Bir Önceki Sayfa
Hayatım Futbol / Mayıs 2005   Hayatım Futbol / Mayıs 2005
Bir Sonraki Sayfa

gibi gazetenin içine koyduk ve ücretsiz hale getirdik. Bu sefer de, diyelim Radikal o gün 50 bin tane basıldı, futbolla ilgilenmeyen 30 bin radikal okuyucusu derginin kapağını bile açmadan direk atıyor. Ama olsun geri kalan 20 bin insan da aldı, sevdi, okudu. Bir iz bıraktı neticede. Daha fazla yaşayabilirdi bunun için mutlaka ve mutlaka reklam alması gerekiyordu. 3 sayfa reklam alabilseydi, bugün Radikal Futbol yaşıyor olurdu. O kadarını almak için bile müessese gerekeni yapmadı. Elindeki ürünün nasıl bir ürün olduğunu anlayamadı, anlamaya çalışmadı devamlı Fanatik'le eşleştirdi.

Dünya'da futbolun ilgi gördüğü ülkelerin birçoğunda 10'larca futbol dergisi varken, bizde bu sayının 1-2 de kalmasının sebepleri sizce

nelerdir? Radikal futbol bile dergi piyasasında barınamadıysa, bu ülkede diğer dergiler de barınamaz diyebilir miyiz?

Yok diyemeyiz, taraftar dergilerinin önü çok açık. Halkımız futbolla yatıp futbolla kalkmıyor, halkımız tuttuğu takımla yatıp tuttuğu takımla kalkıyor. Futbol sevgisi ülkemizde biraz tali kalıyor. Bugün Newcastle-Liverpool maçını izleyen kitle, genel futbol izleyicisiyle karşılaştırıldığında devede kulak kalıyor. Futbol kültürü yaratma derdinde olan, hedefi gerçek futbolsever olan, tarafsız durmaya çalışan bir dergi için Türkiye'de hayat pek kolay değil. Ama üç büyüklerin çıkarmış oldukları yayınlar kapış kapış gidiyor. Doyurucu denebilecek reklam gelirleri var.


Radikal futbol çizgisinde bir dergi oluşturmak gibi bir fikriniz var mı?

Ben orda yapacağımı yaptığımı düşünüyorum. 100 sayı çıkardım Radikal Futbol'u. Öncelikle Radikal'in spor sayfalarından sorumluyduk ama cumartesiden başlayıp Pazar günü dahil, güle oynaya Radikal Futbol'u hazırlardık. Başlangıçta ben ve Mehmet Demirkol vardık. Daha sonra Mehmet gitti, Kaan Kural geldi. Kaan gitti, Uğur Vardan geldi. En son ben Uğur Vardan, İbrahim Sarıdağ, biz üç kişi, muhabirsiz, fotoğrafçısız, kağıt maliyeti dışında maliyet yaratmadan ve Radikal'den aldığımız maaşın dışında ücret almadan pazar geceleri sabahlayarak yapıyorduk dergiyi.

Erkan Goloğlu tanıdığımız biri mi?

Erkan Goloğlu bir takma isim, tanıdığınız biri değil. Asıl mesleği avukatlık olan

Ankara'da yaşayan bir arkadaşımız. Mesleği icabı, baroya kayitlı olduğu için gerçek ismiyle yazmak istemediği için, böyle bir karakter yarattık onunla birlikte. Ben öncelikle televizyondaki geyik içerikli futbol programlarını hicveden birini istiyordum. Bizim camiada herkes birbirinin yüzüne baktığı için kimse bunu yapmak istemedi. O açıdan bu çözüm bizim için faydalı oldu.

Hıncal Uluç bir keresinde aradı, Erkan Goloğlu'nu övdü, "bana da sallıyor ama çok keyifle okuyorum" dedi.

Erkan Goloğlu bir keresinde "yüzüklerin efendisi Haşmet ile fularların tanrısı Hıncal" diye birşey yazmıştı. Ona çok gülmüş, ısrar etti kim olduğunu öğrenmek için. Ondan sonra Erkan Goloğlu Hıncal Uluç'un evindeki maç partilerinden birine gidip ordan bir de yazı yazmıştı.