Bir Önceki Sayfa

Hammam, her ne kadar kulübün ilerleyen yıllardaki başarılı yıllarında başkanlık koltuğunda oturan isim olsa da, 1980'li yılların sonlarında ticari kaygı içeren kâr hedefli hamlelerine kulübü alet etmekle suçlandı ve taraftarlar tarafından 'Sam the Sham' (hilekâr Sam) gibi bir unvana layık görüldü. 

100'üncü yıla zirvede giriyor
Wimbledon, 1986 yılına kadar İngiltere'de konferans ligi ve ikinci lig arasında asansör takım hüviyeti kazandı. Öyle ki, kulübün 1979-1984 yılları arasında lig değiştirmediği bir sezon olmadı. Bu iniş çıkış dönemi 1986'da kulübün birinci lige yükselmesiyle son buldu. 1988 yılı ise kulübün 100'üncü yılı arifesinde gelen bir zirve gibiydi. Kulüp FA Cup finalinde Liverpool'u 1-0 mağlup ederek dünyanın en prestijli federasyon kupasını havaya kaldırdı. İngiliz futbolunun ünlü spikeri John Motson'ın deyimiyle Çılgın Çete, Kültürlü Kulüp'ü mağlup etmişti.

Premiere Lig mesken oluyor
1991 yılında belki de 14 yıl sonra zarar verecek bir zehir Wimbledon kulübünün içine sızdı. Kulüp başkanı Hammam, taraftarların baskısına rağmen takımın evini Plough Lane'den Selhurst Park'a taşıdı. Kulüp 1992 yılında çıkış grafiğini sürdürdü ve Premiere Lig'e yükseldi. Aynı yıl İngiltere futbolunun önemli isimlerinden Joe Kinnear, takımın başına menajer olarak atandı ve kulüp, Kinnear önderliğinde sonraki üç sezon boyunca Premiere Lig'in ilk 10 sırasından aşağı düşmedi. Özellikle 1996-1997 sezonu, FC Wimbledon tarihinin gelmiş geçmiş en iyi sezonu oldu. Ligi sekizinci sırada bitiren takım, hem lig kupasında hem de federasyon kupasında yarı finale kadar yükseldi. O yıllarda kulübün en büyük yıldızları Jamaikalı


 


1988 yılında kulüp FA Cup finalinde Liverpool'u 1-0 mağlup ederek dünyanın en prestijli federasyon kupasını havaya kaldırdı. İngiliz futbolunun ünlü spikeri John Motson'ın deyimiyle Çılgın Çete, Kültürlü Kulüp'ü mağlup etmişti.

rüya ikili Marcus Gayle ve Robbie Earl ve tabii ki tam bir 'Crazy Gang' üyesi olan Vinnie Jones'du. Galli futbolcu saha içindeki her türlü çılgınlıklarına rağmen, ada futbolunun en iyi defans oyuncularından bir tanesiydi.

Sonun başlangıcı
Futbol, dünyanın en ilginç oyunlarından bir tanesi. Kim ne derse desin asla sadece futbol değil. 22 kişinin başarı için kıran kırana mücadele ettiği o sahanın dışında olanlar öyle sonuçlar doğuruyor ki, bir kulübün ya da ülkenin kaderi buna bağlı olabiliyor. 1999 yılının sonbaharı Wimbledon kulüp tarihi için böyle bir dönemdi. Takımı tarihinin rüya sezonlarına taşıyan Kinnear, 1999 yılında bir kalp krizi geçirdi ve ve teknik direktörlüğü bıraktı. Aslında 1997 yılından sonraki iki sezon Wimbledon için pek de iyi geçmemiş ve kulüp küme düşmekten son anda kurtulmuştu. Buna rağmen önce Kinnear'ın gidişi, ardından kulübün balıkçılık sektöründen kazandığı

servetle Norveç'in 15'inci en zengin adamı olarak tanınan Kjell Inge Roke isimli işadamına satılması ve bunun sonucunda da hemşeri kontenjanından Norveç eski milli takım teknik direktörü Egil Olsen'in kulübeye getirilmesi sonun başlangıcı oldu. Kulübün çöküşü öyle hızlı başladı ki, Wimbledon hemen o sezon (1999-2000) ikinci lige düştü. Olsen daha ligin bitmesi beklenmeden kovulmuştu. Sonraki iki sezon boyunca kulüp yükselme play-off'unu kılpayı kaçırdı ve fatura Olsen'in yerine gelen Terry Burton'a kesildi.

Wimbledon ismi tarihe karışıyor
Wimbledon taraftarları birinci ligden süper lige yükselme hayallerini canlı tutmaya çalışırken, kulüp yönetimi İngiliz futbol tarihinin, kendi futbol kültürüne en aykırı kararlarından birini aldı; Wimbledon kulübünün taşınması... Maçlara yeteri kadar seyircinin çekilemediğini ve bu nedenle diğer Londra kulüplerinden maddi açıdan geri kaldıklarını gerekçe gösteren yöneticiler, kulübü Dublin, Belfast veya Cardiff gibi şehirlere taşımanın yollarını aramaya başladılar. Ancak İngiliz futbolunun kökeninde yer alan ve tüm dünyada bu kadar saygı görmesinin sebebi olan yerel kulüp mantığını ve yerel halkın kendi yaşadığı şehrin kulübünü desteklemesi felsefesini yerle bir ediyordu. Sonuçta yöneticiler güneybatı Londra'da bulunan Milton Keynes yöresinde karar kıldılar. Bu, kulübün o anki yerleşiminin 70 mil uzağına gitmek anlamına geliyordu. Tabii ki bu karar taraftarların büyük protestosuyla karşılaştı. 28 Mayıs 2002 tarihinde İngiliz Futbol Federasyonu'nun Mil-ton Keynes bölgesine diğer İngiliz kulüplerinin

Bir Sonraki Sayfa
Sayı 7 - İçindekiler - Diğer sayfalara geçiş : 2-4-6-8-10-12-14-16-18-20-22-24-26-28-30-32-34-36-38-40-42-44-46-48-50-52-54-56-58-60-62-64-66-68-70-72-74-76-78-80-82-84-86-88-90-92-94-96-98-100-102-104-106-108-110-112