Bir Önceki Sayfa
Hayatım Futbol / Mart 2005   Hayatım Futbol / Mart 2005
Bir Sonraki Sayfa
İngiliz Premier Ligi NTV sayesinde ülkemizde de yakından takip edilir oldu. Adadaki hızlı ve keyifli futbola kendimizi bırakıyoruz haftasonları. Premier Lig takımlarının bu yılki performanslarına göz atalım.

Mehmet Bayram
Zirve ; Chelsea işin tadını kaçırdı!

Premier League'de zirvede yine aynı 3 takım var. Bir çok otoriteyi yanıltan ise zirvedeki bu üçlünün sıralaması oldu. Herkesin favorisi Arsenal şu an 3. sırada, bu üçlünün sonunda olması beklenen Manchester United ikinci, Chelsea ise açık farkla lider.

Chelsea: Mourinho'nun takımı beklentilerin üzerinde bir grafik çizdi. Tamam, herkes geçtiğimiz sene ligi 3. bitiren ve Şampiyonlar Ligi'nde yarı final oynayan Chelsea'nin daha büyük ilerlemeler kaydedeceğini söylüyordu ama kimse ligde ilk yarı maçları tamamlanırken Chelsea kaç puan fark atarak şampiyon

olur diye konuşulacağını tahmin etmiyordu.

Sezona izleyicileri tatmin etmeyen bir oyunla Manchester United'ı devirerek başladı Chelsea. İlk haftalarda gol yemeyen ama zor gol atan bir ekip izlenimi vardı. İlk golü 4.haftada kalelerinde gördüler. Aston Villa ve Tottenham ile golsüz berabere kaldılar. Mourinho'nun kağıt üzerinde belki de zirvedeki diğer iki rakibi kadar yıldız barındırmayan savaşçı kadrosu gün geçtikçe daha iyi oynamaya ve goller bulmaya başladı. Yeni transfer kaleci Cech, kaptan Terry, istikrar abidesi Lampard ve ileri uçta görev yapan Drogba ve Gudjohnsen bu başarıda büyük pay sahibi oldu. Drogba'nın

sakatlanması ile gol yollarında sıkıntıya giren Chelsea'nin imdadına 4 maç kazandıran golüyle Joe Cole yetişti.

Robben ise birçok maçta kapanan rakibin kilidini çözen oyuncu oldu. Chelsea 2-2'lik Arsenal maçından beri ligde gol yemiyor(10 maçtır) ve bu sene ligde 21 maçı gol yemeden bitirdiler, 27 maçta sadece deplasmanda Manchester City'e mağlup oldular(1-0). Bir maçları eksik olmasına rapmen en yakın takipçilerinden 6 puan öndeler, yani ligde işler fazlasıyla iyi gidiyor Chelsea için. Sezon başında hedeflenen 4 kupadan lig kupasını aldılar, FA Kupası'nda ise Newcastle United'a 1-0 yenilerek elendiler.


Manchester United: Chelsea ve Arsenal'e oranla lige daha kötü bir başlangıç yaptılar ve sakatlıklarla boğuştukları ilk 5 hafta sadece Old Trafford'da Norwich City'i yenebildiler. Kasım ayının ortalarına kadar inişli çıkışlı bir grafik çizdi Manchester United. Geride bıraktığımız sene içerisinde doping testine katılmadığı için ceza alan Rio Ferdinand'ın da takıma katılmasıyla United daha zor gol yiyen bir ekip haline geldi. Bu tarihten sonra ise gözle görülür bir yükseliş var

Manchester United'da; 15 maçta 13 galibiyet 2 beraberlik. Önce Everton'dan 4.lüğü aldılar daha sonra da Highbury'de Arsenal'i 4-2 mağlup ederek ikincilik koltuğuna oturdular. Bu başarıda transferin bitmesine saatler kala Everton'dan alınan Wayne Rooney'in önemli bir pay sahibi olduğu söylenebilir(19 maçta 9 gol). Ruud Van Nistelrooy ise sezonun büyük bir bölümünde sakatlığı yüzünden forma giyemedi, Kırmızı Şeytanlar adına yalnızca 10 maçta forma giydi ve 4 gol atabildi.

Şu an bir maç fazlasıyla Chelsea'nin 6 puan gerisindeler ve Chelsea ile Old Trafford'da oynayacakları maç ligin kader maçı olacak. Lig Kupası'nda Chelsea'ye Old Trafford'da yenilerek elendiler, FA Kupası'nda ise Everton'ı deplasmanda mağlup ederek bir üst tura yükseldiler.



Arsenal: Şampiyonluğun en büyük favorisi olarak gösterilen Arsenal geçen yıldan beri taşıdığı yenilmezlik ünvanıyla beraber lige çok iyi bir giriş yaptı; farklı ve bol gollü galibiyetler-ilk 5 haftada 19 gol-her şeyin yolunda olduğunu gösteriyordu. Ekim ayında oynanan Manchester United maçına sadece 2 puan kaybıyla çıktı Arsenal. İki takım arasında geçtiğimiz yıldan beri süregelen gerginlik