|
gazete manşetleri ile Türkiye'de futbol kültürü ve spor sayfacılığı, kökenleri ve içermeleri ile futbol tezahüratları toplu katalogu, resimli futbol pankartları ansiklopedisi pek ala yazılabilir buradan başlayarak.
Yaklaşık iki bin beş yüz maddenin yer aldığı sözlükte derlenen malzemenin üçte birini tezahüratlar oluşturuyor, "ekinler dize kadar" için yaklaşık iki sayfalık bir madde var. Tribün "coşturucu"larının pek çoğunu bulacaksınız. Gazetelerde okuduğunuz manşetlerin ya da tribünlerde gördüğünüz pankartların izini süreceksiniz futbol tarihimizde yer etmiş. Tribünlerde ya da sahada görmeye alıştığınız edimleri ya da duymaktan bıktığınız açıklamaları okuyacaksınız. Tamam, pek çok yerinde "o öyle değil", "şunu atlamış", "şu da olsaydı" diyeceksiniz belki ama olsun. Şöyle diyelim: Hiç yoktan iyidir!
"Sonsöz" bölümünde ise Nusret Kaya, Özkul Çobanoğlu, Erman Toroğlu, Metin Üstündağ, Can Kozanoğlu ve Tanıl Bora'nın konuyla ilgili birer yazısı bulunuyor:

Yine de şu kadarını söylemeden geçmeyelim bu "analiz"lerle ilgili: Yazıların bir bölümünün "argo"dan "küfür"ü anladıkları, daha doğrusu
|
cinselliğe göndermesi olan ya da cinsiyetçi söz öbeklerini anladıkları ve yorumlarını bunun üzerine bina ettikleri görülüyor.9 Bu "argo"nun olsa olsa belli bir görünümünü, belli bir yüzünü ortaya serer, kalanı ise karanlıkta kalır. Belki de elimizdeki sözlüğün içeriği yorumların bu yöne kaymasına neden oluyordur, kim bilir?
Bu çalışma şimdilik tamamlanmamış bir çalışma, doğrusu tamamlanabilecek bir çalışma da değil. Olsa olsa genişletilebilir, oynanabilir. Gereksiz başlıklar atılıp, yanlış ya da eksik olan başlıklar elden geçirilmeli. Yine de bu bir başlangıç, umalım ki gerisi de gelecektir.
Sözün özü önümüzde kocaman bir ödev duruyor: Türkçenin futbol sözlüğünün yazılması. Yalnızca bir terim sözlüğü de değil, belki yerli yapım ansiklopedik bir futbol sözlüğü. Altından kolay kalkılacak bir iş değil. Belki bir kişinin kotaracağı bir iş de değil. Ama orada duruyor, talibini bekliyor.(10)

|
|
|
Çıkmalar
1 Aslında tam olarak şöyle diyor Milliyet gazetesinin bir dönem çıkardığı Popüler Kültür ekine yazdığı yazıda: "Bu ülkede futbolu sevmeyen insanlar da var ve onların hakları giderek daha çok gasp ediliyor. Ki bu, küfürlü tezahürattan daha terbiyesizce bir şey. Herkesin 'bi beş dakka' futbolsuz kalabilme hakkı var."
2 "İçine edilmek" burada bütünüyle "öznel" bir yargıdır. Bu satırların yazarının futbol dili ile ilgili kimi seçimleri aymazlık, utanmazlık, edepsizlik olarak nitelenebilir.
3 Terim sözlüklerinin tam bir listesi için Akalın'ın "Türkçenin Teknik Terim Zenginliği" başlıklı makalesine bakılabilir. Akalın, yazının yayımlandığı tarihe kadar TDK'nın 69 terim sözlüğü yayımladığını söylüyor. Terim sözlükleri ile ilgili yapılacak çalışmalar için Hamza Zülfikar'ın TDK tarafından yayımlanan Terim Sözlükleri ve Çalışmaları ile ilgili Bibliyografya çalışması da birincil önemde bir başvuru kaynağıdır.
Çalışmanın "neredeyse" tam metnine TDK sitesinden de ulaşmak olanaklı:
http://www.tdk.org.tr/terimsozlukleri.html
Buradaki sözlük ve çalışma dökümünün hazırlanmasında da bu iki çalışmadan yararlanılmıştır. Terim sözlüklerinin içeriklerine de TDK'nın sitesinden erişmek olanaklı: http://tdkterim.gov.tr/yenisozluky.php
Sitede şu anda 62 sözlük yayımlanmış durumda.
| 4 Hilmi Yavuz olayı şöyle aktarır:
"Prof. Dr. Macit Gökberk, 1983 yılında Türk Dil Kurumu tarafından çıkarılan 'Macit Gökberk Armağanı'nda kendisiyle yapılan bir söyleşide 1941 yılı şubatında, felsefe terimlerini hazırlamak üzere, Felsefe Bölümü'ndeki bütün öğretim üyesi arkadaşlarla birlikte, Ankara'ya Milli Eğitim Bakanlığı'na çağırıldı[klarını] bildirir ve şöyle der: "Biz oraya oturulacak, konuşulacak, tartışılacak diye gittikti. Ama gittiğimizde önceden hiç düşünmediğimiz bir durumla karşılaştık.
Bütün terimler daha önce hazırlanmış, listeler yapılmış ve Bakanlık'tan da dille ilgisi olan olmayan birçok kişi üye olarak kurula getirilmişti. Bir terimden söz ediliyor; başkanlık eden kimse de 'Kabul edenler, etmeyenler' diyor ve o terim tabii büyük bir çoğunlukla kabul ediliyordu. Bizim de oylarımız hiçbir defasında bir rol oynayamadı sonuç olarak." Gökberk, bunun üzerine düş kırıklığına uğradık[larını] belirtir ve "Bir işe yarayacağımızı sanıyorduk. Oysa bize hiçbir şey sorulmadı." der. Tek Parti dönemidir ve elbette Ankara Valisi Nevzat Tandoğan'ın mantığı geçerlidir: "Eğer bu memlekete Komünizm lazımsa, onu biz getiririz!" Milli Eğitim Bakanlığı da, tastamam bu mantıkla, 'Eğer felsefe terimleri hazırlanacaksa, bunu elbette biz hazırlarız!' diye düşünmüş olmalı..."
5 Sözlükte yer alan terimlerin tamamına şu adresten ulaşmak olanaklı: http://tdkterim.gov.tr/bakdetay.php? sozid=AYK
|
|
|