|

Yılmaz Güney'i konu alan bir yazıda kullanılan 'Adana Sosyalizmi' tabiri, tam olarak Şimşekler Grubu'nun yaşadığı bu sivrilmeyi açıklar kanaatindeyim. O yazıda belirtildiği gibi; Adana kentinin kültürel altyapısını oluşturan olgulardan olan 'külhanbeyi tavrı', Adana Sosyalizmi kavramının içinde kendine yer bulurken, Sosyalist teorilerle olan ilişkiler aslında gevşektir, zayıftır. 70'lerin sonuna kadar Demirspor taraftarlarının özellikle İç Anadolu takımlarının bulunduğu kentlerde "Komünistler Moskova'ya" tezahüratlarıyla karşılanmışlıkları vardır bu ülkede. Garip ve acı, ama bir o kadar da gerçek! Orada Demirsporlu kimlikleriyle bulunan insanların rakip takım taraftarlarınca siyasi bir grupmuş gibi algılanması, kendilerini apolitik olarak nitelendiren çevrelerin aslında ne kadar keskin bir politik tavırlarının olduğuna işarettir. Demirspor tribünündeki insanları birleştiren şey, belli bir siyasi görüşe sahip olmaları değil, Demirsporlu olmalarıdır, ki bir tribün dolusu adamın aynı siyasi görüşü paylaşmaları takdir edersiniz ki gerçekleşemeyecek kadar düşük bir ihtimaldir.
|
Fakat içinde siyasal yelpazeden her türlü rengi barındırmasına rağmen tribünlerindeki sözünü ettiğimiz bu eğilimleri, bu sivrilişi ile Demirspor, ağırlıklı olarak kurulduğu ilk günlerdeki demiryolu işçilerinden oluşan yandaş yapısından izler taşır hâlâ.
Federasyon'un çelişkili tutumu...
Durumu ifade ederken seçtiğim kelimeler üzerinde uzunca düşünmemin nedeni, haddimi aşacak bir tasvir yapmak istemememdendir. Bu hassasiyeti sürdürerek değineceğim bir başka konu ise bu sezon içerisinde Futbol Federasyonu ile Adana Demirspor Kulübü'nü karşı karşıya getiren bir pankart sorunudur. Hrant Dink suikasti malumunuz. Olayın ardından memlekette ve memleket dışından nitelikli niteliksiz çokça fikir ortaya atıldı, çokça konuşuldu ve bir o kadar yazılıp çizildi. Duyarsız kalanlar olduğu gibi, mantığı ve duyguları dahilinde yaşananlarla ilgili tepkisini ortaya koyan kesimler de çıktı. İşte o günlerde Şimşekler Grubu'nun kurucusu, şimdinin Adana Demirspor Başkanı olan Adem Atılgan'dan bizce çok onurlu bir talep iletildi Futbol Federasyonu'na. Talepte, gazeteci Hrant Dink'in ölümünün ardından oynayacağımız ilk maçımızda sahaya çıkarken "Hepimiz Hrant'ız Hepimiz Ermeni'yiz" yazılı bir pankart taşımak istediğimiz iletildi. Futbolcularımızın elinde olacak bu pankart, bizce ve gazetecilik yönü de olan başkanımızca, kardeşliğe, insanlığa ve bütünlüğe vurgu olacaktı. Fakat beklendiği gibi, talep "spora siyasetin karışmaması lazım gelir" gibi bir gerekçeyle reddedildi. Aylar önce tribünlerinde Şimşekler Grubu yapımı
|
|
|
"Soykırımı Bilmeyiz Çünkü Fransa Değiliz" pankartı olan kulübün, yine aynı duyarlılık çerçevesinde gerçekleştirmek istediği bu talebi kabul görmemiş, üstüne federasyon kanadının tüm okları Adana Demirspor'a yöneltilmişti. Bu süreçte kulüp başkanımız Adem Atılgan'a en büyük desteği, tribünlerdeki onurlu duruşundan taviz vermeyerek her zaman olduğu ve olması gerektiği gibi Şimşekler Grubu verdi. Şimşekler Grubu; Türkiye'deki taraftar gruplarının genelindeki işleyişten ayrı olan nitelikleri sayıca fazla olan gruplardandır. İlk belirtilmesi gereken, 'reis' olgusunun bu tribünlere hiç girmediği ve asla giremeyeceğidir. 'Direğe çıkan' (farklı tribünlerde bu olay için sete çıkmak, duvara çıkmak gibi tabirler de kullanılır) kişilerin özel bir alerjisi vardır her zaman reis kelimesine. Nedeni de kelimenin altyapısını oluşturan olgular bütünü ile Şimşekler Grubu'nda yaratılmış değerlerin uyuşmamasıdır. Temelinde sevgi bulunan çift yönlü bir saygının uzantısı olan ağabeyler ve kardeşler bütünüdür grup. Adanalıca bir babacanlığın getirdiği karizma ile yürür tüm işler. Tribünün yükünü çekerken ön saflarda olanlara duyulan hürmet, kişinin evde abisine duyduğu hürmet gibi değilse zaten kıymeti yoktur. Bu nokta grup fertlerinin hassasiyetle üzerinde durduğu bir noktadır, grup içindeki aile havasının aksine tavır sergileyen her kim olur ise grup içinde barınamaz. Öte yandan grupta üzerine en çok vurgu yapılan kavram, öncelikli olarak yükseltilmeye çalışılan bilinç, 'biz' olma bilincidir. Adana'ya giden İzmirli bir dostumun bana sorduğu ilk soru, "Kentin hemen hemen her duvarında bizik yazıyor,
|
o ne anlama geliyor?"" şeklindeydi. Hafif bir tebessümle, tüm o yazıların Şimşekler Grubu tarafından yazılmış olduğunu söyledim. Biziz kelimesinin yerel ağızla söylenişini sloganlaştırdığımızı belirttiğimde 'biz' diyebilmenin getirdiği güzellikleri de gururla içimde taşımaktaydım.
Kulüp araç değil, amaç...
Kimi tribünlerde örneklerine rastlandığı gibi, kulüp yönetimlerinin tepki toplayacağını bildiği kararları tribünde meşrulaştırma aracı da olmamıştır Şimşekler Grubu hiçbir zaman. Bu tavrın yükselişi, özellikle (aynı zamanda Adana Büyükşehir Belediye Başkanı da olan) Aytaç Durak başkanlığı döneminde Demirspor'un seçim kozu haline getirilip kulüp üzerinden siyaset yapıldığı günlere tekabül eder. Adana Büyükşehir Belediyesi ile grup arasında bir türlü uzlaşma zemini sağlanamamış, açlık grevlerine ve büyük ölçekli protestolara varan tepkiler sergilenmiş, gerginlik bu dönemde had safhaya varmıştır.
|
| |