Bir Önceki Sayfa
 

Spor yazarlarının üstadı İslam Çupi, 2001'de aramızdan ayrılana dek, edebiyatın tüm zenginliğiyle anlattı bize eskiyle yeni arasındaki farkı. Entelektüel enginliği de kalemine hep yeni boyutlar kazandırdı, okuyana da yepyeni ufuklar açtı, farklı bakış açıları kazandırdı. Büyük ustanın anlattığı günlerden bir kesit dinleyebilmek için Cemil Turan'ı ziyaret ettik ve kendisinden eski günleri dinledik. O da İslam Çupi'nin şimdiye dair tüm karamsarlığını haklı çıkardı ve eski futbolcunun sağlamlığını, takım aşkını, biraz da nasıl yönetimlerin esiri olduğunu anlattı. Anlattıklarının arasında kulağımızı en çok yanaştırdığımız hadise, Fenerbahçe'ye transferi sırasında yaşanan, içinde polisin de, askerin de kabadayının da olduğu mahkemelik macerasıydı. İslam Çupi'yi saygıyla anıyor, 70'lerin efsanesi Cemil Turan'a dikkat kesiliyoruz...

İstanbul'un sokak aralarında futbol oynanabildiği yıllarda başladı futbol hayatınız. Sokaktan lisanslı futbolculuğa atılan adımın öyküsünü anlatabilir misiniz?
Ortaokul üçüncü sınıfta okurken, bir gün tarih dersinden imtihanımız vardı. Aynı saatte de Sarıyer genç takımının oyuncu seçmeleri vardı. İmtihana girdim, önümdeki kağıdı cevap vermeden aynen iade ettim ve seçmelere katıldım. Seçmelerde beğenildim. 1963-1964 sezonunda Sarıyer genç takımında başladı kariyerim. Bir sene içinde A takıma seçildim. O zaman Sarıyer İkinci Lig'de mücadele ediyordu. Daha sonra oynadığım iki sezon benim açımdan iyi geçti ve üç büyük takımdan teklifler gelmeye başladı. 1967-68 sezonunun

1967-1968 sezonunun
sonunda rahmetli
Metin Oktay Kilyos'ta tatil yaparken geldi beni buldu.
Ve Mecidiyeköy'deki evine götürdü. Oradan eşinin Çeşme'deki yazılığına gittik birlikte. 10-15 gün de
orada kaldık.

sonunda rahmetli Metin Oktay Kilyos'ta tatil yaparken geldi beni buldu. Ve Mecidiyeköy'deki evine götürdü. Oradan eşinin Çeşme'deki yazılığına gittik birlikte. 10-15 gün de orada kaldık. Bir gün Turgay Ece gelecekti Metin Oktay'ın yanına. Metin Oktay da onu karşılamaya gitmişti. Bu arada ben, bir yolunu bulup kaçtım oradan. Eğer kaçmamış olsaydım Metin Oktay'a olan büyük sevgim ve saygımdan dolayı Galatasaray ile sözleşme imzalayacaktım.

Daha önceden tanıyor muydunuz Metin Oktay'ı?

Tanımıyordum, ama hayranıydım tabii... Metin Oktay a hayranlık büyüktü. Ancak Galatasaray'ı seçmemem için de geçerli nedenler vardı. Birincisi babam gibi sevdiğim Sarıyer'in başkanı Selahattin Yarar'ın olan bitenden haberi olması gerekiyordu. Selahattin ağabeye olanlardan çok üzgün olduğumu söyledim. Buluşmamızın hemen ardından İstanbulspor'u aradı. Ve yarım saat içinde beni İstanbulspor'a verdi. O dönem Galatasaray'ın yanı sıra Fenerbahçe ve


Bir Sonraki Sayfa
Sayı 8 - İçindekiler - Diğer sayfalara geçiş : 2-4-6-8-10-12-14-16-18-20-22-24-26-28-30-32-34-36-38-40-42-44-46-48-50-52-54-56-58-60-62-64-66-68-70-72-74-76-78-80-82-84-86-88-90-92-94-96-98