Bir Önceki Sayfa
Hayatım Futbol / Mart 2005   Hayatım Futbol / Mart 2005
Bir Sonraki Sayfa
Uefa kupası üçüncü tur maçlarının en sürpriz sonucu Steaua Bükreş'in Valencia'yı elemesiydi. Valencia'nın kötü bir sezon geçirdiği biliniyordu ancak Bükreş takımına elenmeleri beklenilen bir şey değildi.Şüphesiz bu kötü gidişte pek çok etkenden söz edilebilir ama dikkatli gözler bir yıl önceki muhteşem Valencia'nın erimesini anlamaya çalışırken 29 Eylül 2004 tarihine döneceklerdir. O tarihte yapılan Werder Bremen-Valencia maçında Valencia gözbebeğini kaybetmişti.

Yusuf Karlı
Vicente Rodriguez maçın 78. dakikasında sakatlanıp oyundan alındığında hiçkimse bu ayrılığın sekiz koca ay süreceğini tahmin etmiyordu. Bileğinden geçirdiği operasyondan sonra sahalara döndüğünde işler yine iyi gitmedi ve Vicente uzun bir müddet daha takımından uzak kaldı.
Şimdi dilerseniz bu feci sakatlığı süresinde
dahi Arsenal, Juventus, Liverpool, Chelsea gibi takımların transfer etmek için savaştığı bu oyuncuyu daha yakından tanıyalım. Tam adıyla Rodríguez Guillén Vicente 16 Temmuz 1981 tarihinde Valencia'nın Benicalap bölgesinde dünyaya geldi. 16 yaşında Levante formasıyla ilk maçına çıktı. Üç yıl boyunca Levante forması giyen kabiliyetli sol kanat

oyuncusu bu süre zarfında 9 gol kaydetti. Vicente 19 yaşına geldiğinde Valencia klubünün onu farketmesi zor olmadı. O da Valencia forması giymeye dünden hazırdı zaten!

2000 yılında ilk kez Valencia formasını Mallorca'ya karşı giyerek aynı maçta bir de gol attı. İlerde sık sık tekrar edeceği gibi "rüyalarının takımına" gelmişti. Bu ifadenin sahiciliği yaşadığımız pek çok tecrübeden sonra tartışılır hale geldi ancak, Vicente için değil!

Sakat olduğu için takımdan ayrı kalmanın hüznünü yaşadığı dönemde büyük takımların kendisine sunduğu milyonlarca poundu elinin tersiyle iterek Valencia'yla 2011 yılına kadar sözleşmesini uzattıktan sonra şunları söylüyordu: "Beni isteyen takımlara teşekkür ederim ama çok para kazanmak ailemden, arkadaşlarımdan, sevgilimden, çocukluktan beri oynamayı istediğim takımımdan ayrı kalmaya değmez." Henüz 22 yaşındayken önümüzdeki on yıl için hedefleri sorulduğunda ise cevabı net ve basitti : "On yıl içerisinde 32 yaşında olacağım ve tek dileğim o zaman da Valencia forması giymek.Bir de evlenmek isterim"

Vicente genç yaşta ulaştığı büyük başarılardan ötürü Raul'e duyduğu hayranlığı gizlemiyordu, Canizares'in kendisi için Raul'den rica ettiği formasını alırken duygularını hasta çocuklara yaptığı ziyaretteki şu sözlerinden anlıyoruz : "Çocukların televizyondan izleyip hayranlık duyduğu futbolcuları

karşılarında gördüklerinde neler hissettiklerini çok iyi biliyorum. Bizimle konuştuklarında yüzlerinin aldığı ifadeyi izlemek müthiş keyifli". Takımına nasıl yardımcı olacaksa öyle davrandı. Bazen takım arkadaşlarının arasını yapmaya çalışırken gördük onu, bazen de teknik direktörünü medyaya karşı savunurken.Takıma olan bağlılığının karşılığını hem takım arkadaşlarından hem de taraftardan fazlasıyla alıyordu elbette. Sakatlığı bir türlü geçmeyen Vicente antremanı yarım bırakmak zorunda kalınca Valencia takımı 12 şubatta Deportivo'yla yaptığı maç sonrası sahayı üzerinde "Yanındayız Vicente!" yazılı 14 numaralı tişörtlerle terketti.