diğer yandan da Ajax'ın Güney Afrika futbolcu pazarına açılımını da sağladı. Bugün Ajax kadrosundaki yıldızlardan Steven Pienaar Ajax Cape Town'dan gelmiş tek futbolcu olmasına rağmen, önümüzdeki yıllarda Güney Afrikalı başka genç yıldızların da Pienaar'ı takip edecekleri kuvvetle muhtemeldir.
Ajax'ın son yıllarda giriştiği bir başka altyapı işbirliği de, ABD'de yerleşik The Ajax Orlando FC ya da Hollandalıların tercih ettiği isimle OFC Ajax.
Ajax Orlando, futbolculuk kariyerini hem ABD hem de Avrupa'da geçiren ve daha sonra ABD'de antrenörlük yapan, ayrıca 1994 Dünya Kupası'nın ABD'ye alınmasında da çalışmalarıyla rol oynayan Royale Orlando Football Academy'nin sahibi Matt Dillon ile Ajax kulübü arasında yapılan bir anlaşmayla kurulmuş. Bu anlaşmayla Ajax'ın adı, ambleminin bir benzeri, genç futbolcu yetiştirme metodolojisi ABD'nin çeşitli yerlerinde kurulacak genç futbolcu eğitim kamplarında kullanılacak ve ileriki yıllarda oluşturulacak profesyonel kadrolar da yine Ajax renklerini, adını ve ambleminin bir benzerini formalarında kullanacaklar.
Bu programın amacı elbette oyuncu yetiştirmek, ama aynı zamanda süreklilik sağlayacak teknik ekip organizasyonu ve ailelerin desteğini sağlayacak imkanların yaratılmasına da büyük önem veriliyor. Genç oyuncuların amaca yönelik çalışmaları, spor etiğine sahip olmaları, belli kurallarla spor yapmayı öğrenmeleri,
|
yönetici, antrenör, takım arkadaşları, hakem ve rakipleriyle olan ilişkilerini en iyi şekilde yürütmeyi öğrenmeleri ön plana alınıyor.
Tabii ki bu anlaşmanın en önemli parçalarından biri olarak, Ajax kulübünün, Ajax Orlando organizasyonundan yetişen genç futbolcuları bir kontrata bağlayarak alıp Hollanda'ya götürme hakkı ve önceliği bulunmakta.
Ajax denilince akla hep genç yıldızlar gelir zaten. Zamanında Cruijfflar, Neeskensler, Krollar, Hulshofflar, sonraları Tahamatalar, La Lingler, van Bastenler,

|
|
 |
Bergkamplar, van't Schipler, doksanlı yılların yukarıda sayılan yıldızları, bugünlerin Ibrahimovicleri, van der Vaartları.
Ajax'ın hemen her yerdeki genç yıldızlarda gözü kulağı var neredeyse. Yine bugünün kadrosunda yer alan Brezilyalı genç yıldız Maxwell'in, Brezilya şampiyonu Cruzeiro'dan Ajax'a transferinden önce, Cruzeiro A takımı formasıyla tek maç dahi oynamadığını biliyor muydunuz? Ben bunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Bizim ülkemize de Brezilya şampiyonu Cruzeiro'dan, hem de dünyaca ünlü futbolcular geldi ama, doğrusu Maxwell transferi beni daha çok şaşırttı.
Son bir aydır, Ajax'ın Cruzeiro ile de bir işbirliği içerisine girebileceğini duyuyor, bazı yerlerde okuyorum. İki kulüp arasında bazı genç futbolcuların Ajax tarafından denenmesi için görüşmeler yapıldığı söyleniyor. Belki bu da yeni bir işbirliğinin başlangıcı olacak. Göreceğiz...
Tabii bütün bunlardan da kendimize göre bir sonuç çıkartmamız gerekiyor. Ajax dünyanın en zengin kulüplerinden değil. Zaten Hollanda'nın tüm nüfusu da bizim ülkemizdeki bazı futbol takımlarının taraftar sayısının belli bir kesitini aşmaz.
Ancak Ajax'ın kurmuş olduğu ve her gün geliştirmeye çalıştığı bu organizasyonundan, bizim kulüplerimizin de ciddi dersler çıkartması gerekiyor.
|
Altyapıya verilen önem ülkemizde de artıyor elbette. Ancak bazı genç yıldız adaylarımızın futbolun temel eğitimi açısından ne durumda olduğu apaçık ortada.
Bugünlerde futbolumuzun geleceği olarak lanse edilen bir genç yıldızımızın aslında sadece 17 yaşında futbola başlamış olduğu ve dolayısıyla Allah vergisi yeteneğiyle oynamakta olduğu konuşuluyor. Peki ya bu genç oyuncumuz, henüz 10 ya da 11 yaşındayken, belirli bir sistem içerisinde futbolun temel eğitimini alarak yetişmiş olsa, bugün Allah vergisi yeteneklerinin yanına her iki ayağıyla topla oynayabilme, top sürerken kafasını kaldırabilme, şut tekniği, kafa vuruşu tekniği gibi temel becerileri eklemiş olsaydı, nerelere ulaşabilirdi acaba?
Başarı hikayelerini sadece izlemekle, dinlemekle yetinmemek lazım. Bazı dersler çıkartılmalı, kendimize uyarlamalar yapılmalı. Chelsea'nin bugün sahip olduğu gibi bir maddi güce sahip olmak ne derece mümkündür tartışılır. Hatta o tip bir maddi gücün bir gün var olup, ertesi gün yok olma riski bile olabilir. Bizler İstanbulspor örneğini de yaşadık son yıllarda.
Ancak sağlam atılmış temeller üzerinde yükselen ve günün şartlarına göre geliştirilen bir sistemin yıllarca ayakta duracağının çok geçerli bir örneği de var. İşte Ajax bu... 
|
|