Bir Önceki Sayfa

Kulüplerin inzivaya çekildiği yerlerden birine, Valhalla'nın* soyunma odasına hoş geldiniz. Bu soyunma odalarının her biri ülkeden ülkeye değişiyor. Champions dergisinin editörlerinden Stephanie Jones, bu odaların hikâyesini anlatıyor...

"Hiç, bir futbol kulübünün soyunma odasını, tanrıların ve kahramanların kutsal savaşlarına çıkmadan önce bekledikleri efsanevi mağaralara benzettiğiniz olmadı mı?" diye soruyor Manuel Vazquez Montalban'ın 'Offside' isimli kitabında Barcelona'nın hayali halkla ilişkiler uzmanı olarak yarattığı karakter;

Camps O'Shea... Gerçek hayattaki soyunma odaları ise bir takımın bağlarının güçlendiği ve maçların kazanılıp kaybedildiği bir yer. Orada bir teknik direktör otoritesini hissettirebilir veya bu otoriteyi kaybedebilir. Her teknik adam için 'soyunma odasını kaybetmek' (adeta kutsal bir törenmiş gibi, basının tam

 

da bu kelimelerle ifade ettiği gibi) deyimi profesyonelliğin bitişini anlatıyor.
Soyunma odası, dalakların dinlendirildiği, batıl inançların ekildiği ve psikolojinin işlediği bir yer. Kulüplerin bu gizli mekânı, kendine özgü sessizlik şifresiyle bütünleşir. Her soyunma odasının bir şakacısı, bir konuşkanı, bir lideri vardır. Hatta bazılarının bir de köstebeği...

Her stadın bir gizemi var

Bernabeu'da oyuncuların askıları alfabetik sıraya dizilidir. Marseille'nin Velodrome'unda, Drogba'nın dolabında 11 numara yazar ve içinde bir yıldız asılıdır. Napoli'de ise daha önce Maradona'nın kullandığı sıraya oturmak yasaktır. Ama tüm bu acayipliklerin yanında bir kulübün soyunma odası, özünde bir soyunma odasıdır, değil mi?

Wenger'e göre değil:

"Maçtan önce soyunma odasındaki ortama bir göz atın. İtalya ve Fransa'da bu ortam gergin, tamamıyla konsantrasyonu hissedebileceğiniz, oyuncuların neyi yapmaları gerektiğini düşündükleri bir yerdir. İngiltere'de, tam bir diskotek gibidir. Müzik, eğlence ve kaos vardır." Hem İtalya hem İngiltere'de oynayan Gianluca Vialli de Wenger'e katılanlardan: "İtalyan kulüplerinde her zaman bir ölüm sessizliği vardı. Bu, bir kilisede ya da kütüphanede olmak gibi bir şey. Herkes tam bir konsantrasyondaydı ve o gerginlik bir bıçakla bile kesilebilecek şekilde somuttu. Son derece ciddi ve eğlenceden uzak... İngiltere'de ise müzik, eğlence ve kahkahalar vardı. Oyuncular tamamıyla rahat ve aynı zamanda ateşlenmeye hazırdı."

Bernabeu'da oyuncuların askıları alfabetik
sıraya dizilidir. Marseille'nin Velodrome'unda, Drogba'nın dolabında 11 numara
yazar ve içinde bir yıldız asılıdır. Napoli'de ise
daha önce Maradona'nın kullandığı sıraya oturmak yasaktır.


Bir Sonraki Sayfa
Sayı 8 - İçindekiler - Diğer sayfalara geçiş : 2-4-6-8-10-12-14-16-18-20-22-24-26-28-30-32-34-36-38-40-42-44-46-48-50-52-54-56-58-60-62-64-66-68-70-72-74-76-78-80-82-84-86-88-90-92-94-96-98