"Önlemler Türk kültürüne aykırı"
Olayların ardından Fenerbahçe yönetimi, suçu Emniyet Müdürlüğü'ne pasladı. Emniyet bu pası göğsünde yumuşatıp topu evine götürdü, sakladı. Kesici ve delici alet bulamadıklarını söylüyordu Emniyet. Sonra birkaç gözaltına alma haberi geldi. Oysa futbolun sosyal boyutları, şiddetle olan ilişkisi yine göz ardı ediliyordu.
Adli bir vaka gibi yaklaşılıyordu olaylara. Hoş, Avrupa'daki uygulamalardan örnek alındığı zamanları da yaşadı Türk futbolu. Bu uygulamalar da hüsranla sonuçlandı. Stat merdivenlerinde kimse oturmayacaktı artık. Bu bölümlerin dolu olması halinde maç başlatılmayacaktı. Herkes biletinde gösterilen koltukta oturacaktı.
Ve uygulamalar başladı. Tribünlerin ıslıkları arasında merdivenler boşaltılıyor, maçlar geç başlıyordu. Tribün davranışlarını umursayan yoktu. Tribünden bir ses yıllardır maç izlemenin alışkanlıklarıyla bu durumun tutarsızlığını şöyle ortaya koyuyordu:
"Taraftar gruplarının bulunduğu yerlerde elbette bir kişilik alanda bir kişi yok. Ama bu durumun izdihama yol açmasına imkân yok. Sonuçta bu gruplardaki kişiler tribünde nasıl hareket edeceklerini yılların birikimiyle özümsemiş kişiler. Orada ters bir şey olması, boş tribünlerde bir şey olmasından daha zor. Oturarak maç seyredilmesi sağlanırsa bazı sorunların çözüleceğini sananlar var. "