Moskova'nın Rus futbolu üzerindeki hegemonyası hiçbir zaman ara vermedi. Öyle ki; Sovyetler'in yıkılmasından bu yana UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Rusya'yı sadece bir kez başkentli olmayan bir kulüp temsil etti. FC Zenit St. Petersburg çok fazla başarı elde edemese de on yıllarca bu durumu değiştirmek için çabaladı. Ve nihayet Zenit, dünyanın en büyük üçüncü şirketinin kulüp adına koyduğu 'Avrupa'nın en iyi üç takımından biri' hedefiyle görülmeye değer bir dönüşümün sinyallerini veriyor.
Hayal kırıklığı
Eski Sovyetler Birliği döneminde 1984 yılında Zenit kupaya uzanana kadar Rus sanatçılar ve taraftar toplulukları yıllarca 'Şampiyon Zenit' şarkıları yazmaktan kaçınmışlardı. Küme düştükten dört yıl sonra, Rus birinci ligine geri dönen Zenit, 1999 Rus Kupası'nı kazanırken -Moskova'nın dışında kupaya uzanan ilk kulüp- Premier Lig'i ikincilikle tamamlayarak lig kupasına gözünü dikmişti.
Ama 1995 yılında şampiyon FC Spartak-Alania Vladikavkaz'ın ardından gelen ikincilik rüyası, başkentin lig hükümdarlığında yaşadığı geçici darboğazla sınırlı kaldı.
Gazprom devrede
Aralık 2005 Zenit için olduğu gibi Rus futbolu için de bir dönüm noktasıydı. Bu tarih ülkenin en ateşli taraftar topluluğundan birine sahip takımlarından birinin ülkenin en büyük şirket-lerinden birine, enerji devi Gazprom'a satıldığı tarihti. Gazprom 27.9 milyon pound öde-yerek kulübün hisselerinin yüzde 51'ini satın