Bir Önceki Sayfa
Hayatım Futbol / Mayıs 2005   Hayatım Futbol / Mayıs 2005
Bir Sonraki Sayfa

Tabi ki. Çok sakin bir hocaydı. Tecrübesiyle biliyordu ki oyun oynanırken bağırarak çağırarak çok şey değiştirmeniz mümkün değil. Maç öncesi ve devre arasında soyunma odasında konuşmasını yapardı. Maç esnasında önemli birşey varsa tercümana söyler mesajını aktarırdı.

Peki neden sadece bir sezon? Beşiktaş'ta kalman için uğraş verilmedi mi?

Verildi. Başkan (başkan kelimesini Türkçe söylüyor) ve taraftarlar kalmamı istiyorlardı. Gordon'la ben kışın Londra'ya bunun için gittik. O zaman da Queens Park Rangers'a Trevor Francis daha yeni hoca olarak gelmişti. Bana "orada iyi işler yaptığını duydum, senden faydalanmak istiyorum" dedi. Ben de, Gordon da, Beşiktaş da bir sezon daha beraber olmak istiyorduk ama yapabilecek birşey yoktu. (Les samimi bir ses tonuyla) Gerçekten çok kalmak istiyordum. Orada futbol oynamaktan çok keyif alıyordum ve mükemmel vakit geçiriyordum. Olmadı işte.

Kalsaydın şampiyonluk yaşayacaktın.

Ya işte. Kadro iyiydi ve şampiyon oldular.

Les bunu sana sormak zorundayım. Fenerbahçe 'ye kaybettiğiniz bir maç sonrası Fulya'yı basan taraftarları elinde bir cisimle kovaladığın söyleniyor. Doğru mu?

Hayır doğru değil Alp. Ben 37 yaşına geldim ve bunca yıllık kariyerimde şünü hep gördüm: basın sallar. Doğrusu şu. O sezon Fenerbahçe'ye karşı ilk maçımızı kaybettik ve bir baktık antrenmanda bir sürü taraftar bağırıyor. Bazıları Beşiktaş bayrağı bile yakıyor. (Bunu teyid etmesini istedim ve tekrarladı). Evet kendi bayraklarını yaktılar. Şimdi Fulya'yı bilenler bilir. Sahadan soyunma odalarına gitmek bir hayli yol alır ve oradan geçerken taraftar varsa onların olduğu yerden geçmeniz lazım. Yenilgiyi birkaç oyuncu üstüne yüklediler, özellikle arkadaşım Zalad'ın üzerine. Bana "sen geç senle sorunumuz yok" dediler ve bana dokunmadılar bile. Ama Zalad'a bayağı yüklendiler ve orada biraz itişme yaşandı.

Başka güzel hatıralar?

Çok var. Bir keresinde bir arkadaşın evinden dönüyorum. Hava kararmış. Bildiğim yoldan tam geçecekken bir baktım polis yolu kapatmış. İki üç polis beni durdurdu ve baktılar arabada Les Ferdinand var. Ne olduğunu anlamadan bir baktım adamlar arabama binmiş, barikat kaldırılmış ve bana yolu açıyorlar. Polis eskortuyla kapanmış yoldan geçtim böylece. Arabadan çıktılar ve el sallayıp beni uğurladılar.

Şaşırmadım buna. Geleceği konuşalım. İleride hoca olmayı düşünüyor musun?

Evet plan bu. Herhalde bu sezon bitince 'kramponlarımı asacağım'. Ondan sonra

kalan antrenörlük diplomalarımı alacağım ve çıkan fırsatlara bir bakacağım. Bazen daha üst seviyelerde bir fırsat çıkıyor, bazen daha altlardan başlamak gerekiyor. Bekleyip göreceğiz.

Beşiktaş'tan takım arkadaşarının neredeyse hepsi şu anda antrenör. Sen Beşiktaş'a hoca olarak gelmeyi düşünür müsün?

(Biraz duraksadıktan sonra) Eğer kendimi hazır görüyorsam evet. (Biraz daha düşünüyor) Hemen evet derdim!

Türkiye ligini takip ediyor musun?

Açıkçası pek değil. Kuzey Londra'dan geçerken Türkler gelip bana anlatıyor bazen. Beşiktaş'ın iki sene önce filan iyi bir sezon geçirdiğini biliyorum ama sanırım şu anda pek iyi durumda değiller.

O zaman ben sana biraz anlatıyım. Rıza Çalımbay Beşiktaş'a hoca oldu ve geçenlerde Fenerbahçe derbisini kazandı.

(Les kahkalar atıyor) Harika!

Daha bitmedi. Maç 4-3 bitti ve Beşiktaş'ın kalesinde bir sure Rumen forvet Gabriel Pancu vardı. Fenerbahçe gol atamadı ve son dakkalarda gelen bir gol Beşiktaş'a galibiyeti getirdi.

Çok iyi haber. (Tekrar gülüyor) Aferin Rıza be! Onun için çok sevindim. Metin Tekin ve Rıza'yı burada görmüştüm. Antrenörlük için kurslara gelmişlerdi. Çok da iyi yaptılar. Mehmet'te gelmiş ama onu göremedim. Metin bildiğim kadarıyla federasyonla çalışıyor.

Peki genç oyunculara neler tavsiye edersin?

Bu soru sorulduğunda hep farklı şeyler söylüyorum çünkü çok şey var. Hayatım Futbol'a özel, doğru mu söyledim?

Evet bravo Les.

Sağol. Hayatım Futbol okurlarına şunu diyebilirim: hiçbir zaman pes etmeyin çünkü çok kez hayal kırıklığı yaşayacaksınız.

Çok teşekkürler Les.

Ben teşekkür ederim. Rıza'ya çok selam söyle ve ona başarılar dile benden! Şampiyonlar Ligi Finalinde oradayım, inşallah eski dostlarımla buluşacağım.