Bir Önceki Sayfa
Hayatım Futbol / Mayıs 2005   Hayatım Futbol / Mayıs 2005
Bir Sonraki Sayfa

Şampiyonlar Ligi Yarı Finali'nde iki İngiliz: Chelsea- Liverpool.
Eşleşmede Chelsea 180 dakikada Liverpool'a bir gol bile atamadı.
İstanbul vizesini Liverpool aldı.

Ahmet Yavuz

Şampiyonlar Ligi Yarı Final eşleşmesinden önce Liverpool Chelsea'ye üç kez mağlup olmuştu, iki lig maçı ve lig kupası finali olmak üzere. Ve yine yarı finalin favorisi Chelsea'ydi.

İlk maç Stamford Bridge'teydi. Katı bir savunmayla çıktı Liverpool maça. Buna rağmen bir iki etkili atağı oldu Chelsea'nin. Ama o alışıldık rahat oyunlarını oynayamadılar. Rakip bu kez lig maçlarından da, lig kupası finalinden de daha dirençliydi.

Maç 0-0 bitince hiç akıllara gelmeyen soru geldi. Acaba Liverpool'un şansı var mıydı? Aldıkları 0-0'lık sonuç hiç de yabana atılacak gibi değildi.

Chelsea de şampiyonlar liginde yarı finale gelene kadar, deplasmanlarda sıkıntılı maçlar çıkarmıştı.

Rövanş öncesi, Benitez'den iddialı demeçler geldi. Turu geçeceklerinden emin olduğunu söylüyordu. Pek aldırış eden yoktu bunlara aslında. Chelsea ve Mourinho üzerinde "yenilmez" imajı yaratılmıştı, gerek Mourinho'nun egoist açıklamaları, gerek Abramovic'in maddi gücü sebebiyle. Birileri "Yenilmezlik" sıfatının futbolda yeri olmadığını Mourinho'ya biran önce gösterse iyi olacaktı.Çünkü bu yalanı gün geçtikçe daha çok benimsemeye başlamıştı Mourinho. Sevmeyenleri gün geçtikçe artıyordu artık.

Anfield Road'taki maça 4. dakikadaki hakemin kararına göre golle başladı. Top çizginin tamamını mı geçti yoksa bir kısmı hala dışarda mıydı?

Maçtan sonra görüntüler bilgisayar ortamına aktarıldı, ince hesaplar yapıldı. Ama tabii bunların önemi yoktu artık. Bu hesaplar yapılırken o golden sonra 86 dakika daha futbol oynanmıştı ve bu sürede Liverpool kalesini kapatmış, maç bitmiş, final turu atılmış ve Liverpool taraftarları İstanbul rezarvasyonlarını yapmaya başlamışlardı bile. Uyanık davranıp erken rezarvasyon yaptıran Chelsea'liler ise telefonlara sarılıp rezarvasyonlari iptal ettirmekle meşguldüler.

Mourinho ise maç sonu demecinde sezon boyu kendi takımına birçok maç kazandıran savunma futbolunu eleştiriyor, rakibinin şanslı olduğunu, o gece en iyi takımın kaybettiğini, Liverpool'un golü attıktan sonra 90 dakika boyunca hiç bir hücum organizasyonunda bulunmadığını söylüyordu.

Benitez için ayrıca birşeyler söylemek lazım. Valencia'daki başarışarının ardından Liverpool'un finale kalmasını şansla açıklamak haksızlık olur. Elindeki iki farklı kadroyla iki iy iş çıkardı. Sürpriz takım potansiyelindeki takımlarla başarılı.

Savunma futbolu oynatıyor diye eleştirenler haklı olsalar da, o savunma futboluyla gerek Valencia'lıların gerekse Liverpool seyircisinin hayallerindeki finale ulaştılar. Gittiği yere mutluluk götürdüğü açık.

Finalde rakip Milan. Her ne kadar favori Milan gibi gözükse de Benitez'in final tecrübeleriyle Milan'ı zorlayacak bir planı mutlaka vardır. Chelsea maçındaki motivasyonun bir örneğini çıkarabilirlerse finalde şansları en az Milan kadar yüksek.

İstanbul'daki finale 40.000 Liverpool taraftarının gelmesi bekleniyor. Liverpool'a ayrılan koltuk sayısı ise 20.000. İstanbul sokaklarında kırmızı rengini bolca göreceğiz.