Bir Önceki Sayfa
Hayatım Futbol / Mayıs 2005   Hayatım Futbol / Mayıs 2005
Bir Sonraki Sayfa

Geçen sene Galatasaray maçlarını bu statta oynadığı için biliyoruzki çok önemli bir yol problemi var. Ne yazık ki kapasiteyi karşılayamıyor. Maçtan sonra oluşan araç trafiği bence bir skandal. Bir stad yapmak kadar önemli olan diğer şey ise onun alt yapısını hazırlamaktır. Bu problemin giderilememesinin en büyük nedenlerinden biri Olimpiyat Stadı' nın yılın çok büyük bir kesiminde kullanılmaması. Örneğin Fransa' daki Stade de France' ta aynı sorunla karşı karşıyaydı. Yol problemi yoktu belki ama stadyum sezonu boş geçiriyordu. Paris St. Germain Parc des Prince' i terk etmeyi red etmişti. Fakat Fransa buna çözümü buldu ve Rugby maçları bu statta oynanmaya başlandı. İşte bu yüzden bu stad her zaman hazır durumda. Zaten 2000 finalinden sonra 2006 nın da buraya verilmesi bunun en önemli işareti.

Diğer önemli bir sorun ise takımları finale kalan İngiliz taraftarlar.Bu taraftarlarla birlikte gelebilecek İngiliz holiganlar sadece maç için değil İstanbul içinde tehlike oluşturuyor.

Maçtan belli bir süre önce İstanbul'a gelecekleri için yapabilecekleri taşkınlılarla büyük problem yaratabilirler. Ama finale kalan takımlardan birinin uçağı Anadolu yakasına diğeri ise Avrupa yakasına inecek. Bu başta alınan güzel bir karar. Böylece en başta çıkabilecek bir karmaşa önlenmiş olacak.

Sorunlar daha üretilebilir ama getirileri de konuşmak lazım. Bir kere İstanbul'un tanıtımı için yeniden büyük bir avantaj.

Bunu en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekir.

Ayrıca buraya gelecek olan taraftarların parasal anlamda yağacağı katkı tartışılmaz. Eğer ki finali organizasyonunu başarıyla atlatırsak önümüzdeki finaller için de kapı açılmış olacak. Ayrıca Türk taraftarlar da dev bir organizasyonun finalini ilk kez görecekler. Aslında bu hem sevindirici hem de üzücü bir olay. Şampiyonlar Ligi' nde bırakın final görmeyi çeyrek finali bile sadece Galatasaray, o da 1 kez yaşadı. Bu sene mücadele eden takımlarımızdan Trabzonspor ön elemede

Fenerbahçe ise ilk turda kupaya veda etti. Oysa Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım finali İstanbul' da oynayacakları hakkında son derece iddialıydı. Böyle iddialı kendine güvenen mesajlar vermek tabi ki güzel birşey ama gerçekçi olmak her şeyden daha önemli.

Türk taraftarları böyle mesajlara kanıp daha sonradan üzülmemelidirler. Bu final sözü hemen hemen her sene her takımın başkanları tarafından söylenir. Ama sonuç ortada.

Eğer bir insan sizi ilk defa kandırıyorsa suç %100 ondadır. 2. defa kandırıyorsa suç %50 ondadır ama 3. defa da kandırabiliyorsa suçun tamamı sizdedir. Bu da kendini kandırmanın bir başka yolu olsa gerek.

1994 teki finali izlerken ben de kendimi kandırmıştım finali bizim de yapabileceğimiz konusunda. Fakat zamanla her şey belli oluyor. Modern bir stadımız olmadan organizasyon alamazdık. Bu kadar basit. Şimdi de unutmayalımki kulüplerimiz ekonomik

yapısını Avrupalı rakiplerinin düzeyine getirmezlerse 100 yılda 1 kere kupa kazanırlar en fazla. Ayrıca yazımın başında da belirttiğim gibi önceki yıllarda final düzenlenen stadlarda yeniden finallerin düzenlenmesi istikrarlı olmanın da ne kadar önemli olduğunu karşımıza çıkarıyor. Sadece 1 kere kupa kazanmak ya da bir organizasyonu 1 kere düzenlemek önemli değildir.Önemli olan bunu başlangıç kabul etmek ve kendimizi geliştirerek bu tip başarıları sürekli kılmaktır.

Sonuçta şunu söylemek gerekir ki elimize çok önemli bir fırsat geçti. Bu fırsatı kesinlikle iyi değerlendirmeliyiz. Tanıtım ve ekonomik açıdan değerlendirmek en önemlisi tabi ki. Bu sınavı geçmek bize ilerki yıllardaki finalleri kapsını açacak. Ama kendimizi devamlı geliştirmeliyiz ve zorda kaldığımız durumda suçu karşı tarafa atmak yerine önce kendimizde aramalıyız. 1 parmağımızın karşıyı gösterdiği zaman diğer 3 parmağımızın kendimizi gösterdiğini unutmayalım.