasyla yetinmek zorundayım.

Genel Nike ürünleri zemin katta, Barcelona'ya ait ürünler ise üst katta yer alıyor. Eto'o, Deco ve Ronaldinho yazılı lacivert ve açık kahve tonlarındaki alternatif formalar hemen girişe konulmuş. En çok satanlar da bunlar. Diğer



bölümlerde bilgisayar oyunundan nevresim takımına, atkılardan saatlere kadar oldukça geniş yelpazede ürünler yer alıyor. İstanbul'dan verilen siparişleri toparlıyorum. Atkılar 10-12 Euro civarında. Hemen hemen aynıları şehir merkezinde 8 Euro. 60 Euro karşılığı orjinal forma alabiliyorsunuz. Fiyatlar marka ve ülke şartları düşünülünce normal seviyede.

BARCELONA SİZİ ÇAĞIRIYOR

Akşam otele dönüyorum ve maçı odamda izleyebiliyorum ancak. Belki de her filmin mutlu sonla bitmesine alıştığımız gibi, benim de o stadın içinde yer alıp futboldan keyif alarak günü bitirmem gerekirdi diye geçiyor aklımdan. Ama damağımda tat bırakan filmlerin de hep alternatif sonlarla bittiğini hatırlıyorum sonra. Barcelona da belki bu yolla bana bir gün yeniden oraya gitmem konusunda bir davet sunuyordu kim bilir? Orada yaşananın adı sadece futbol değil. Tutku, mücadele ve bağlılığı hissediyorsunuz sokaklarda dolanıp o havayı solurken. Sloganlarındaki "Mes que un club", yani "Bir kulüpten öte" deyişi de ancak Barcelona'ya gittiğinizde anlam kazanıyor.