Bir Önceki Sayfa
Hayatım Futbol / Nisan 2005   Hayatım Futbol / Nisan 2005
Bir Sonraki Sayfa

Diğer büyük takımlardan transfer teklifi almış mıydınız?

Galatasaray'la görüştükten sonra Fenerbahçeli ve Beşiktaşlı yöneticilerden de teklif aldım. Ancak onlara Galatasaray'a söz verdiğimi, görüşmelerin olumsuz geçmesi durumunda onlarla görüşebileceğimi söyledim. Galatasaray'la yaptığım görüşmeler olumlu geçti ve bir daha diğer kulüplerle görüşmedim.

Sizin gönlünüzde yatan başka bir takım var mıydı?

Zonguldak'taki çevrem Trabzonsporlu insanlardan oluşuyordu ve Trabzonspor'a sempati duyuyordum.

Karadeniz insanının kişilik özelliklerinden biri asabiyettir. Siz bir Karadenizli olmanıza rağmen, hatta bir Karadenizli'den ziyade Türk insanının ortalama asabiyetini göz önüne alırsak son derece sakinsiniz. Sahada gördüğümüz Ergün özel hayatta da aynı mı?

Ben kolay kolay sinirlenen bir insan değilim. Olaylara daima pozitif bakmaya çalışırım. Özel hayatta da sakin bir yapım vardır. Kolay sinirlenmem demek tabii ki sinirlenmediğim anlamına gelmez. Sinirlendiğim zaman da tam sinirlenirim.

Türkiye'de sizin gibi sakin olduğunu düşündüğünüz, takdir

ettiğiniz futbolcular var mı?

Oğuz Ağabey ve Aykut Ağabeyi oynadığı dönemlerde çok takdir ederdim. Tabi bunu sınırlandıramayız. Genel bir araştırma yapılırsa göz önünde olmayan da birçok bu tür oyuncu vardır.

33 yaşına geldiniz ve yaşı biraz ilerleyen futbolcuların en büyük sıkıntılarından birisi de ağır antrenman tempoları.
Mesela Gheorge Hagi'nin futbolu bırakmasının nedenlerinden biriydi bu. Gençlik yıllarınızla günümüz arasında bu anlamda motivasyon farkı var mı?

Hagi Hocamızın ağrıları vardı. O ağrılar onu rahatsız ediyordu. Ama tabi her insanda yaş ilerledikçe vücut biraz daha ağırlaşmaya başlıyor. Ayrıca 5 yıllık yoğun maç trafiğinin de vücutta bıraktığı yorgunluk izleri var. Ancak ben kendime bu konuda hala güveniyorum. Gençliğimdeki gibi kondisyonumu koruyorum.

Futbolda ileriye gidemeyceğinizi düşündüğünüz anlar oldu mu? Alternatif bir meslek var mıydı aklınızda?

Çocukken "büyüyünce ne olacaksın" diye sorduklarında her zaman Beden Eğitimi öğretmeni olmak istediğimi söylerdim. Spora her zaman ilgim vardı.

Türkiye'de sol ayaklı futbolcu sıkıntısı nedeniyle gerek milli takımda gerek Galatasaray'da birçok defa değişik mevkilerde oynamak zorunda kaldınız. Bu durum sizi rahatsız ediyor mu?

Eğer siz çok yönlü bir oyuncuysanız, hocanız size nerde görev verdiyse orada oynamak durumundasınız diye düşünüyorum. Diğer mevkide daha başarılı olabilirsiniz ancak takımın diğer mevkide ihtiyacı varsa orada oynamalısınız. Mesela ben sol ayaklıyım ancak sağ kanatta oynayabilmek isterim. Ters mevkide oynamak rakibi yanıltır ve o kanatta etkisini arttırabilir. Hocamız futbol oynadığı dönemlerde bunu sık sık yapardı.

Bazı maçlarda sağ kanattan içeri kat ederek ters ayak avantajıyla etkili olurdu.

Bir zamanlar Avrupa'dan teklif aldığınız basına da yansımıştı. Ama Türkiye'de kaldınız. Bu kararınızın arkasında yatanlar nelerdi? Keşke gitseydim diyor musunuz?

UEFA'yı aldığımız yıldan sonra birçok arkadaşımıza olduğu gibi bana da teklifler geldi. İngiltere ve İspanya'dan teklifler aldım. Ancak Türkiye'deki ücretler o günün şartlarında daha iyiydi. Ayrıca burada kurulu bir düzenim vardı. Ve yurtdışından çabuk dönen kötü örnekler de vardı. Burada kalmayı tercih ettim.