Hayatım Futbol / Nisan 2005       Hayatım Futbol / Nisan 2005   

Elif Karadayı

Merhaba..

Bunca yılın ardından seninle statta karşılaşmamız aslında bir tesadüf değildi. Seni sevmeye başladığım günlerdeki masumca bir isteğin sonucuydu bu. Bilinçsizce ama bizi bugün dünyanın bir ucunda karşı karşıya getiren sevgimin, aşkımın tuzağıydı belki de sana..

Hatırlıyor musun, artık senin takımını tutmak istediğimi söylediğimde çok şaşırmış bir o kadar da sevinmiştin bir taraftar daha kazandırmıştın kulübüne çünkü.

"Seninle" demiştim, "Seninle aynı şeyi sevmek istiyorum.. Hem zaten kendi takımımı da öylesine tutuyordum. Yani laf olsun diye."

Kahkaha patlatmış "Hadi hadiii!!" diyerek göz kırpmıştın beni kızdırmak için.

Hiç kızmamıştım ama niyeyse kızmış gibi de başımı çevirmiş küs görünmüştüm sana. Gönlümü almansa baya uzun sürmüştü. O zaman hep düşünmüştüm, o üzgünken ben nasıl sevinebilirim diye; ondan değiştirmiştim renklerimi.

Çünkü asıl istediğim senin tüm duygularına ortak olmaktı. Seninle ağlamalı, seninle gülmeliydim. Senin heyecanını taa içimde hissetmeliydim. Senin gözlerindeki ışıltı benim de gözlerimden taşmalıydı..

Sen "Goooolll" diye zıpladığında yanında ben de zıplamalıydım. Sen gözyaşlarını tutamadığında ben zaten ağlıyor olmalıydım. Seslerimiz tek ses gibi çıkmalıydı.. Aynı sohbetlerde yer almalıydık, aynı hedefe koşmalıydık. Her galibiyet sonrası öyle bir sarılmalıydım ki sana, mutluluğumuz birbirine akmalıydı..

Öyle de olmuştu değil mi?

Bir Önceki Sayfa
 

Futbolun büyüsü aşkımızı da sarıp sarmalamıştı.. Artık "Çok iyiydiniz" demeyi bırakıp, "Çok iyiydik" demek nasıl bir duygu bilemezsin.. Biz olmanın başka bir yoluydu bu benim için. Bizim takımımız, bizim renklerimiz, bizim marşımız, bizim stadımız .. Senin ve benim ikimizin..

En büyük sevinçleri birlikte yaşadık..

Bayraklarla donattığımız araba şampiyonluk sevincimizi taşırken, birbirimize daha da yaklaştırıyordu sanki ikimizi.

Ortak tutkumuz, ortak yolumuzdu ve biz o yolda mutluyduk.. En azından o anlarda mutluyduk demeliyim belki, yoksa sadece ben mi mutluydum?..

Sormadım bile ya da sorgulamadım öyle hızlı aktı ki zaman haftaların peşinde, durup gözden geçirmeye vakit kalmadı..

Sonra sen gittin..

Kahrettim, ağladım.. Küfrettim..

Lanetler yağdırdığım da oldu ama içten değildi inan. Ellerim titreyerek, kalbim sıkışarak ama hep istemeye istemeye gönderdim kötü dileklerimi. Başka türlüsünü yapamayacak, susacak kadar gücüm kalmamıştı zaten..

Sessizliğin ve sensizliğin çıldırtan anında oldu hep o patlamalar.. Düşünmesi zor, kabullenmesi zor bir gerçek vardı çünkü: sen başka yerlerde, başkalarıylaydın.

Bense hep stattaydım.. Başka bir şey başladı senden sonra. Maçlarda hep sen oldun.. "Golll" diye bağıran binlerce taraftar bir tek sendin..

Etrafımdaki tüm kokuların armonisinde senin kokunu çektim burnuma..

Her şampiyon oluşumuzda tura seninle çıktım. Çünkü ikimizi bunca ayrılığa, bunca mesafeye rağmen bu duygular kavuşturuyordu. Sensizliğin zehrine panzehir gibiydi bu ucuca eklediğim 90 dakikalar.

Ve bugün, bu mektubu yazarken kaybettiğim izini bulmama vesile olan yine bir 90 dakika oldu..

Seni hep sevdim..

Bazen bir renkte buldum seni, bazen bir statta, çoğu zaman bir futbolcunun bakışında, zaman zaman bir tezahüratta ama en çok da yüreğimde..

* Seda ve Makis'e çoğalmaları dileğiyle.(e.k)

Bir Sonraki Sayfa