|
bu gençler çok iyi işler yaptılar.
Bugün Türkiye'de altyapılar genelde takıma uzun yıllar görev yapan oyunculara emanet ediliyor. Siz bir istisnasınız sanırım.
Bana göre eğer bir insan işini doğru yapıyorsa, futbolcu kimliğinin hiçbir değeri kalmıyor. Ama maalesef Türkiye'de hâlâ futbolcu kimliklerine sahip çıkılıyor. Başarılı, başarısız ayrımı sağlıklı değil. Şunu hep söylüyorum ki, eğer benim başarılarımı üç büyük kulüpte forma giymiş eski bir futbolcu yakalamış olsaydı, her şey daha farklı olurdu.
Milli Takım'la çalışmaya
nasıl başladınız?
Galatasaray'da görev yaparken milli takımdan

|
Maalesef Türkiye'de hâlâ futbolcu kimliklerine
sahip çıkılıyor. Başarılı, başarısız
ayrımı sağlıklı değil.
Şunu hep söylüyorum ki,
eğer benim başarılarımı üç büyük kulüpte forma giymiş eski bir futbolcu yakalamış olsaydı, her şey
daha farklı olurdu.
teklif aldım. Önce Galatasaray izin vermedi, ancak Ergun Gürsoy'dan müsaade alarak kulübü ikna ettiler. Cem Pamiroğlu'na da 17 Yaş Altı Milli Takım verilmişti. Ancak Cem hocamız 17 Yaş Altı takımı tanımadığını ve 19 yaş altını almak istediğini söyleyince 17 yaş altını bana vermeyi teklif ettiler. Ben de seve seve kabul ettim. Çünkü o nesli de gayet iyi tanıyordum. Göreve geldikten 10 gün sonra Avrupa Şampiyonası elemeleri başladı. Elemeler boyunca Türkiye'deki gençleri yeniden taradık. Caner Erkin ve Bursasporlu Mehmet Yılmaz'ı bu taramalar sonucu milli takıma çağırdık.
Avrupa Şampiyonası'nın ardından Dünya Şampiyonası'nda dördüncü oldunuz. Bu başarı, o güne kadar Türkiye'nin tatmadığı bir zaferdi. Nasıl bir takım çıktı ortaya?
17 Yaş Altı Milli Takım'da tarif edilemez duygular yaşadık. Biz bir örnek oluşturduk.
|
| |

Mesela o dönem ligde düzenli olarak oynayan 17 yaşında çocuk vardı. Ama ben o oyuncuyu kadroya almadım. Takımın ruhunu bozabileceğini düşünmüştüm. Çünkü herkesin birbirine inanacağı bir takım yaratmak istiyordum. İyi takım kurarsanız yarışma gücü de artıyor. Sekiz gol yiyenden iyi oyuncu çıkmaz elbette. O yüzden oyuncunun ruhuna girmek çok önemli. Her zaman konuşmayla da olmaz. Bazen bir bakış da yeter bunun için.
Nuri Şahin, Dünya Şampiyonası'ndaki Brezilya maçının ardından ağlayarak "2010 Dünya Kupası'nda intikamımızı alacağız" diyordu. O zamana kadar korunabilir mi bu kadro?
Dağılmasından korkuyorum. Benim bu kadroyu korumak adına özel turnuvalar düzenleme fikrim vardı. Diğer ülkelerden çağırılacak genç takımlarla birilikte düzenlenecek bir organizasyon. 87 doğumlu gençleri 89'lularla da harmanlayarak böyle bir organizasyon
|
düzenlenebilirdi. Ama benden sonra bu gruplarda üçer tane hoca değişti. Şimdi istikrardan eser yok.
19 Yaş Altı Şampiyonası'nda bir maçta kötü oynadıkları gerekçesiyle tüm kadro değişmişti. Bu da, istikrar adına yanlış bir karar değil mi?
Öncelikle bir teknik direktör yersiz eleştirilere kulak asıp bildiğinden vazgeçmemeli. Mesela Avrupa Şampiyonu kadrom bile eleştirilere maruz kalmıştı. Bu eleştiriler özellikle Beşiktaşlı ve Trabzonsporlulardan gelmişti. Neden kendi futbolcularını oynatmadıklarımı soruyorlardı. Ama biz bunlarla uğraşmamalıyız. Bu uğurda gençlerin önünü kapamayalım.
Art arda bu başarılar gelirken o günlerde futbol kulüplerinden teklifler aldınız mı?
Teklifler aldım, ancak hedeflerim ve ideallerim olduğu için hiçbirini kabul etmedim.

|
|
|