Bir Önceki Sayfa
Hayatım Futbol / Mayıs 2005   Hayatım Futbol / Mayıs 2005
Bir Sonraki Sayfa

tartışmalar yapıldı. 600 civarında insan katıldı ki bu çok önemli bir rakam. Medya da büyük ilgi gösterdi ve yayınlar yaptı. Dinleyiciler ortamdan memnun kaldı. Bu forumun her yıl düzenlenmesi için büyük talep var. 30 yıl profesyonel futbol antrenörü olarak çalışmış biri olarak, Brezilya'da antrenörlük eğitiminin ilerlemesine katkıda bulunmak fırsattır.

Brezilya'da futbolcular nasıl yetiştiriliyor?

Brezilyada artık futbolcular kumsallardan veya sokaklardan gelmiyor. Kulüplerde yetişiyorlar. 8 ile 10 yaş arasındaki çocuklar haftada 2 gün çalışmak için kulüplere davet ediliyor. Daha sonra altyapının bir parçası oluyorlar. Genç oyunculara uygulanan antremanlar fundemental ve futbol oynamanın temel prensipleri üzerine kuruluyor. Kulüpler normal eğitimi almalarına da önem veriyor. Gelişim programının bir parçası olarak, 12 yaşından sonra 11'e 11 maçlar yapmaya başlıyorlar.

Brezilya milli takımı teknik direktörünün karşılaştığı zorluklar nelerdir?

En büyük baskı her maçı kazanmak zorunda oluşudur. 1 yıl hiç maç kaybetmedik. Daha sonra Ekvator'a yenildik ve adeta bir felaketmiş gibi değerlendirildi. Tam anlamıyla bir krizdi. Ekvator maçını 2900 m'de, yüksek bir rakımda oynadık. Ama bu kimsenin

umurunda değildir, zira siz hep kazanmak zorundasınız. Takım Pazartesi topandı, Salı hafif bir antreman yaptık, ve Çarşamba da maça çıktık. Maç biter bitmez 12 oyuncumuz özel bir uçakla Avrupa'ya, kulüplerine gitti. Futbolcular birer makine gibi görülüyor.

Teknik adam için ise hep bir sonraki maç vardır. Futbolcuların oynamak için arzusu var, ama milli takıma bu kadar yorgun gelip toparlanmak için yeterli süre olmadığında bu isteği göstermeleri zorlaşıyor.

Yıldız oyuncular her ne kadar kendilerini motive etseler de en büyük zorluğu bu konuda çekiyoruz. Bir eleme maçı için sadece birkaç günüm varsa tek amacım takımı organize etmek oluyor.

Kornerler veya serbest vuruşlar üzerine çok az zaman ayırabiliriz. Hafif antremanlarla kendilerine gelmelerini sağlıyoruz. Ama antremanın ağırlığına karar vermek problem.

Brezilya'da oynayacağımız Arjantin maçından önce dozu biraz artırmıştık ve 2 oyuncumuzda çekme meydana geldi. Mesela antremanlarda 3'e 2, veya 4'e 3 oynatırım, hızlı hücumlar çalışılır...

Oyuncular bu tip antremanları sevseler bile iyi durumda değillerse bazıları için ağır ve zorlayıcı isteklerde bulunmak sorun yaratabilir.

Brezilya ve uluslararası futboldaki eğilimler nedir?

Euro2004'de gördüğümüzün aksine artık Brezilya'da kanat adamları yok. Golcülere destek veren ve daha geniş alanda oynayan oyuncular var. Burada günümüzdeki yaklaşım bir golcü (striker) ve arkasında 2. bir forvet. Favori diziliş ise 4-4-2. Ama Brezilya liginde 4-5 takımın geride 3 stoper ile oynaması da çok ilginç (örneğin Santos). Brezilya'da felsefe topu tutmak, topla oynama yüzdesine önem vermek ve hızlı oynamaktır. Rakımdan dolayı az pres yapılır. Pres varsa da genelde bunun sebebi evsahibi takımın tempoya hakim olma istediğidir. Çok fazla kontratak futbolu oynamayız. Ayağa paslarla oyun kurmaya ve hücumu şekillendirmeye çalışırız. Ama top kaybedildiğinde 7-8 kişiyi geriye çekmeye dayanan defansif eğilimler var.

EURO2004 ilginç bir referans oldu. Global olarak kontratak çok moda bir taktik. Bazen sadece kontra oynarken boş alan bulabiliyorsunuz. Ama bunu da nasıl

yaratacağınızı, yani rakibi üstünüze çekmek için onları nasıl rahatsız edeceğinizi bilmeniz gerekir. Zagallo 1970'lerde kontratak futbolu üzerine çalışıyordu ve hep zamanının ilerisindeydi.

EURO2004'de gördük ki birçok takım defansta 4'lü hatta döndü. 4'lü alan savunması çok daha verimli ve 4-4-2'nin de bir parçası ki bu da Brezilya tarzına uygun. 4-4-2'yi alan markajı ve sahaya iyi yayılım getirdiği için seviyorum. Zira takımlara, savunma ve hücumda çok yönlülük getiriyor.

Brezilya milli takımını çalıştırmanın stresiyle nasıl başediyorsunuz?

Bu soruyla meslek seminerlerinde sürekli karşılaşıyorum. 4 tane şey var: Aile, değerler, din ve hobi. Etrafınızda sizi destekleyen bir aileniz ve bir hobiniz olmalı. Bildiğiniz gibi resim yapıyorum. Deniza kıyısında resim yaparak geçirdiğim birkaç gün beni rahatlatmaya yetiyor.