Bir Önceki Sayfa

Kameraların uzağındaki yeşil sahalarda özgürlüğün tadını çıkaran futbolcular
güreşe kadar vardırırdı bazı tartışmaları. Herkes daha kontrolsüzdü o zamanlar.
Hatta Galatarasay ve Fenerbahçe, 1942'deki 'Dostluk Kupası' maçında
bile kavga ederek tarih yazmışlardı...


Hasan Utku

Ne kadar modernleşip kürselleşse de, ülkemizdeki futbol tartışmaları sonunda hep aynı teraneyle sonlanır, "ah nerede o eski günler!.." Yaşına göre geçmişi hatırlayanların

futbol idolleri değişkenlik gösterir. Kimine göre Hagi, kimine göre Rıdvan, kimilerine göre de Feyyaz, Tanju, Oğuz, Prekazi futbolun unu-tulmazlarıdır. Biraz daha geçkince yaşta olan-

 

lar için ise Cemil vardır, Yusuf vardır, daha sonrası Metin Oktay'a, Lefter'e kadar gider. Ötesiniyse artık çok azı bilir...

Bunun yanında unutulmaz takımlar vardır. 2000'in Galatasaray'ı tazeliğini hâlâ korur. Bir öncesi, kuruluşu 80'lerin başına dayanan özkaynak düzenindeki 90'ların Beşiktaş'ıdır. Arada süper 89 Fenerbahçe'si, 87-88 hatta yine 89 Galatasaray'ı da unutulmazlardandır. Uzun suskunluğun gerisi 76'da başlayan Trabzonspor fırtınasına uzanır. Sonra yine eskiler, daha da az hatırlananlar, sanki milat öncesiymiş gibi hiç hatırlanmayanlar.

Futbolun diğer yüzü
Futbolun güzellikleri yanında çirkinlikleri de anılardan kolayca silinmez. Birbirleriyle iç içedir sanki. Onca futbol güzelliğinin arasında, Hagi'nin saha içi agresifliği bazen onun en büyük hayranlarının bile içini burkar. Futbolun güzelliği seyirciyi ne kadar heyecanlandırsa da, seyircinin de yeri geldiğinde yaptığı katkıyla meydana gelen çirkin olaylar heye-canı ayrı boyutlara taşır. Bu nedenle sahadaki en ufak elektriklenmeler bile seyirciyi de tartışmanın içine çeker.

Ve oyuncu, yönetici, hakem, taraftar; hepsinin sıklıkla içinde olduğu, ülkemizdeki (ve de tabi ki dünyadaki) en basit amatör maçtan, en yüksek profesyonel değerdeki oyuna kadar futbolun vazgeçilmez unsurlarından biri-dir 'kavgalar!..' Türkspor 1929 tarihli sayısın-da, "İmdat!Kavgalar, gürültüler ve na-kavt" manşetiyle olaylı maçların tehlikesinden söz e-

Oyuncu, yönetici, hakem ve taraftarın sıklıkla içinde olduğu; futbolun vazgeçilmez unsurlarından biridir 'kavgalar!..'

diyordu. Kasımpaşa-Altınordu maçında, seyir-cilerin kovaladığı yan hakem, elinde sopası kaçacak delik arıyor ve "İmdat!" diye bağırıyordu. Ardından Kasımpaşalı futbolcu Şemsi Bey, yüzü gözü kan içinde Fenerbahçe stadını terk edecekti. 1930'a spor basını "Ayıptır!", "Yakışmaz beyler!", "Spor mu yapıyoruz, kavga mı ediyoruz?!'' manşetleriyle girdi. (Ergun Hiçyılmaz-Türkiye'de Futbolun Öyküsü)

Olaylar çizgi tartışmasıyla filizleniyor
Ama olaylı maçlar elbette önce büyüklerin arasından filizlenecekti. Öyle ki, Fenerbahçe - Galatasaray arasındaki saha içi çekişmesinde bardağı taşıran durum, 25 Mayıs 1913 günkü olaylı maçla başlamış, Kadıköy'deki oyun 'Fenerbahçe kalecisi Bay Mateosyan, Galata-


Bir Sonraki Sayfa
Sayı 7 - İçindekiler - Diğer sayfalara geçiş : 2-4-6-8-10-12-14-16-18-20-22-24-26-28-30-32-34-36-38-40-42-44-46-48-50-52-54-56-58-60-62-64-66-68-70-72-74-76-78-80-82-84-86-88-90-92-94-96-98-100-102-104-106-108-110-112