|
2006'da Brüksel'de sahibi bulunduğu otelde iki kadının alkol komasına girerek hayatını kaybetmesi ve otelin sağlık koşullarının standartların çok altında olduğunun anlaşılmasıyla oldu.
7- Frank De Boer (Galatasaray)
Galatasaray'ın 'ikinci Terim dönemi'nin bir başka fiyaskosu... Vatandaşı Pierre Van Hooijdonk, ezeli rakipte 'Aziz' unvanını alırken, Barcelona'da artık ağırlığından ve sakatlığından hareket edememesi sebebiyle satıldığı rivayet edilen De Boer'in Galatasaray'daki ömrü yarım sezon oldu. Kardeşi Ronald De Boer gibi Glasgow Rangers'a, oradan da Katar'ın Al Rayyan'a transfer olan Frank De Boer'dan geriye verdiği kısa düşen geri pasları, rakiplerin 5 metre geriden koşmaya başlayıp 5 metre önüne geçtikleri ikili mücadeleleri kaldı. De Boer, 2006 Nisan'ında futbolu bırakarak,
|
kariyerine ilk başladığı Ajax'a genç takım antrenörü olarak döndü.
8- Adrian Knup (Galatasaray)
'Birinci Fatih Terim dönemi'nin büyük umutlarından biri olan Adrian Knup, Galatasaray'a İsviçre Milli Takımı'nda 50 kez milli olup 26 gol atmış bir futbolcu olarak 1996-97 sezonu başında Karslhure takımından gelmişti. Ancak Alman Ligi'ndeki dört yıllık kariyerine ve '94 Dünya Kupası'ndaki göz alıcı performansına rağmen Knup, sarı kırmızılı ta-kımda sadece bir sezon oynadı. Attığı gol sayısı ise Galatasaray'ın Zeytinburnuspor'u 5-2 yendiği maçta ve UEFA Kupası ön elemesinde Constructorul maçında attığı birer golden ibaret olmak üzere ikiyi geçemedi. Haliyle de devre arasında ülkesi Basel'e geri döndü ve futbolu burada bıraktı. Adrian Knup, son yıllardaki fiyasko transferler içinde çok şöhretli olmayan, ama iyi bir forvet olarak bilinmesi sebebiyle şaşırtıcı bir hayal kırıklığı olarak hafızalarda kaldı.
|
|
|
9- Robert Enke (Fenerbahçe)
İşte son yılların fiyaskodan öte, en garip transfer hikâyesi. Carl Zeiss Jena'da futbol hayatına başlamış, hemen ardından Borussia Monchengladbach'ın kalesine geçmiş, oradan üç yıl oynadığı ve kaptanlık pazubandını taktığı Benfica'ya transfer olmuş ve daha sonra da Barcelona'nın transfer ettiği, ama kaleci bolluğundan olsa gerek 2003 yılında Fenerbahçe'ye kiralık olarak yolladığı bir kaleciden bahsediyoruz. Bu kariyere sahip Robert Enke, Türkiye'deki ilk maçına çıktı, üç gol yedi. Daha sonra da bunun aynı zamanda oynadığı son maç olduğu ortaya çıktı. Neye uğradığını anlamadan geri gönderilen Enke, Ocak 2004'te Tenerife ile anlaştı. Burada yarım sezon oynadıktan sonra da halen kalesini koruduğu Hannover 96 ile 2004-05 sezonu için anlaştı. Ha unutmadan, Fenerbahçe'nin bir maçta biletini kestiği Robert Enke, iki ay önce Alman Milli takım formasıyla ilk maçını Danimarka'ya karşı
|
oynadı. Öyle görülüyor ki Enke, Kadıköy'de hayatının sadece bir 90 dakikasını işgal eden o zaman dilimini yaşayıp yaşamadığından bile emin değil. Açıkçası biz de öyle...
10- İbrahim Ba (Ç. Rizespor)
Aslında 10 numara için Anadolu takımları arasında bir seçim yapmak zorundaydık. Gençlerbirliği'ne büyük umutlarla gelen Nijerya Milli takımının forvet oyuncusu Haruna Babangida, Trabzonspor'a Victor Shaka ile beraber eziyet eden Misse Misse ya da İstanbul takımlarından Fenerbahçe'nin bu sezonki transfer bombası Deivid De Souza ve Beşiktaş'ın defans hattının zayıf halkaları Thomas Hengen-Sixton Veit ikilisinin de haklarını yemek istemeyiz, ama bir futbolcu Bordeaux, Milan, Marseille, Bolton Wanderers gibi takımlarından sonra (ki Milan'da oynadığı altı sezonda 56 kez forma giymiş bir oyuncudur) Rize'nin yolunu tutup iki maç oynadıktan sonra İsveç'in yolunu tutuyorsa, bu dikkate değer bir olay. Djurgarden takımında da aynen Rize kentinde olduğu gibi aradığını bulamayan Ba, 2006 yılı sonunda kulüpten ayrıldı. 

|
|
|