|

Liglerin bir hafta durdurulması ve sezon sonuna kadar Catania'ya saha kapama cezası verilmesi de hükümetin verdiği sözde ne kadar ciddi olduğunu gösterdi. Bundan sonraki olaylarda da iktidarın aynı tutumu sürdüreceğini ve futboldaki şiddete karşı hiçbir yaptırımdan kaçınmayacağını gösteren bu cezaların şiddeti azaltmada ne gibi bir faydası olacağını zaman gösterecek.
Bu olaylara sebep olan Palermo-Catania derbisinin tarafları tüm dünyada adı mafya ve şiddetle anılan Sicilya'dan. Böyle bir adadan böyle bir derbi çıkmasına aslında çok da şaşırmamak lazım. 19'uncu yüzyılda organize suç şebekelerinin baş göstermeye başladığı bu adada mafya, Faşist rejimin hüküm sürdüğü 1920'li yıllarda büyük oranda püskürtüldü. Ancak II. Dünya Savaşı'nın ardından tutuklanan mafya liderleri salıverildiler ve yeniden örgütlenmeye başladılar. Bu kez orta ve batı kesimde tutunamadıkları için kuzeye, Palermo
|
eyaletine doğru yöneldiler. Yeniden örgütlenen mafya daha çok ticari işlere bulaştı ve göç sırasında ABD'lilerle yakın münasebet kurmaya, bu ülkeye eroin kaçakçılığı yapmaya başladı. Bugün ABD ile olan mafya ilişkileri zayıflamış olsa da halen münferit olaylara rastlanmakta.
Yakın geçmişinde böyle bir topluma sahip bir adanın insanları arasında aşırılıkların yaşanması olası bir durum. Ocak ayının sonlarında meydana gelen olay her ne kadar görece mafyanın anavatan topraklarının uzağında, Sicilya'nın doğusunda yaşanmış olsa da, ada kültürünün şiddete eğilimli izlerini yansıtıyor ve İtalya'nın kuzeyiyle ciddi farklılıklar ortaya koyuyor.
Arjantin'de hep aynı senaryo
Arjantin, şiddet denildiğinde ilk akla gelen ülkelerden biri. Resmi veriler, 1950 yılından bu yana futbolda şiddet olayları yüzünden Arjantin'de 70 kişinin hayatını kaybettiğini gösteriyor. Bu olayların en kanlılarından sonuncusu 2003 yılında River Plate ve Newell's Old Boys taraftarları arasında çıkan kavga olmuştu. Olayda iki taraftar hayatını kaybetmiş, 17 taraftar ise yaralanmıştı. Arjantin'de hükümet ve federasyon bu olayları bastırmak için bir dizi önlemler almış olsalar da, dünyanın en şiddetli taraftar kavgaları hâlâ bu ülkede yaşanmaya devam ediyor. Ülke her ne kadar Avrupa'yı örnek alıyor olsa da bugüne kadar aldığı kararların uygulamalarında Avrupa'yla aynı istikrarı gösteremedi. Ancak bu yılın başında yaşanan
|
|
|

olaydaki tutumu bazı gelişmelerin habercisi olabilir. River Plate'in Lanus'la oynadığı maçın öncesinde çıkan olaylarda River Plate'li taraftarlar birbirine girdi. Olaylar sırasında taraftar grupları birbirlerine bıçaklarla saldırdı, silahlar çekildi. Hükümet olaya el koyarak kavgacıların havuz ve piknik alanındaki insanları korkuttukları gerekçesiyle River Plate kulübüne beş maç saha kapatma cezası verdi. Ancak olayların ardından herhangi bir tutuklama gerçekleşmemesi, olayların perde arkasının yine hasıraltı edilmesine neden oldu.
Belgrad kana bulandı
Futbol şiddeti denildiğinde akla gelen ülkelerden biri de Sırbistan. Dünyanın en köklü derbilerinden birine ev sahipliği yapan Sırbistan'ın başkenti Belgrad geçtiğimiz ay yine şiddet olaylarıyla gündemdeki yerini aldı. Derbinin aktörleri Kızılyıldız ve Partizan'ın karşı
|

karşıya geldiği lig maçında tam 128 kişi yaralandı. 27 kişinin göz altına alındığı olaylarda Kızılyıldız taraftarları altı yıldır yenilmedikleri Partizan'a karşı mağlup olunca kent sokaklarında terör estirdiler.
Sevilla derbisi yarıda kaldı
2007'nin ilk aylarında yaşanan olaylara bir de Sevilla derbisinde yaşananlar eklendi. İspanya Kral Kupası çeyrek finalindeki Sevilla-Real Betis maçında çıkan olaylar, maçın ertelenmesine sebep oldu. Aslında yaşanan olayların ilk sinyalleri maçtan önce verilmişti. Sevilla taraftarlarının bilet sıkıntısıyla yaşanan gerilimle birlikte stat çevresinde taşlı sopalı çatışmalar meydana geldi. Maçın oynandığı sıradaysa, tribünden atılan yabancı cisimler nedeniyle Sevilla takımının teknik direktörü Juande Ramos, kısa bir süre şuurunu kaybetti. Olayların ardından Sevilla takımı sahadan çekilirken, hakem de maçı tatil etti.
|
|
|