Sorsan ofsaytı tarif edemez. Çift vuruşla serbest vuruş arasındaki farkı bilmez. Aslında haplandığı için Fenerbahçe ile Ankaragücü ya da Kayserispor ile Galatasaray oynasa kendi takımını karıştıracak, tek kuruş kulübe faydası olmamış, maça bedavaya gelmiş bir seyirci türü. Onlar çirkinleştikçe, başlarındaki ne idüğü belirsizler, kulüpten dilenerek aldıkları biletleri karaborsada satarak cebini dolduruyor. Dünya âlem, kime kimin bıçak çektiğini biliyor, ama koca statta 50 bin kişi ve binlerce polis, korkuyla bu sürüyü izliyor.
Size Fenerbahçe-AZ Alkmaar maçından ne kaldı? Fenerbahçe kazansa, sevinebilecek miydiniz? Bir sonraki maçta biraz yolsuzken ya da bilet bulamadığınızdan karaborsadan Migros Açık bileti alıp, maymunlar cehenneminde maç mı izleyecektiniz? 100'üncü yılın en büyük hezimetini bu maçta yaşadı Kanarya. İster ligde şampiyon olsun, ister 24 yıldır alamadığı kupayı alsın hepsi boş. Eyyamcı yöneticiler, mimlenmiş tribünlerin hangi bölümünde hangi psikopatın olduğunu bilip de müdahale etmeyen polis, ürkek valiler olduğu sürece ne ofsaytın anlamı var, ne çift vuruşun sahalarda.
Yapılacak en doğru vuruş, bir röveşata, Migros Açık'tan Kurbağalıdere'ye, İnönü Kapalı'dan boğaza, Sami Yen'den Fulya'ya. Memleketin bilumum stadının dışına yani. Tabii bir de kamuoyunun gözüne gözüne sokmak yaşananları, hasıraltı etmeye çalışanlara inat. Bir an önce, keyfimiz kaçmadan, futbol hayatımız olmaktan çıkmadan.