Futbol, ayaktopu, tepük... Ne derseniz deyin! Akan sular duruyor sözü edildiğinde. Hemen her gün bir karşılaşma, hemen her gün bir tartışma programı var. Öyle ki Can Kozanoğlu'nun haklı olarak söylediği gibi "kimilerinin futbolsuz kalma hakkı gasp ediliyor" (1) artık. Mali büyüklüğü 450-500 milyon dolara ulaşmış futbol ortamımız her şeyi içine almasına, yutuculuğuna karşın son kertede öyle aman aman bir şey de çıkarmıyor ortaya. Örnek mi? Gecemizi gündüzümüzü işgal eden futbolun doğru düzgün bir sözlüğü bile yok dilimizde. Oysaki futbolu az biraz da çekilir kılan kendi dili... İçine edilmediği zamanlarda elbette! (2)
Türk Dil Kurumu'nun [TDK] Türkçe sözlüğünde, "sözlük" sözcüğü için şöyle bir açıklama yapılıyor: "Bir dilin bütün veya belli bir çağda kullanılmış kelime ve deyimlerini alfabe sırasına göre alarak tanımlarını yapan, açıklayan, başka dillerdeki karşılıklarını veren eser, lügat." Sözlükte genel bir sözlük tanımı olsa da "terim sözlüğü" nedir açıklayan bir tanım yok. Yine de "terim" sözcüğü için bir başlık bulunuyor: "Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah." Bu iki tanımdan yola çıkarak kendimizce şöyle bir tanım yapabiliriz terim sözlükleri için: "Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli kavramların alfabe sırasına göre tanımlarını yapan, açıklayan, başka dillerdeki karşılıklarını veren eser." Zaten sözlükçülük alanıyla ilgili kişiler de yaklaşık olarak buna yakın bir tanım ile çalışıyorlar. Bizim de futbol, ayaktopu sözlüğü dediğimizde anlaşılması