Bir Önceki Sayfa
Hayatım Futbol / Nisan 2005   Hayatım Futbol / Nisan 2005
Bir Sonraki Sayfa
Geçen ayki sayımızda İngiltere'deki yaratıcı futbolun eksikliğinden bahsetmiştik. Bu ay ise bunu kökünden değiştirmek için bütün hayatını veren birini konu alacağız. Sıfırdan başladı, okullar kurdu, kulüp satın aldı ve Brezilya'nın efsane isimleri Socrates ve Romario'yu amatör takımına transfer etmeye kadar giden icraatları oldu.
"İngiliz futbolunu değiştirecek olan adam" Simon Clifford
Hayatım Futbol'a konuştu.

Alp Ayhan
Her şey Clifford'un ucuz Middlesbrough kombine kartı almak için geç kalmasıyla başladı. Juninho Paulista yeni transfer olmuştu ve uzun süre kulübünü böyle iddialı bir şekilde görmeyen Boro'lular Riverside Stadına hücum ediyordu. Aralarında normal bir taraftar olan Simon o sırada Leeds'de bir ilkokulun beden eğitimi ögretmeniydi. VIP bölümünden
kart almaya razı oldu ve kendisini Juninho'nun babasının iki koltuk önünde buldu. Kart belki pahalıydı, ama bu hayatında yaptığı en kazançlı yatırım olacaktı.

"Kendisiyle konuşmak için çok direttim. Sürekli 'size bir kahve getirebilir miyim' diye sordum. Herhalde canı benden o
kadar sıkılmış olacak ki sonunda evet dedi ve futbol üzerine ilişkimiz başladı.

"Clifford o günden sonra, önce Juninho'nun babasının, sonra da Juninho'nun İngiltere'deki en iyi, belki de tek arkadaşı olacaktı.

Her gece Juninho'nun evinde saatlerce futbol konuşulur, maçlar seyredilir oldu. Clifford ayrıca Juninho'ya da çok yardımcı olacaktı:

"Kulüp onu o kadar yalnız bırakmıştı ki, birçok gereksinimi sağlayamıyordu. Doktora nasıl gidilir, günlük şeyleri nasıl ve nereden alır, bunların hepsinde ben yardımcı oldum."

Gelişen arkadaşlık Juninho'nun Clifford'a da yardım etmesi ile devam etti. Clifford'un okul sonrası öğrenciler için organize ettiği futbol seanslarından birine Brezilyalı yıldız gitti, ancak gördükleri onu hiç etkilemedi. Clifford olanları şöyle anlatıyor:

"Juninho antrenmanları izledi. Ona Hollanda'dan aldığım metodları kullandığımı söyledim. Bana 'Bunlar hiçbir işe yaramaz. Çocuklara resmen karada yüzmeyi öğretmeye çalışıyorsun' dedi.

14 yaşına kadar büyük boy futbol topuna dokunmadığını söyledi ve bana futsal'dan bahsetti."

İşte futsal, yani Futebol de Salão (Salon futbolu), Clifford için büyük bir keşif, bir altın anahtarın eline geçmesi gibi bir olay
oldu. Juninho'dan 30 tane minicik futsal topunun Brezilya'dan gönderilmesini istedi ve çalışmalarına bu ekolde devam etti. Futsal'ı Clifford şöyle değerlendiriyor:

"Küçük top sizi belli bir şekilde düşünmeye zorluyor. Seçeneğin yok. Çabuk bir şekilde kısa pasını atacaksın, pasını destekleyeceksin ve boşlukları bulacaksın. Boşluklar o kadar kısıtlı ki hiçbir zaman uzun top yapamıyorsunuz."

Brezilya seferi

Zaman geçtikçe Clifford'un Brezilya futboluna olan ilgisi arttı, araştırmaları yoğunlaştı ve sonucunda ilk futbol okulunu kurdu. Brazilian Soccer Schools ismi altında sonra binlerce çocuğu barındıracak olan okullardan birincisini açtı. 1997 yazında ise bizzat Brezilya'da gençlerin nasıl yetiştirildiğini ve neden bu kadar yetenekli olduklarını yerinde görmek için yola koyuldu.

Clifford'un yanında bir BBC ekibi de gelmişti. A Whole New Ball Game adında bir belgesel çekildi ve Clifford'un daha çok tanınması sağlandı. Rio'nun favela 'larında sokaklarda top koşturan fakir ailelerin çocuklarını görüntüledi, onların arasından çıkan starlardan biri Denílson'un da bulunduğu São Paulo antrenmanına çıktı.

Eğer Brezilyalılar'ın fiziksel anlamda zayıf olduğunu, kondisyonlarının olmadığını düşünüyorsaydınız yanıldınız. Clifford'a göre Brezilya'da İngiltere'de bulunmayan bir bilimsel yaklaşım var futbola: