|
Zidane'ın koltuğuna oturup, Perez gibi sahayı izlemek
|
 |
 |
Milyonlarca kişiyi peşinden sürükleyen gerçek bir dünya kulübünün taraftarı olmanın ne anlama geldiğinin, ancak bu atmosferi görünce farkına varıyorsunuz. Her hafta onbinlerce kişiye oynayan yıldızlar karmasının mekanından izlenimler..
Haluk Karahan
|
Hiç hesapta yokken biraz da İspanyol arkadaşımın kışkırtmasıyla kendimi Madrid'in hatta İspanya'nın tam göbeğinde buluverdim. Şaka değil, şehirdeki her hareketinizde mutlaka uğrayacağınız Puerta del Sol (güneşin kapısı), Madrid'deki en merkezi nokta ve tam bu meydanda İspanya'nın orta noktasında olduğunuzu gösteren bir mozaik kaldırıma işlenmiş.
Kafamda hareket öncesi yaptığım plana göre 5'er günlük Madrid ve Barselona turu var. Tabii ki futbola sevdalı birinin görmesi gereken iki büyük kulüp ve onlara ait birşeyler de bu planın birer parçası.
Şehri gezdikten sonra bir günümü de Türkiye'den arkadaşların siparişleri ile kendi isteklerim için bir futbol alışverişi ve Real Madrid'e ayırdım haliyle. Puerta del Sol'dan metroya inip 1 numaralı mavi
|
hatta binerek önce Tribunal durağına, oradan da 10 numaralı lacivert hatta geçip Santiago Bernabeu durağına ulaştım. Tahmin edeceğiniz gibi Real Madrid'in kalesine doğru ilerliyordum. Stadyumun çevresi geniş caddelerden oluşuyor. Ferah ve şehrin biraz kuzeyinde, dış kesimine yakın bir yerde. Hemen önünde metro ve otobüs durakları yer alıyor. Dolayısıyla şehir merkezine ulaşımı çok rahat. Ayrıca çevresi de bizim stadyumlarımızla karşılaştırıldığında oldukça ferah diyebilirim.
"Hayallerimizi bu stadyumda gerçekleştirdik."
Bernabeu'yu görmek adına düzenlenen turlara katılmak için 40 numaralı kapıdan 9 Euro karşılığı bilet almanız gerekiyor. Kapağında kulübün efsane isimlerinden Alfredo Di Stefano'nun bu sözünün yer
|
|
|
|
aldığı bir de kitapçık veriliyor. 1947'de başlanan inşaat, 5 ayrı aşamadan geçip bugünlere kadar gelmiş. Halen de içeride çalışmalar sürüyor. Bitiminde stadın dört bir köşesindeki tahliye kulelerinin üzeri birleştirilip daha da modern bir görünüm sağlanacak.
Kitapçıkta da adım adım gösterilen güzergah çok başarılı. Asansörle üst kata çıkıp tribünden panoramik görüntü alabiliyorsunuz. Kat kat tasarlanmış tribünler, yemyeşil bir zemin ve hayranlık dolu gözlerle etrafı izleyen futbol sevdalıları... Ardından tekrar alt kata inerek şeref tribünü ve onur salonuna geçiliyor. Başkanın maçlarda oturduğu koltuğa oturup, ödül seremonilerinin gerçekleştirdiği kürsüde hatıra fotoğrafı çektiriyorsunuz. Ardından ilerlediğiniz onur salonunda ise barkovizyonda gösterilen görüntülerle tüyleriniz diken diken oluyor. Tribün şovları, finallerde atılan goller,
|
tezahüratlar ve daha nicesi bir belgesel niteliğinde gösteriliyor.
Saha kenarına inip zemini ve yedek kulubelerini gördükten ve yine hatıra fotoğrafları çektikten sonra futbolcuların sahaya çıkış tünelinden içeri girip soyunma odaları, masaj salonları ve hemen ardından da sayılamayacak kadar çok kupayla dolu olan kulüp müzesine geçiyorsunuz. Avrupa, Kıtalararası, İspanya Ligi, İspanya Kupası, UEFA, Süper Kupa ve özel turnuva şampiyonluklarıyla dolu müzeden etkilenmemek mümkün değil.
Endüstriyel futbol mu?
Turunuzun çıkış kapısından geçtiğinizde kendinizi doğrudan Real Madrid resmi ürün satış mağazasına buluveriyorsunuz. Bir nevi pazarlama zekası diyelim buna. Tur boyunca, hele ki onur salonundaki |
 |