Bir Önceki Sayfa
Hayatım Futbol / Mayıs 2005   Hayatım Futbol / Mayıs 2005
Bir Sonraki Sayfa

Kimisine göre gerçek,kimisine göre ise abartı olan bir ifade.Bilimsel olarak tam olarak açıklanamamış bir mıknatıs etkisinden bahsedilirken diğer tarafta toplumların afyonu olduğu iddiası..

Batuhan Kayhan

Peki yoldan geçerken kenarda iki taştan kale önünde bir topla koşturan çocukları görünce adımlar neden yavaşlar?Sonucu ve getirisi olmayan bir düzene dalar gözler..

Girişteki ifadeyi terse döndürsek biraz daha açıklayıcı olabilir.."Futbol hayattır"..

İşte futbolun hayata benzer yönleri ve belki de bir hayatı 90 dakika içerisinde özetleyebilecek zenginlikte olması cazibesinin en önemli unsurudur. Başlama düdüğü ile başlayan ilk nefes 90.dakikada nihayetlenir.

Amacın ne olduğunu ise maç öncesi ve sonrasındaki hedefler belirler. Önyüzde amaç maçı kazanmaktır ama arkayüzde neler olmaktadır?

Peki tek bir oyuncunun amaç uğruna çabalaması,ter dökmesi o oyuncunun amacına ulaşmasına yeterli midir? Yoksa bir takım ahengi midir esas olan?

Hayatta da bu ahenk değil midir arzulanan? Biz amacımıza ulaşıyorsak ama çevremiz bu seviyeye gelemiyorsa bu kime mutluluk verir?

Bir maç içinde binlerce maç vardır. Bir oyuncunun her attığı adım, kafasındaki herhangi bir düşünce-endişe-ya da heyecana göre şekillendirdiği her hareket yeni bir oyunu başlatır.Bu oyun diğer tüm oyuncuların düşünce-endişe ve heyecanının tetikler. Bu sonu gelmez kombinasyon oyunu zenginleştirir. Bu zenginlikleri yok sayıp, oyunun belirli karelerini tribüne sunmak ise futbola yapılan bir ihanettir.

İnsan da hayatında kendine böyle ihanet etmez mi? Niye şekillendirdiğinin bilincinde olmadan yaptığı hareketlerin toplamı kendisine sonuç olarak dönünce isyan etmez mi? Kendi hayatında yanlış seçtiği önceliklere göre kendi konumu yorumlayıp, diğer kaçırdıklarının farkında olmadan hem hayata hem de kendisine haksızlık etmez mi?

Maç içerisindeki mücadeleler, itişmeler, darbe sonucu yerde kaldıktan sonra kalkıp hırsla devam etmek.. Yaşanan gol sevincinin aksi bir sonuç sonrası kısa bir zaman sonra hüzüne dönüşmesi..

Futbolun yukarıda bahsi geçen unsurları hayatla birebir örtüşmez mi? Umutlar, olasılıklar andan ana değişmez mi? Bu değişimlere göre mücadeleden yılar, ya da hırsla didinmeye devam edilmez mi?

Soyunma odasındaki taktiği tamamen uygulamış olabilirsiniz. Bireysel olarak takıma katkınız görev bilinci dahilinde

kusursuz da olabilir. Ama doğru zamanda doğru yerde değilseniz bu üretimlerin hepsi sizin için anlamsız kalabilir. Son kısmı es geçmeniz takımınızın maçı kaybetmesine neden olabileceği gibi sizin de bunda başrol oynamanıza neden olabilir.

Hayatta önceliklerinize ulaşmak için de doğru zamanda doğru yerde bulunmanız gerekmez mi? Buna doğru kişinin de orada olmasını ekleyebilirsiniz. Peki bu kutsal üçlüye ulaşamamanız ve önceliğinize kavuşamamanız kaybettiğiniz anlamına mı gelir? Sizin için önemli olan süreç midir? Yoksa sonuç mu? Bunun cevabını vermeden hamlenizi yapmak yersiz olacaktır.

Futbolda güzellik detaylarda ve anlarda gizlidir. O detayların ve anların içesinde yapılacak keşifler futbol oyununun bütününün keşfedilmesini sağlar. Belirli amaç ve çıkarlara indirgenmeyecek kadar çeşitli anlamlar yüklenecek zenginlikte olduğunun anlaşılması,futbola olan ilginin verimini artırır..

Hayatın içindeki detay ve anların önemini kavramak da hayatın zenginliklerini es geçme hatasından alıkoyar.. Futbolu bu yönüyle anlamak hayatı zenginleştirir.. Hayatı bu yönüyle kabul etmek de futbola bakış açısını..

Sonra bir bakmışız.. Hayatımız futbol olmuş..