Bir Önceki Sayfa
Hayatım Futbol / Mayıs 2005   Hayatım Futbol / Mayıs 2005
Bir Sonraki Sayfa

1959 Yılında başlayan Türkiye 1.Futbol Ligi'nin yanında,1961 Yılında başlayan Avrupa Kupa Galipleri Turnuvası'na katılacak takımı da belirlemek üzere,daha geniş katılımlı ve elemeli olarak düzenlenen, adı ''Federasyon Kupası'', ''Türkiye Kupası'' isimleriyle de anılan turnuvanın 43.sü,11 Mayıs 2005 tarihinde İstanbul Olimpiyat Stadı'nda yapılacak Galatasaray-Fenerbahçe finaliyle sahibini bulacak.

Hasan Utku

Bütün dünyada lig mücadelelerinin yanında sonucu sürprizlere daha çok açık kupa maçları, kendine has özelliğini ülkemizde de göstermiş ve geçmişte Türkiye'de en çok kupa kazanan takımlar sıralamasında başta bulunan Fenerbahçe tam 22 sezondur bu başarıyı kazanma imkanı bulamamıştır.

42 Yıllık geçmişte sonuncusu 2000 Yılında olmak üzere 13 Şampiyonlukla ''kupa beyi'' Galatasaray ile uzun süreli kupa hasreti Fenerbahçe arasındaki maç şüphesiz Mayıs ayının da en önemli spor organizasyonlarından biri olacak. Final

stadının aynı ay sonunda Avrupa Şampiyonlar Ligi finaline de evsahipliği yapacak olması, bu finale hazırlık olması açısından da önem arzediyor. Temennimiz; federasyon, yönetici, futbolcu, seyirci futbolun akla gelen her birimiyle bu hazırlık finalinden başarıyla çıkabilmek. Sonuçta kupa kime giderse gitsin bu başarıyı göstereceğimize inanıyoruz.

Şimdi, bugünü bırakıp geçmişe dönelim ve ''Kupa''nın 42 yıllık tarihi ve akıllarda kalabilen ayrıntılarıyla nostaljik bir yolculuk yapalım.

1962-63 Sezonunda o gün için belirlenen liglerden 66 takımın katılımıyla başlayan kupa serüveni 62/63, 63/64, 64/65 ve 65/66 sezonlarında tek şampiyon tanıyordu: Galatasaray.

Galatasaray ilk dört şampiyonlukta ilk yıl Fenerbahçe'yi 2-1, 2-1, ikinci yıl Altay'ı 0-0 ve hükmen, üçüncü yıl yine Fenerbahçe'yi 0-0 ve 1-0, dördüncü yıl da Beşiktaş'ı tek finalde 1-0 yenerek mutlu sona ulaşmıştı. 64/65 Sezonunda Beşiktaş'ın, amatör Trabzon İdman Ocağı takımına uzatmalar da dahil 0-0 biten ilk maçın ardından, ikinci maçta 1-0 yenilmesi kupanın bilinen ilk büyük sürprizi olur.

Dört yıllık Cimbom fırtınasının ardından kupa bu kez Ege yolculuğuna çıkmış ve 66/67 tek finali Altay-Göztepe 2-2 eşitliğiyle bitince kura sonucu Altay kupanın yeni sahibi olmuştu. Altay finale gelirken Galatasaray'ı, Göztepe ise Beşiktaş'ı eler. . Fenerbahçe'yi eleyen ise 2. Lig takımı, Samsunspor'dur.

67/68 Sezonu beş kupalı Fenerbahçe'nin Altay'ı 2-0 ve 0-1 lik sonuçlarla geçip kazandığı ilk Türkiye Kupası olarak tarihe geçer.

68/69, 69/70 sezonları ise ayni tarihlerde Avrupa başarıları da yoğun Göztepe'nin iki kupa kazanımıyla geçilir. Göztepe, önce lig şampiyonu Galatasaray'ı 1-0 ve 0-0, sonra da anadolu yıldızı Eskişehirspor'u 1-2 ve 3-1'le saf dışı bırakır. 69/70 de Beşiktaş-Altay 1. tur rövanş maçı (ilk maç 3-2 Altay) 75. dakikada olaylar nedeniyle yarıda kalır. Beşiktaş hükmen kaybeder.

70/71 ise iki komşu anadolu takımı Eskişehirspor ve Bursaspor finaline sahne olur. Eskişehirspor iki maçlık seriyi 0-1 ve 2-0'lık neticelerle kazanır. Bu, kupanın İstanbul ve İzmir dışına da ilk çıkışıdır.

Ardından 71/72 finalinde Ankaragücü kupayı Ankara'ya getiriken finalde de Altay'ı 0-0 ve 3-0'le geçer. Ankaragücü'nün olaylı yarı final maçlarında Beşiktaş' ı elemesi (0-1, 2-0) kavgalı, tartışmalı maçlar olarak kupa tarihinde yerini alır.

72/73 Lig Şampiyonu Galatasaray'ın Ankaragücü'nü 3-1 ve 1-1'le devirip çifte kupa almasıyla nihayetlenir. Yarı finalde İstanbul'da oynanan ve Ankaragücü'nün Fenerbahçe'yi 9 kişiyle 2-1yendiği maç sezonun en ilginç maçıdır. Beşiktaş ise ligin alt sıra takımlarından Vefa'ya her iki maçta da 2-0 ve 3-0 yenilip elenir.

73/74'de ise bu kez Fenerbahçe, Bursaspor'u 1-0 ve 3-0'la geçip çifte kupaya kavuşur. Fenerbahçe'nin yarı finaldeki 3-0 kazandığı Galatasaray maçı olaylı geçer.