getirerek bir dizi kararlar alıyor. Ancak alınan kararlar kısa sürede unutuluyor, uygulanamıyor. 28 Nisan 2004 yılında kabul edilen Sporda Şiddet Yasası ciddi önlem konularını içerse de, Spor İl Müdürlükleri ve Valilerin ilgisizlikleri nedeniyle çürüyüp gidiyor.
Sonumuz ne olacak?
Bu sayımızda Türkiye'de gittikçe şiddetlenen bu sevdanın vahim halini gözler önüne serelim istedik. Dünyanın pek çok yerinde çözüme ulaştırılması için büyük çaba harcanan futbol şiddetine, bir faciaya yol açılmadan çözüm aranır belki diye umut ettik. İlerleyen sayfalarımızda, ülkede daha önce yaşanan büyük faciaları, kavgaları da gözler önüne seriyoruz. Ama biliyoruz ki, yine sesimiz kısık kalacak; yine hayatımız futbol çığlığını atmaya çalışan futbol sevdalıların sesi zorbalarca bastırılacak. Biz yılacak mıyız? Kimse umutlanmasın.
Futbolu sadece futbol olduğu için seven bizler, ne olursa olsun, kim ne derse desin, bırakmayacağız mücadeleyi. Memleketin her stadında güzel futbol peşinde koşacağız. Rant için etrafta dolaşanları görmezden geleceğiz. Stadyumların sadece ve sadece futbol için olduğunu tekrar hatırlatıp, elimizden geldiğince bir şeyleri değiştirmeye çalışacağız. Bu yüzden Runje'ye küfredenle mücadele eden de, Alex'e homurdananı susturan da, Hasan Şaş'a omuz veren de biz olacağız. Çünkü futbol renklerden değil bir oyundan ibaret. Bize ait bu oyunun çirkinleşmesine izin vermemizi kimse beklemesin.