Çocukların özgür seçimlerine saygı, eyvallah. Yine de:
Çocukları taraftar olmaya yönlendirmeli ve maça götürmeli.
Spor iyidir, hoştur, sportif estetik insan ruhunu besler, çocuğun gelişimine katkıda bulunur vs. Kesinlikle öyle ama buradaki mesele o değil.
Taksanız da takmasanız da, kazanmaya oynasanız da oynamasanız da, kendinizi çekseniz de çekmeseniz de kazanıyor ya da kaybediyorsunuz hayatta. En güçlü, en şanslı insan bile birçok kez kaybediyor, en talihsiz insanın kazandığı anlar oluyor. Lafı uzatmanın gereği yok, hayat işte, malûm.
Kazanmayı, kaybetmeyi ve berabere kalmayı bilmek lazım. Raconuyla kaybedebilmek, raconuyla kazanabilmek, berabere kalabilmek. Centilmenlik? Hayır, başka bir şey.
Taraftarsınız, maça gittiniz, kaybettiniz. Çoğunlukla çakılır kalır insan. Sanki gökten sizi, takımınızı kurtaracak bir uzatma süresi inecek. Bir şey olacak, maç tekrar oynanacak. Belki de bir kabus gördünüz, kaybettiğiniz maç hiç yapılmadı, asıl maç daha yeni başlayacak. Çakılır kalırsınız. Üç dakika, beş dakika. Ama tribünleri boşaltmak zorundasınızdır. Kapıya geldiğiniz anda, son düdüğün ifade ettiği değişmezi daha iyi kavramaya başlarsınız. Son düdük çalınmıştır, soyunma odalarına gidi-lmiştir, skor tabelasını değiştirmek imkânsızdır artık. Kaybetmişsinizdir. Gideceğiniz yere git-mekten başka yapacak bir şey yoktur.
|
Seyirci de olsanız, oyuncu da olsanız.
Taraftarsınız, maça gittiniz, kazandınız. Yine çoğunlukla, canı tribünden ayrılmak istemez insanın. Kazanmışsınızdır işte, kazan-mışsınızdır! Takımınız tribünü selamlasa, bağırsanız, bir daha selamlasa, bir daha bağırsanız, sevinç şarkıları söyleseniz, bir tane daha söyleseniz. Üç dakika, beş dakika. Ama tribünleri boşaltmak zorundasınız. Kapıya geldiğiniz anda biraz daha sakinsinizdir artık, son düdük çalınmıştır ve hiç kimse değiştiremeyecektir skoru. Zafer sizindir. Kapının dışında biraz daha eğlenirsiniz; eğlenceyi, kutlamayı uzatabilirsiniz ama sonunda, kazanmış da olsanız, gideceğiniz yere gideceksinizdir.
Seyirci de olsanız, oyuncu da olsanız.
Taraftarsınız, maça gittiniz, berabere kaldınız. Beraberlik vardır, iki tarafı da sevindirir. Beraberlik vardır, iki tarafı da üzer. Beraberlik vardır, bir tarafı sevindirir diğerini üzer veya iki tarafa da hiçbir şey ifade etmez. Sevinseniz de üzülseniz de son düdük çalınmıştır, maç berabere bitmiştir. Sonuç asla değişmeyecektir. Biraz sevinç ya da biraz keder. Sonra? Gideceğiniz yere tabii ki.
Seyirci de olsanız, oyuncu da olsanız.
Seyircilik ve oyunculuk çok farklı iki şey elbette. Hayatta bazen seyirci olarak kazanır kaybedersiniz, bazen oyuncu olarak.
|