Bir Önceki Sayfa

"Takım adına konuşan kişiler vardır. Her hafta ya çalışanlardan ya da oyunculardan birini takıma yön vermeleri için seçerdim. Ve onlar da takıma yön vermek için seçildiklerini bilirlerdi. Hepsi bunu çok iyi yapardı, hepsi birbirinden farklı yapardı ve hiçbiri yapmak istemiyorum diye bu teklifi geri çevirmedi" diyor Slovakya'da 1970'lerde takımı için psikoloji eğitimi alan Venglos. Bu, şu anda birçok kulüp için alışılmadık bir durum değil. Bazı Fransız teknik adamlar da bu eğitimi alanlardan. Mesela Sevilla'nın bunun için özel bir okulu var. Venglos takıma yardımcı olacak en donanımlı kişinin teknik direktör olduğuna inanıyor.

Başlama vuruşu...
En avamından aristokratına kadar tüm teknik direktörler, soyunma odalarında oyuncularına inanç kazandırmak için çeşitli taktikler verip motivasyonu artırıcı yollara başvururlar. Oyunlarının stili ise o futbolculardan gelen tepkilerin uyandırılmasıyla ortaya çıkar. Maçtan önce futbolcularla konuşmak, şüpheli oyuncuları ikna etmede faydalı olabilir.
Anfield'da oynanan 2005 Şampiyonlar Ligi yarı final maçında Jose Maurinho, soyunma odasının duvarına, Liverpool'un Premier Lig'de Chelsea'den ne kadar geride olduğunu göstermek için üstünde 33 yazan kocaman bir bant yapıştırmıştı. Daum bir keresinde oyuncuların maçı kazanmaları durumunda ne kadar prim alacaklarını göstermek için duvarlara banknotlar yerleştirmişti. Ve Klaus Toppmöller, Frankfurt'tayken canlı bir kartalı (takımın amblemi) soyunma odasının içine getirtmişti.

En avamından aristokratına kadar tüm teknik direktörler, soyunma odalarında oyuncularına inanç kazandırmak için çeşitli taktikler verip motivasyonu artırıcı yollara başvururlar. Oyunlarının stili ise o futbolculardan gelen tepkilerin uyandırılmasıyla ortaya çıkar.

"Keith Mincher, (bana göre takımımızın psikolojik koçu) her hafta maçtan önce farklı bir şeyle karşımıza çıkıyor" diyor Boothroyd. "Ama yine de bu motivasyonun ne olduğuna ve onun ne için yapıldığına inanmak gerek, yoksa hiçbir anlamı olmaz." Magpies'in Londra'da oynanan 29 maçta da galibiyeti elde edemeyince Newcastle'ın yerel gazetesi, psişik güçleri olduğuna inanılan Uri Geller'dan yardım istedi. Bunun üzerine Geller, Highbury'deki soyunma odalarının dışarısında durmuş ve takıma enerjisini göndermek için duvarlara dokunmuştu. Takım maçı 3-1'lik skorla kazanmıştı. Bugün hayal etmek bile güç, ama 1970'lerde oyuncular, maçlara televizyonda at yarışı izleyerek hazırlanıyormuş. Geçtiğimiz sezon Estudiantes koçu Diego Simeone, Gimnasia'ya karşı oynayacakları derbi öncesinde oyuncularına soyunma odasında Al Pacino'nun 'Any Given Sunday' filmindeki bir konuşmasını izletmiş ve maçı 7-0 kazanmışlar. "Sahaya gerçekten aslanmışız gibi çıkmıştık" diyor Seba Veron.

 

Venglos, yurtdışında çalışırken karşılaştığı en büyük değişikliğin motivasyon olduğunu söylüyor. "Britanya'da soyunma odasındaki mücadele ruhu inanılmaz yüksek. Etraftakilere ilham verecek çok fazla lider var. Hatta maçtan sonra beraber bir şeyler bile içiyorlar."
Yıllar içinde soyunma odalarının yapıları tabii ki değişiyor. Ama temel ilkeler sabit kalıyor. Yöneticinin veya ünlü birinin yapacağı 'iyi şanslar' konuşmasının dışında misafirler, asla hoş karşılanmıyor. Arjantin koçu Carlos Bianchi, kendi asistanlarının bile takım konuşmalarını duymalarına izin vermiyor.
Takım sahaya çıkmadan birkaç dakika önce, oyuncuların saçma alışkanlıkları sahnelenmeye başlıyor. Gary Lineker maçtan önce banyoda ıslanmayı seviyor, Uruguay'ın ve Albacete'nin yıldızı Juse Luis Zalazar mucize azizi olarak bilinen San Cono ikonunu formasına sıkıştırıyor. Arjantinli Leo Biagini, her maçtan önce bir aynanın karşısına geçiyor ve göğsüne bir haç çiziyor.

Gary Lineker maçtan önce banyoda ıslanmayı seviyor, Uruguay'ın ve Albacete'nin yıldızı Juse Luis Zalazar mucize azizi olarak bilinen San Cono ikonunu formasına sıkıştırıyor. Arjantinli Leo Biagini, her maçtan önce bir aynanın karşısına geçiyor ve göğsüne bir haç çiziyor.

Eğer kalemle çizemezse, yapışkanlardan kendine bir haç şekli yapıp onu yapıştırıyor. Biagini, Atletico Madrid ile bir lig şampiyonluğu bir de kupa galibiyeti yaşadı. Yani bu inanç, ona göre işliyordu. Bir de duvara yapılan dekorasyonlar var. Leeds ve Scotland'ın kaptanlığını yapmış Bill Vremner'in soyunma odasındaki kancasının üstünde "savaşmaya devam" yazıyor. Sevilla kalecisi Andres Palop'un yerinde İsa'nın bir resmi asılıdır. Sahaya en son kimin çıkacağı konusunda ufak kavgalar da patlak verebilir. Mesela Paul Ince, gelenek olarak sahaya herkesten sonra çıkar ve herkesten sonra formasını giyerdi. Ama kaptan olduktan sonra bu rutinini değiştirmek zorunda kaldı.

Ve son düdük...
Zafer fotoğraflarında yenilginin, anlaşmazlığın ve rahatsızlığın izine rastlanmaz. Helenio Herrera, Inter'in soyunma odasının duvarlarını motivasyon amaçlı sembollerle süslemişti. Bunların birinin üzerinde: "Savaş veya oyna


Bir Sonraki Sayfa
Sayı 8 - İçindekiler - Diğer sayfalara geçiş : 2-4-6-8-10-12-14-16-18-20-22-24-26-28-30-32-34-36-38-40-42-44-46-48-50-52-54-56-58-60-62-64-66-68-70-72-74-76-78-80-82-84-86-88-90-92-94-96-98