videoların gösterebileceği formatta çoğaltılıp büyük şehirlerde bile tek tük olan videoculara dağıtılıyor. O videocular da yakınlarındaki müşterilere elden, uzaktakilere postayla bu yayınları ulaştırıyorlar. Hafta sonu oynanmış maç Salı-Çarşamba günü elinizde oluyor. Alın size maç keyfi.
Bir de işin canlı skor takip etme kısmı var. İnternetin Türkiye'de üniversitelerle sınırlı olduğu, bugünkü kadar yaygın olmadığı dönemler. Türk radyoları internetten dinlenemiyor. Telefonla dakika skor almak güzel ama pahalı bir yöntem. Maç skoru bekleyen futbolseverleri bir araya getiren taraftar siteleri var.
Maçları canlı dinleyen ya da izleyen bir hayırsever taraftar canlı olarak yazarak diğerlerine aktarıyor. "Dakika 15. Karşılıklı ataklar" gibi mesajlarla maçın gidişatı hakkında bilgi veriliyor. Tutulan takım gol attı mı, "Gooooooooooooooool" diye yazarak bağırılıp monitör başındaki diğer taraftarlar coşturuluyor. Kimi zamanda maçlar bir chat odasından aktarılıyor. Bu sefer sadece maçı anlatan hayırsever değil herkes yazabiliyor bir şeyler. Tam bir kaos. Gol atıldığında "Gooooooooooooool" mesajları yağmaya başlıyor.
Bir de bu kadar çok gol mesajını, gol yağmuru başladı diye yorumlayan biri olur hep: "İkinci golü mü attık?". Tecrübeli taraftar yol gösterir:"Yok renktaş, ilk gole seviniyoruz daha. Ama eli kulağında şimdi atarız.".