Bir Önceki Sayfa
 

UEFA'ya bağlı her ülkenin, bu ülkelerin istisnasız her kulübünün yöneticilerinin hayallerini süsleyen Şampiyonlar Ligi, atası Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nın yerini alalı 15 yıl oldu. Atası diyoruz ama, bugüne kadar organizasyonun adı ve formatı değişti sadece. Kupanın kendisindeyse değişiklik yok. Mayıs ayında Atina'da kazanan takımın kaptanına yine aynı kupa teslim edilecek.
Kupanın sadece adı ve formatı değişti dedik. Ama değiştiği günden bugüne, format üzerindeki tartışmalar bitmek bilmiyor. Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası, safiyane bir adalet içerirdi. Bugün düşününce pek amatörce gelebilir bazılarına ama, her ülkenin sadece şampiyonlarının katıldığı, seri başı olmayan, aynı çanaktan kura çekilerek eşleşilen, her turu eleme usulü oynanan ve Avrupa'nın şampiyonlarının şampiyonunun belirleyen bir kupa idi. Dedim ya, safiyane bir güzelliği, bir heyecanı vardı. Ülkesinde son 15-20 yıldır şampiyon olamayan bir takımın Avrupa şampiyonu olarak taçlandırılmasını bir kenara bırakın, lig ikincisi kupa maçlarına bile katılamazdı. Sadece şampiyonlar... O kadar!

Safiyane aşk artık bitti
Sonra para girdi işin içine, mertlik bozuldu. Önce format değişti, ödüller devreye girdi. Ödüller devreye girince, kazaya ve dolayısıyla maddi kayıplara uğramak istemeyen büyüklerin baskıları başladı. İlk turlarda elenme riskini minimize edebilmek için grup maçlarını ve seri başı sistemini destekleyen Avrupa'nın önde gelen kulüpleri, zaman içinde bunu da yeterli görmemeye başladılar. Çünkü çabuk elenmeyi engellemenin aslında esas olmadığında, esas olanın öncelikle bu organi-

G-14, 2000 Eylül'de kendi çıkarlarını daha iyi koruyabilmek için Avrupa futbolunun önde gelen 14 kulübünün katılmıyla kuruldu.

zasyona sürekli katılım olduğunda mutabık kalmışlardı. Ve ortak menfaatlerin savunulması için 2000 Eylül'ünde Avrupa futbolunun önde gelen 14 kulübünün katılımıyla, G-14 kuruldu.
İki yıl içinde ilave kulüplerin katılımı ile üye sayısı 18'e çıktı ve bugüne kadar öylece kaldı. Elbette bu 18 kulüp, bugün Avrupa futbolunda ve Şampiyonlar Ligi başta olmak üzere, turnuva formatlarının hazırlanmasında borusu en çok öten kulüpler. Böyle olunca da, borusu en çok öten kulüplerden oluşan G-14'ün baskıları beklenildiği gibi kısa sürede sonuç verdi ve Şampiyonlar Ligi bugünkü formatına ulaştı.
Şimdi artık Şampiyonlar Ligi'ne katılmak için kendi liginde şampiyon olmak şart değil. G-14 üyelerinin ülkelerinden iseniz, liginizi dördüncü sırada bile bitirip, Avrupa şampiyonu unvanı için iddianızı koruyabilirsiniz.
Bu format yapılırken, orta ölçekli futbol ülkesi kulüplerinin ağzına da bir nebze bal çalındı elbette. Ne de olsa 'hep bana hep bana' gibi göstermemek lazım. Kurallar değiştirilirken biraz da adilmiş gibi yapmak lazım ki, fazla itiraz gelmesin.
Örneğin bizim gibi ülkelerin lig ikincileri de kupaya bir yerlerden katılmaya başladılar. Ve hep bir havuç oldu önlerinde: "Başarılı olursanız, daha çok takımla katılabilir, daha ileri turdan başlayabilirsiniz."


Bir Sonraki Sayfa
Sayı 8 - İçindekiler - Diğer sayfalara geçiş : 2-4-6-8-10-12-14-16-18-20-22-24-26-28-30-32-34-36-38-40-42-44-46-48-50-52-54-56-58-60-62-64-66-68-70-72-74-76-78-80-82-84-86-88-90-92-94-96-98