Bir Önceki Sayfa
Hayatım Futbol / Nisan 2005   Hayatım Futbol / Nisan 2005
Bir Sonraki Sayfa

Bu değiştirmemiz gereken birşey. Benim yapmaya çalıştığım da bu. Oyuncuları çalıştırma şeklimizi değiştirerek futbolu daha artistik yapmak, izlenmesi daha keyifli yapmak benim amacım. Bunun odak noktası futbolcuları topla daha rahat bir hale getirmek.

"İngiltere'deki antrenman felsefesi hep çok zayıf olmuştur. Teknik üzerinde az zaman harcanması futbolcuların pas atmak ve almak gibi basit şeyleri bile yapamamasını getirdi. Sözde elit oyuncuların bile."

Peki Clifford oyuncuları belli bir teknik seviyesine getirerek başarı sağlıyor, ancak başka takımlardaki hocaların perspektifiyle ezilen futbolcular hakkında ne yapmalı? Clifford'a göre onların kabul etmesi gereken bir takım gerçekler var: "Genç yaşlarda antrenörlerin futbolcuları kendilerini sahada istedikleri gibi dile getirmelerine izin vermeliler. Yetişkinlerle çalışırken de onların o kadar iyi yetiştirilmiş olması lazım ki, en karışık hareketleri bile rahatlıkla, baskı altında olsalar bile yapabilsinler. Böylece hocalar bahsettiğiniz o riski almamış olurlar. Çünkü ortada bir risk yok."

Söyleşimizde öğreniyoruz ki Clifford'un Juninho'dan öğrendiği ilk şeylerden biri de iyi bir futbolcu olabilmek için önce iyi bir insan olunması gerektiği. İngiltere'de gençler için ciddi bir sorun olan aşırı alkol tüketimi ve uyuşturucular belki de yüzlerce yetenekli futbolcuyu yok etti bugüne kadar. Clifford ülkenin en tehlikeli

semtlerinden olan Chapeltown'da futbolcu yetiştirmeye karar verdi ve hala devam eden bir projesi var: "Söylediğiniz faktörler tabi ki tehlikeler. Bunun yüzünden de programımızın büyük bir bölümü gençleri aynı zamanda iyi birer insan olarak da yetiştirmek. Bu her yaşta önemli. Chapeltown'a kimse ayak basmazken ben hep böyle bölgelerde çalıştım. Burada çok iyi ilerleme kaydediyoruz."

Premier Lig'de bulunan yabancı futbolcuların sayısı zaman zaman İngilizlerin tepkisine yol açtı. Bunların çoğu da Jay Jay Okocha gibi yaratıcı oyuncular. Muhtemelen Clifford'un yatırımları gelecekte bu tip oyuncuların İngiltere'den de çıkmasını sağlayacak. Ama bu yeterli olacak mı? "Gençleri daha uzun süre, daha sıkı ve daha iyi bir karakterle çalıştırmamız lazım. Bu çalışma ancak o zaman gerçek anlamda elit genç oyuncular şeklinde geri döner. Benim amacım sadece Brezilyalılar'ın yaptıklarının aynılarını uygulamak değil, onların da çok daha ötesine gitmek." diyor Clifford.

Gerçekten bomba transferler

Bütün yaptırımlarının Clifford'a getirdiği bir finansal zenginlik de oldu elbet. Futbol okullarının hızla büyümesi ve ünlü oyuncak markası Lego'nun sponsor olarak yedi rakamlık bir gelir sağlaması Clifford'un elinde ciddi bir güç yarattı. Federasyon hiyerarşisinde en altlarda bulunan Kuzey Eyaletleri Liglerinde oynayan Garforth Town AFC kulübünün 100.000 sterlinlik borçlarını üstlendi ve bu kulübün yeni sahibi oldu Clifford. İşte yetiştirdiği oyuncuları yaşları uygun olduğu andan itibaren kendi kulübünün bünyesine alarak her şeyi kendi istediği gibi yönledirebiliyordu artık.

Bunun üzerine mezun oyuncuları üzerinde hak sahibi olmak için de ayrı bir menajerlik firması kurdu. Hak sahibi derken yanlış anlamayın. Simon Clifford gibi futbol sevdalısı bir adamın bir oyuncusundan para koparmak gibi bir niyeti yok. 'Hak sahibi' derken burada amaç oyuncu başka bir kulüpte oynasa bile kişisel antrenmanlarında Clifford'un ayrıyeten müdahale edebilmesi ve oyuncunun gelişimini sağlayabilmesi.

Bu ayki sayımızda daha iyi tanıyacağınız Brezilya efsanesi Socrates, Garforth Town'un bu sezonun başında ses getiren transferi oldu. Ben haberi televizyondan öğrendiğimde duyduklarıma inanamamış, herhalde 'balon' bir haberdir diye aldırmamıştım. Sonra gördük ki onlarca gazetec iküçücük Wheatley Park Stadını



doldurmuş, yedek kulübesinde donmak üzere olan Socrates'in önünde flaşlarını patlatıyor.

Clifford takımın renklerini sarı laciverte de değiştirmiş. Kulüp modern bir havaya bürünmüş. Tribünler dolu, skorlar iyi gidiyor ve Mart ayında bir açıklama:

"Romario 2005-2006 sezonunda Garforth Town'da oynayacaktır."

Clifford bu transferlerin asıl amacının kulübe ilgi getirmeleri ve gençlere örnek olmaları amacıyla yapıldığını söyleyip şunları belirtiyor:

"Hedef buradan itibaren takımı kendi genç yeteneklerimizle doldurmak ve ligleri birer birer atlamak. Romario ve Socrates transferleri bütün şehir için bir moral oluyor ve kulübün profilini yükseltiyor."